Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Sarja toimetaja oli Thomas Sebeok.
Çünkü onların bağımsılığı peşinen geliyordu.Pärast seda algas nende tagakiusamine.
Bunu birkaç kez peşpeşe tekrarlayabilir.Nad võivad seda tsüklit mitu korda korrata.
Aralıksız uçan sülünün peşine eğitilmiş atmacasını salar.Vanker ise suundub unustuse voogude (Laetus vloet) suunas.
Peştun dili ile birlikte Afganistan'ın resmi dillerinden biridir. ^Dari keel on Afganistanis koos puštu keelega ametlik keel.
Adam, yükselme peşinde olan bir kişidir.Härra on kõrgemal sotsiaalsel positsioonil olev mees.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.Ära lase end häirida oma rõõmust loodud olendite ja asjade üle!
Oyunda Çete üyeleri her zaman kötü bir planın peşindedir.Grupi liikmeid tabasid järjest igasugused tragöödiad.
Fransa Almanya'dan Alsace-Lorraine'i geri almak peşindeydi.Prantsusmaa tahtis tagasi saada Alsace-Lorraine'i ja vallutada Saarimaa.
Az sonra da Boromir'in öldürülmesi ve peşinden Kardeşliğin dağılması süreci yaşanmıştır.Kuid peagi hukkub ka Boromir orkide rünnakus ja Vennaskond laguneb.
Peştunlar Afganistan'daki en büyük ve Pakistan'daki en büyük ikinci etnik gruptur.See on Sambia suurim ja Aafrikas suuruselt teine rahvuspark.
Peşmerge kelimesi "ölümle karşı karşıya olanlar" anlamını taşır.Sõna praefectus tähendab 'see, kes seisab teiste ees'.
Bundan sonra Alman halkı, ölümüne kadar Hitler’in peşinden gitti.Blondi oli Hitleri kõrval kuni oma surmamiseni.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Leonardo valis teemaks Anghiari lahingu.
Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.Vedav ratas paiknes ees ja juhtratas taga.
Adam, kalabalıkları peşinden sürükledi.l'homme qui rassemblait des foules.
Adam, kalabalıkları peşinden sürükledi. Onun mucizeleri ve kendi sözleri Dünyanın her köşesinde yankılandı.Muž, který dokázal přitáhnout davy svými zázraky a slovy, které se ozývaly na každém rohu.
Adamlarının peşinden gideceğiz.Bọn ta sẽ đuổi theo người của ngươi.
Adamlarının peşinden gideceğiz.Iremos a por tus hombres.
Adamlarının peşinden gideceğiz.Nous retrouverons tes hommes.
Adamlarının peşinden gideceğiz.Пора отсюда убираться.
Adamlarının peşinden gideceğiz.Ще тръгнем след твоите хора.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A-đô-ni-Bê-xéc chạy trốn , nhưng chúng đuổi theo , bắt được người , chặt ngón_cái của tay và chơn .
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A-đô-ni-Bê-xéc chạy trốn, nhưng chúng đuổi theo, bắt được người, chặt ngón cái của tay và chơn.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adonibezec huyó, pero lo persiguieron, lo capturaron y le cortaron los pulgares de sus manos y de sus pies
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adoni-Bezek fuggì, ma essi lo inseguirono, lo catturarono e gli amputarono i pollici delle mani e dei piedi
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adonibezek pa zbeži, in zasledujoč ga primejo in mu odsekajo palce na rokah in nogah.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A keď utekal Adoni-bezek, honili ho a dochytiac ho poutínali mu palce na jeho rukách i na jeho nohách.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.És megfutamodott Adonibézek, de ûzõbe vevék, és elfogván õt, elvágták kezeinek és lábainak hüvelykújjait.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Ia lari, tetapi mereka mengejar dan menangkap dia lalu memotong ibu jari tangan dan kakinya
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.I uciekał Adonibezek, którego oni gonili; a pojmawszy go, poucinali palce wielkie u rąk jego, i u nóg jego.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Když pak utíkal Adonibezek, honili ho, a chytivše jej, zutínali mu palce u rukou i noh.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.아도니 베섹이 도망하는지라 그를 쫓아가서 잡아 그 수족의 엄지가락을 끊으매
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.men Adoni-Besek flyktet, og de forfulgte ham og grep ham og avhugg hans tommelfingrer og tommeltær.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Och Adoni-Besek flydde, men de förföljde honom och grepo honom och höggo av honom hans tummar och stortår.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.А Адонивезек побягна; но те го погнаха и хванаха го, и отсякоха палците на ръцете му и на нозете му.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.וינס אדני בזק וירדפו אחריו ויאחזו אתו ויקצצו את בהנות ידיו ורגליו׃
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.فهرب ادوني بازق. فتبعوه وامسكوه وقطعوا أباهم يديه ورجليه.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.亞 多 尼 比 色 逃 跑 . 他 們 追 趕 、 拿 住 他 、 砍 斷 他 手 腳 的 大 姆 指
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.亞多 尼 比色 逃跑 . 他 們追趕 、 拿住 他 、 砍斷 他 手腳 的 大 姆指
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!Ah, entrambi i fratelli mi cercano, per contendersi il mio amore!
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!Ambos os irmãos atrás de mim, em luta pelo meu amor!
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!Båda bröderna vill ha mig.
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!Begge brødre vil have mig.
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!¡Los dos hermanos están locos por mí!
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!Molemmat veljekset yrittävät voittaa rakkauteni!
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!Obydwaj bracia pragną mojej miłości.
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!Και οι δύο αδερφοί αποζητούν την αγάπη μου!
Ah, iki kardeş de peşimde, kalbimi çalmak için!Ах, оба брата хотят добиться моей любви!
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Az eszesnek elméje tudományt szerez, és a bölcseknek füle tudományt keres.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Den förståndiges hjärta förvärvar kunskap, och de visas öron söka kunskap.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Den forstandiges hjerte kjøper kunnskap, og de vises øre søker kunnskap.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Den forstandiges Hjerte vinder sig Kundskab, de vises Øre attrår Kundskab.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Ein verständiges Herz weiß sich vernünftig zu halten; und die Weisen hören gern, wie man vernünftig handelt.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.El corazón del entendido adquiere conocimiento, y el oído de los sabios busca el conocimiento
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.명철한 자의 마음은 지식을 얻고 지혜로운 자의 귀는 지식을 구하느니라
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.La mente intelligente acquista la scienza, l'orecchio dei saggi ricerca il sapere
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Lòng người khôn khéo được sự tri thức; Và tai người khôn ngoan tìm kiếm sự hiểu biết.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Lòng người khôn_khéo được sự tri_thức ; Và tai người khôn_ngoan tìm_kiếm sự hiểu_biết .
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.O coração do entendido adquire conhecimento; e o ouvido dos sábios busca conhecimento;