Ana içeriğe geç
Sözlük

peş ile cümle

peş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca mahkemerden peşpeşe yeni ölüm cezası hükümleri çıktı.Смертные приговоры продолжали выноситься судами.
Demir Adam peşinden gider ve onu engellemek için kapışırlar.Зелёные Фонари отправились за ними, пытаясь сделать всё, чтобы остановить их.
Nişanlısı hemen peşinden gider ve onu sakinleştirir ve barışırlar.В результате подруга вынуждена увести её, чтобы успокоить и привести в чувства.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Она побежала за ним, чтобы остановить его.
Pratik amaçlar peşindedir ve yardıma ihtiyacı olanlara hemen elini uzatır.Справедливый, наказывает действительно виноватых, и помогает тем, кто в этом нуждается.
Angel ve Lorne ise Fred'in peşine düşer.Мистер Исключительный и Фреон отправляются за ним в преследование.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.В большинстве случаев преследуется цель достижения устойчивой длительной ремиссии.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.В собрание не допускали никого, кроме тех, кто желал умереть.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.Джеймс Марсден в роли Тедди Флада, робота.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Мы искали реальную, живую драму».
Örneğin bir oyuncunun peşine polis takılacak.Полицейский врач увлекается одним из актеров.
Peşi sıra gelen sahnelerin uyumuyla bir erkeğin anatomisini ortaya koyuluyor.Режиссёр исследует анатомию любви.
Yılmadı, çocukluk hayalinin peşinden devam etti.Это, как ему казалось, был конец его детской мечты.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.После чего в городе происходит череда убийств.
15 Mart 1998'de örgütten ayrılıp KDP peşmergelerine sığındı.Он был арестован 15 июня сотрудниками КНБ в тот момент, когда выходил из дома.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Фактически, остальные члены семьи манипулируют Томасом.
Bu filmde ise grubun peşinde Rus mafyası, ırkçı bir grup vardır.Как и раньше, в деле участвует русская мафия.
"'Sahte haham'ın peşinde".«В погоне за Львом Панджшера».
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.Бекки и остальные садятся в машину и уезжают.
Peşmerge kelimesi "ölümle karşı karşıya olanlar" anlamını taşır.حرفيًا المصطلح يعني "الذين يواجهون الموت".
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.جحيم يتمنى فيه المعذبون الموت".
Peştunlar üç büyük kabile halindedir."سبحان ربي العظيم" ثلاث مرات.
Biçimi peşreve benzer.وهي شبيهة بالعود.
Daha sonraki yıllarda, Peşmerge, Kürdistan ve Irak'ın diğer bölgelerindeki güvenliğinde hayati bir rol oynadı.خلال السنوات التالية، لعبت البيشمركة دورا حيويا في الأمن لكردستان ومناطق أخرى من العراق.
Carl Hanratty rolünde Tom Hanks: Bir FBI ajanı olarak filmin genelinde Frank Jr.'ın peşinde görülür.توم هانكس بدور كارل هنراتي: وهو عميل اف بي آي الذي يُطارد فرانك طيلة أحداث الفيلم.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.أُنشئت عدة مواقع استيطانية في المقاطعات الشرقية للبحث عن الهاربين من طالبان والقاعدة.
Ancak yaratık da peşinden gelmiştir.فأتبع القوم فلا يبقى منهم مخبر إلا قتلته.
Bir hamle (ing. turn), peşi sıra gerçekleştirilen bir ila dört 'adım'dan (ing. step) oluşur.صلاح القلب في أربع خصال: في التواضع لله، والفقر إلى الله، والخوف من الله، والرجاء في الله.
"'Sahte haham'ın peşinde"."محمد الفهمي الموصلي".
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.ولا تحاضون على طعام المسكين .
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.ولكن ظل الرضيع في احتضاره.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.تنكشف الحقيقة للاثنين، ويلتم شملهما مجددا.
Logan kızın peşinden sakladıkları şatoya gider.بورسود سُميت على القلعة التي كانت تتبع له.
Onların peşinden gitmeyin.لا تحاول تجنبه.
Logan peşlerinden gider.وتابع لولو ملاحقتهم.
Joker halâ Dent'in peşindedir.التاجر الجوال يسعى وراء ديناره.
Sürekli yemek peşindedir.يجب أن يؤخذ دائمًا مع وجبة الطعام.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.جيمس مارسدن بدور تيدي فلود، الوافد الجديد والباحث عن المتعة المحلية.
İnsanlar, hayal ettikleri işin peşine düşerse bu işi elde edebilirler.لأن أحلام إذا سمعت كلامك الجميل عنها فسوف تجنّ...
Bartholomew üç adamın bu paranın peşinde olduğunu, ayrıca ABD hükümetinin de parayı geri istediğini söyler.يريد الرجال المال المفقود، بينما تريد الحكومة الأمريكية استعادته.
Lavan ve oğulları peşlerine düştü.فانفضت القبيلة عن أولين وأبنائها، وتركوهم بدون حماية.
İnsanları büyüleyip peşine takar.أهل العوجا) وتعقبوا عجلان ورجاله.
Alacakaranlık'da Bella'nın peşine düşmüştür.فسيفساء الغزلان مطاردة في بيلا.
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.أ يرون محاولات ل خطف بن, ز اعما ً أ ن يكون ال أ مر إ نق اذنا, لكن بن يهرب.
“'Segah Peşrev”, 1927.و"دعني أرقد هنا" 1947.
Parti Peştun etnik grubunun çıkarlarını gözetir ve destekçilerinin büyük çoğunluğu yine Peştunlardır.توقع الفاشيون أن النخب ستذهب وأن الجزء الأكبر من السكان سيبقى.
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.كلاهما اعترف بالاشتراك في الجريمة.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.فقبض عليه فهرب منه.
Hac ve umreyi peş peşe yapmak tavsiye edilmiştir.فإغتاظ جنقل وقتل الفقيه.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.ثم يقومان بمطارد كومستوك إلى سفينته.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Na ilha, Jack vê mais uma vez o homem de traje e o persegue.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Não persiga o gosto da boa comida.
En nihayetinde firavun ordularıyla peşlerine düştü.O vencedor havia enviado "Pharaoh" com os erros ortográficos, disse ela.
Prens onun peşine düşer ve tekrar yerine Razia'yı bulur.O Prince o persegue uma vez mais, e novamente encontra Razia.
Ancak bu diğerlerinin de peşi sıra gelmelerini engellemedi.Isto não evitou que os outros o seguissem.
Guduin, 2.000 kişiyle birlikte onların peşine düştü.Guduíno foi enviado com 2 000 homens para interceptá-los.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.Não procure o prazer físico para seu proprio partido.
Poe eserlerinde özgünlüğün peşinde koşar ve atasözlerinden pek hoşlanmazdı.Poe perseguiu a originalidade de suas obras, e não gostava de provérbios.
O gün öğleden sonra Lizzie tren raylarına doğru kaçar ve Mika onun peşinden koşmaktadır.Naquela tarde, Lizzie vaga para os trilhos do trem com Mika dando a perseguição.
Bunların peşinden Eylül 2006'da Acoustic Hearts of Winter adlı albümleri geldi.Em 26 de setembro de 2006, o álbum Acoustic Hearts of Winter foi lançado.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod