Peştemal özellikle yaşlı kadınlar tarafından tercih edilmektedir.Per i suoi modi affettuosi, è apprezzato soprattutto dalle donne.
Herkes Sparda'nın gücünün peşindedir.Tutti presentano al dritto la testa di Apollo.
Scottie, genç kadının peşinden San Francisco'ya döner.Angelo va a St. Louis per cercare la bambina.
Nur Muhammed Terakki (15 Temmuz 1913, Gazni - 14 Eylül 1979, Kâbil), Peştun asıllı Afgan siyasetçi.Nur Muhammad Taraki (Kabul, 15 giugno 1913 – Kabul, 14 settembre 1979) è stato un politico afghano.
Alım için peşin ödedim.Я заплатил за покупку наличными.
İlişki peşinde değilim.Я не ищу отношений.
Köpek ağacın etrafında kedinin peşinden koşuyor.Собака гоняет кошку вокруг дерева.
Tom serüven peşinde dünyayı geziyor.Том путешествует по миру в поисках приключений.
Dinle, neyin peşindesin?Послушай, чего ты добиваешься?
Bizim Tom da şu hep dış güzelliği peşinde koşan tiplerden.Том из тех, кто гоняется за внешностью.
Tom dış güzelliği peşinde olanlardandır.Том из тех, кто гоняется за внешностью.
İnananların çoğu peşini bıraktı, ufak bir grup onu takip ederek Müslüman oldu.Многие верующие последовали их примеру, и община в короткое время значительно возросла.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Не гонись за дутой славой.
Çolak Ağa, bunun üzerine adamlarıyla birlikte Başyayla'ya peşinden gelmiş.Харун был со своим народом, когда началось это искушение.
İngilizler de peşindedirler.Англичане преследовали.
Onların peşinden gitmeyin.Не ищите его.
Bu üç adam peşlerindeki Ruslardan kaçmaya başlarlar.Так они уходят от преследователей.
Samara onları bulmuştur ve peşlerindedir.Суга погнался за нами и нашел.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Они заходят со спины и хватают обоих.
Bunların peşinden Eylül 2006'da Acoustic Hearts of Winter adlı albümleri geldi.В сентябре 2006 года состоялся релиз нового альбома сестер «Acoustic Hearts of Winter».
Az sonra da Boromir'in öldürülmesi ve peşinden Kardeşliğin dağılması süreci yaşanmıştır.Практически сразу после этого произошли события, повлекшие за собой гибель Боромира и раскол Братства.
Uçağın peşine askeri uçaklar takılır.За ними летит штабной самолёт.
Michael onların peşini bırakmaz.Майкл начал преследовать их.
Küreyi alır ancak kürenin peşinde başkaları da vardır.О них продолжали спотыкаться другие, и гора тел росла.
Artık ölüm onu kandırmaya çalışanların peşindedir.После него самцы умирают.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.Не искать удовольствий плоти.
Bu nüfusun büyük çoğunluğunu Peştunlar ve Tacikler oluşturur.Подавляющее большинство этого народа коварны и хитры.
Ancak felaket burada da peşlerine bırakacak gibi değildir.Зло будет побеждено уже не в этом мире, но после его конца.
Ve Ash’in peşine düşerler.«Аид: Отправляйся в погоню.
Wolverine peşine düşer.Волк прыгает вслед за ним.
Herakleios daha sonra Hüsrev'e bir ültimatom yayınladı: Barışı gözetir ve peşinden koşarım.И так они посовещались и пошли к султану, а я тоже вышел вслед за ними».
Peşmerge aynı zamanda anti-terör operasyonları için Bağdat ve Anbar illerinde de konuşlandırılmıştır.Пешмерга также были развернуты в Багдаде и Аль-Анбар для антитеррористических операций.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Появляются и другие претенденты на деньги.
Peşinde artık hem polis hem de Alman casusları vardır.Теперь за ним охотится не только полиция, но и немецкие шпионы.
Ama gazeteci peşinden gider olayı yakalamaya çalışır.Их преследуют журналисты, которые хотят снимать происходящее.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Роланд отправляется на поиски Анджелики.
İrlanda ve İskoçya'nın Büyük Locası 1725 ve 1736 yıllarında peş peşe kuruldu.В 1725 году основывается Великая ложа Ирландии и в 1736 году Великая ложа Шотландии.
“'Segah Peşrev”, 1927.«Неуловимый», 1927.
"Düşen uçağın peşinden gitti".Ну и посадили на следующий самолёт».
Daha sonra R2-D2 buradan kaçarak ve tabii ki C-3PO'yu peşine takarak Obi-Wan'ı bulmaya koyulmuştur.На следующий день R2-D2 сбегает, вынуждая Люка и C-3PO искать его.
Onun peşinden hiç ayrılmaz.Она, однако, всегда преследует его.
Bu sırada Sonic, minnettar bir şekilde Eggman'in peşine düşer.Руж: Должно быть, он до сих пор у Эггмана.
"Fener Rothen'in peşinde".Валентина Мордерер, «По следам.
Bunun üzerine ekip, Sef'in peşine düşmüştür.После этого она последовала в одноимённый тур.
Ünlü olma peşindedir.Желает стать знаменитым.
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.Практически всегда его «преследует» невезение.
Angel ve ekibi onu kurtarmak için peşinden giderler.Юги и его друзья отправляются вслед, чтобы спасти его.
Prince of Wales, Norfolk ve Suffolk ise peşlerinden gelerek radar temasını kaybetmemeye çalışıyorlardı.«Норфолк», «Саффолк» и «Принц Уэльский» продолжали преследовать немцев, сообщая об их расположении.
Mafya kızın peşine düşer.За девушкой начинается погоня.
Guduin, 2.000 kişiyle birlikte onların peşine düştü.Он напал на хунну и убил 2 000 человек.
Buna rağmen Efedi ve Kutsanmış Olan'ın peşinden gider.Мы даём клятву идти на жертвы за такую священную и блестящую задачу».
Adam da peşinden oraya gelir.Этот человек преследует меня.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Туда же идут и беглецы вместе с новыми друзьями.
Fakat Benjamin onun peşini bırakmaz.Халиб его не преследовал.
Peşin ödeme hakkındaki hüküm iki yıl süreyle geçerli olacaktı.Судебная тяжба по возмещению компенсационных выплат длилась несколько лет.
Buffy de aynı iblislerin peşindedir.А Бастер преследует самих бандитов.
Will Jack'in peşine düşer.Но в итоге Джак осталась с Уиллом.
Tüm aile bir Amerikan özgürlük rüyasının peşinde sürüklenirler.Эта мечта глубоко укоренена в американской мечте.
Bu arada polis tekrar Mayakovski'nin peşine düşer.Дирижировал опять же Магомаев.
Tony Loki'nin peşinden Stark Kulesi'ne gider.Тони Старк отправляет его в Негативную зону.