Fransa Almanya'dan Alsace-Lorraine'i geri almak peşindeydi.Desde então, a França tinha o objetivo de recuperar a Alsácia-Lorena.
Dişi ya da erkek yunus birkaç dakikalığına eşleşmek için diğer bir yunusun peşinden gitmeye çalışır.Um golfinho fêmea ou macho tentará perseguir um parceiro por alguns minutos.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Durante todo este tempo eles vivem um duradouro caso de amor.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Assim também a ressurreição dentre os mortos.
Evde ve okulda hep bela peşinde.Enquanto isso, enfrenta problemas na escola e em casa.
Fakat Papin bu düşüncesinin peşinden gitmemiştir.Mas Papin não seguiu adiante com a ideia.
Tanrı ve onun kendi yaşamı ile ilgili iradesi hakkında daha fazla şey keşfetmenin peşine düşmüştür.Foi assim que sentiu mais e mais a chamada de Deus em sua vida.
Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır.Seus pais desencorajaram suas inclinações para a arte e colocaram-no sob um ourives.
Onlar ancak dünyevi zevklerin peşinde koşar ve bunu mutluluk sanır.Antegoza os prazeres do céu e só pensa na bem-aventurança do Além.
Yılmadı, çocukluk hayalinin peşinden devam etti.Como cientista, ele continua a perseguir os sonhos da sua infância.
Peşaver Üniversitesi'nde Kimya ve Botanik okudu.Estudou química e botânica na Universidade de Buda.
Nüfusunun büyük çoğunluğunu Peştunlar oluşturur.Abastecendo a imensa maioria de sua população.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Em suma um verdadeiro fan service."
Bu kez Noel Baba kostümleriyle dolaşan Noel Baba çetesinin peşine düşülüyor.A capa do CD mostra os membros da banda vestidos em fatos de Pai Natal.
Stryker bir maddenin peşindedir.Clark intenta abordar uma espécie de perda da substância.
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.Um abutre então pousou atrás do garoto.
Film Peşaver mültecilerinin resimleriyle sona erer.O filme termina com imagens de refugiados em Peshawar.
Marius ise gizlice onların peşinden gider.Morgan fecha a porta atrás deles.
Onların peşinden gitmeyin.Não o abandones.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Pouco tempo depois, ele decide partir para continuar a busca pela sua esposa.
Peştuca ise Hayber-Pahtunhva eyaletinin, Sindi dili ise Sind ve Belucistan eyaletlerinin resmi dilidir.Sindi é a língua da província de Sinde e Balúchi é a língua da província de Baluchistão.
Fakat Benjamin onun peşini bırakmaz.Aníbal não iria atrás dele.
Alec onun peşine düşer Magnus'ı bulmak için.Enquanto isso, Alec está à procura de Aline, mas acaba por encontrar Magnus.
Peşinden gelen Ash, kız arkadaşı Linda’nın kolyesini görünce normale döner.Mas ao pegar o coelhinho querido da amiga, Cebolinha a vê voltar ao normal.
Alex bir gerçeği unutup Joshua'nın peşinde gitmektedir.Mas não se preocupe, eu irei achar o Joshua.
"Ankaragücü bomba peşinde".Tragam a bola de demolição".
1896 yılında ise altın arayıcılarının peşine takılmıştır.Em 1896 publicou suas canções de um surdo.
Yıllar sonra Erik intikam için Sebastian’ın peşine düşer.Anos depois Jonathan busca vingança.
Haberci İz Peşinde (her biri 30 dakikadan oluşan 13 bölümlük belgesel dizisi.Tem um total de dez episódios, com 13 minutos de duração cada um.
Bu tip seri katiller heyecan peşindedirler ve öldürmekten zevk alırlar.Como torturador e assassino que sente prazer em torturar.
Will ise, Jem'in peşinden Tessa'yı kurtarmaya gider.Will e seus amigos aparecem para ajudar Tessa a escapar.
Peştemal özellikle yaşlı kadınlar tarafından tercih edilmektedir.Os Diabos perseguem principalmente as raparigas.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.“Estamos de volta para Tumultuar ainda mais!!!!”, reafirmou Suave.
“'Segah Peşrev”, 1927.Dois cosntruídos, 1927.
Morgan ve Rick onun peşine düşerler.Rose e Christian os seguem depois.
Bir söz yazarı olarak her daim o hissin peşinden koşarsınız".Mas quando o pianista atinge uma nota, é sempre o mesmo."
Logan peşlerinden gider.Halloran os segue.
Bu üç adam peşlerindeki Ruslardan kaçmaya başlarlar.Então, o urso começa a correr atrás dos três amigos.
Ancak Bismarck mürettebatının bilmediği neredeyse bütün İngiliz donanmasının peşlerinde olduğuydu.Entretanto, a força britânica quase que encontrou toda a Frota de Alto-Mar.
Ancak Nova'nın peşinde sadece Ruslar yoktur.Nós não temos nenhuma outra nacionalidade além da russa.
Bu süre zarfında Mancini'nin bestelediği üç eser peşpeşe çalınır ve hiç replik yoktur.Após encurralá-lo nas cordas, Mancini o acertou com combinações que não foram respondidas.
Birlikte cesedi ortadan kaldırmaya çalışırlar ama Alex de peşlerinden gelmiştir.Os dois amigos conseguiram fugir, mas os perseguidores alcançaram Alex e o cercaram.
Morgan ve Rick onun peşine düşerler.Morgan en Rick gaan achter haar aan.
Bay Kingston'ın bilmediği şey ise Frankie'nin peşinde olan tek kişi o değildir.Buiten medeweten van meneer Kingston, is hij niet de enige die haar achterna zit.
Artık ölüm onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Daarna wordt de dode onder het reciteren van bepaalde psalmen ten grave gedragen.
Will Jack'in peşine düşer.Will gaat akkoord en vertrekt op zoek naar Jack.
Bu sırada da peşlerine kış askeri dedikleri bir askeri takmışlardır.Hij stond nu bekend als “Winter Soldier”.
Michael onların peşini bırakmaz.Tom vergeeft het ze.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Eet geen onreine vis.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Vervolgens wordt de dode onder het reciteren van bepaalde psalmen ten grave gedragen.
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.Mario en zijn vrienden springen in de buis en gaan hem achterna.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.De naam Lieke is afgeleid van Angelique.
Fakat yine de Almanlar onu fark eder ve peşine düşerler.Na enige tijd merkten de Duitsers het en moesten zij vluchten.
Adam da peşinden oraya gelir.De man komt haar achterna naar buiten.
Sezonda sakatlıklar peşini bırakmadı.De rest van het seizoen bleef pech hem achtervolgen.
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.Hij heeft echter altijd pech.
Peştu alfabesi 44 harften oluşmaktadır.Het Thaise alfabet bestaat uit 44 medeklinkers.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Kathy krijgt het hoederecht over Thomas.
Biçimi peşreve benzer.Wanneer er overeenkomstig art.
Dallas’ta bir model olarak çalışmasına rağmen, hiçbir zaman oyunculuğun peşinden koşmamıştır.Hij werkte in Dallas als model en had daar nooit de intentie om een acteur te worden.