Peşine taktığı iki aylağı öldürür ve vücutlarını sürükler.She kills two walkers she's lured and drags their bodies away.
Byun Jae-wook (Hwang Jung-min), çabuk öfkelenen bir savcıdır ve sadece gerçeğin peşinden gider.Byun Jae-Wook (Hwang Jung-min) is a short-tempered prosecutor who only pursues the truth.
Panni, Afganistan ve Pakistan'daki bir Peştun kabilesinden bahsediyor.Panni refers to a Pashtun tribe in Afghanistan and Pakistan.
Diğer Peştunlar gibi, onlar da Doğu İran genetik ve etnolinguistik mirasa sahiptir.Like other Pashtuns, they have Eastern Iranian genetic and ethnolinguistic heritage.
Ana dilleri Peştu'dur .Their mother tongue is Pashtu.
Panni Peştunlarının şefi Sibi ve Musakhel'de yaşayan Barozay'dir .The chief of Panni Pashtuns are Barozai living in Sibi and Musakhail. [citation needed]
Bir önceki vergi yılına geri taşınabilen% 30 peşin gelir vergisi indirimi.30% up front income tax relief, which can be carried back to the previous tax year.
Kendisi de kızının peşinden, onu yeniden kucağına almak için nehri yüzerek geçer.He then safely threw her to the other side, and swam across to retrieve her.
Peşindekilerden kaçar ancak vurulur ve hastaneye kaldırılır.He escapes, takes a bullet and winds up in a hospital bed.
Amerika'da, Amerika rüyasının peşinde olan göçmen bir aile hakkında bir hikâye.It's a story about an immigrant family, IN America, pursuing the American dream.
Ancak başarı peşinde koşarken kişiliğini kaybeder ve evliliğini ihmal eder.However, while pursuing success, he somehow lost himself and neglected his marriage.
Pakistanlı Peştunlar da gruba katıldı.Pakistani Pashtuns also joined the group.
Dari (Farsça) ve Peştuca ulusun resmi dilleriydi.Dari (Persian) and Pashto were the official languages of the nation.
Bir süre sonra Kalakani, çay satıcısı ve küçük bir hırsız olarak Peşaver'e kaçtı.[1]Sometime later, Kalakani fled to Peshawar where he was a tea seller and a petty thief.[7]
Hem Farsça hem de Peştuca, Hint-Avrupa dil ailesinin İran dilleri alt ailesindendir.Both Persian and Pashto are Indo-European languages from the Iranian languages sub-family.
Nemesis ; acımasızca peşinden koşan ve birçok şekle giren Zeus tarafından tecavüze uğradı.Nemesis; raped by Zeus, who relentlessly pursued her, changing many forms.
Bu zaferden sonra kardeşi onu profesyonel bir oyuncu olma hayalinin peşinden gitmeye zorladı.After this victory, his brother pushed him to pursue his dream of becoming a professional player.
Siyaset için koşuşturarak neyin peşindesin?What are you doing running for office?
2014 baharında Irak'a giren IŞİD, dünyayı Peşmerge'ye silah sağlamaya sevk etti.ISIL entering Iraq in the spring of 2014, prompted the World to deliver weapons to the Peshmerga.
Çoğu zaman 10 iş günü karşılığında bize ödeme olarak yıpranmış bir peştemal veriyolar.Most of the time, they pay us in kind, a worn loincloth for 10 workdays.
Serinin dördüncü filmi Akrep Kral 4: Güç Peşinde vizyona girdi.A fourth film in the franchise has been released, entitled The Scorpion King 4: Quest for Power.
Ormanın derinliklerinde Simon, doktoru tımarhaneye girerken görür, peşinden o da girer.Deep in the forest, Simon discovers an asylum as the doctor enters.
Geride kalan Peşmerge, yok olmaktan kaçınmak için Kandil Dağı'na geri çekildi.To avoid annihilation, the remaining Peshmerga retreated back to Mount Qandil.
Jash'in birçok üyesi Peşmerge'nin yanında yer aldı.Many members of the Jash took sides with the Peshmerga.
Rosenbaum peşinden koştu.Rosenbaum chased after him.
Louis kabul görme ve başarı peşinde koşan bir yabancıdır.Louis is an outsider who seeks acceptance and success.
John ve kalan hükümlüler daha sonra Shirley'in peşinden giderler.John and the remaining convicts then go after Shirley.
Ayrıca hayatının aşklarından birinin peşine düştü: bahçıvanlık.He also pursued one of the loves of his life: gardening.
Kaçan İmparatorluk ordusunun peşine düşen Hussit kuvvetleri haçlıları yakalayıp orduyu imha etti.Reportedly, 8,000 wagons and all the equipment of the crusaders were captured.
Savaş sonrası dönemin varoluşsal çözülmesi, Dimoula'nın eserlerinin[1][2] peşini bırakmaz.Dimoula's work[3][4] is haunted by the existential dissolution of the post-war era.
Peşte'nin batı kesimindeki Stefánia út üzerinde yer almaktadır.It is located on the Stefánia út in the western part of Pest.
Otobüsler peş peşe ayrıldılar.Die Busse fuhren einer nach dem anderen ab.
Peşinden git!Verfolge ihn!
Sizin peşinizden gelmiyorum.Ich verfolge Sie nicht.
Senin peşinden gelmiyorum.Ich verfolge dich nicht.
Dinle, neyin peşindesin?Sag mal, was hast du da vor?
Bizim peşimizden geldiklerini mi düşünüyorsun?Glaubst du, die verfolgen uns?
Sence bizim peşimizden mi geliyorlar?Glaubst du, die verfolgen uns?
Yalnız peşin mi ödenebiliyor?Darf man nur bar bezahlen?
Neyin peşindesin? Bu yaptığının dört kitapta da yeri yok.Was du vorhast – Allah verbietet es und auch Jahwe und auch Jesus Christus.
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Beim Tod des Beliehenen verbleibt der Orden im Besitz der Hinterbliebenen.
Sözlerine şöyle başladı: "Ben paranın peşinde değilim, zengin biriyim.Er begann: „Ich will kein Geld haben ich bin ein reicher Mann.
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.Jedoch wurde er stets vom Pech verfolgt.
Böylece Sosius’un peşlerine düşmesini sağladılar.Sie erreichten ihr Ziel, dass Sosius die Verfolgung aufnahm.
Artık ölüm onu kandırmaya çalışanların peşindedir.Es verbleibt nach dessen Tod seinen Hinterbliebenen.
Firavun onlara zulmeder.Kaçmaya çalışan bu halkın peşine düşen Firavun'un askerleri sularda boğulup ölürler.Doch die Medjai, die Leibwächter des Pharaos, hindern ihn daran, das Ritual erfolgreich zu beenden.
Bieber, bu turda kendini fazlasıyla kanıtlama peşindeydi.Bieber sagte, er hätte mit der Tournee vieles zu beweisen.
Liman ve benzeri kurumlar için imtiyaz peşinde koşuyorlardı.Diese dienten als Vorlagen und Muster für heimische Nachahmer.
Ailesinin dağıldığı geniş coğrafyada gezerek onlardan kalan izlerin peşine düşüyor.Das fast vergessene örtliche Platt hat darin seine Spuren hinterlassen.
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".Anschließend entzündet er sich vor den Augen der Umstehenden.
İngilizler de peşindedirler.Die Engländer folgten ihm.
Ancak bu diğerlerinin de peşi sıra gelmelerini engellemedi.Dieser konnte aber drei Gegentore nicht verhindern.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Maitre folgt ihnen in ihrem Boot.
Ancak yaratık da peşinden gelmiştir.Es folgte die Erschaffung der Lebewesen.
Buffy de aynı iblislerin peşindedir.Buffy – im Bann der Dämonen.
Chucky tekrar dönmüş ve hala Andy'nin bedeninin peşindedir.Chucky setzt sich zum Ziel, Andys Körper zu übernehmen.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Er folgt ihr und beide kommen sich näher.
Peştemal özellikle yaşlı kadınlar tarafından tercih edilmektedir.Die Sitzposition wird besonders von älteren Personen bevorzugt.
Alay düzen peşrevi, At Peşrevi, Hünkar Peşrevi, Elçi Peşrevi bunlardandı.Remontierende Himbeeren (Herbsthimbeeren) werden nach der Ernte (November) bodeneben abgeschnitten.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Mehrere Gruppen suchen denselben Schatz.