pazarlık ile cümle
pazarlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Erişim tarihi: 26 Ocak 2018. ^ "İbrahim Kalın: Rusya ile gizli bir pazarlık yok".Hentet 26. juni 2016. (på engelsk)Poroshenko: 'No negotiations with separatists'.
Pazarlık sonuçlandı ve Gazi ile Boemondo arkadaşlık yemini ettiler.Det blev en aftale, og Ghazi og Bohemund svor hinanden venskab.
Asıl olarak sınır konuları üzerine pazarlıklarda bulundu.Han forhandlet hovedsakelig om grensesaker.
Pazarlık sonuçlandı ve Gazi ile Boemondo arkadaşlık yemini ettiler.Handelen ble inngått, og Ghazi og Bohemond utvekslet vennskapseder.
Pazarlık yaptık.Sammensatte avtaler.
İnatçı ve pazarlıkçıdır.Han er både kontroversiell og prisvinnende.
Her pazarlık bir uzlaşmaya götürmeyebilir; taraflar anlaşamadan ayrılabilirler.Ingen forhandling uten at partene kan stole på hverandre.
İsrail hükümeti salıverilmesi için pazarlıklara başladı.Sau cùng, họ chịu để dân Israel được tự do.
Yaklaşık 100 uçak üzerine pazarlık yapıldı.Khoảng hơn 100 chiếc được tham trận.
Pazarlık yaptık.借取引。
İsrail hükümeti salıverilmesi için pazarlıklara başladı.しかしイスラエル政府は交渉を行うことを選択した。
Yaklaşık 100 uçak üzerine pazarlık yapıldı.約100機が量産された。
Fiyat, pazarlıklıdır.料金は交渉制。
Birkaç pazarlıktan ve Rabi ile diğerlerinin lobileştirmesinden sonra iki grup Ocak 1946’da bir araya geldi.在拉比和其他人的談判及遊說下,兩組人於1946年合成一組。
Fiyat, pazarlıklıdır.价格可以讨价还价。
Pazarlık yaptık.該條約。
Pazarlık yaptık.마이너계약을 하였다.
Pazarlık yaptık.סגרנו עסקה.
Pazarlıklar sonrasında vergiler askıya alındı ve tüm tutuklular salıverildi.יום למחרת חתימת ההסכם שוחררו כל בני הערובה.
Pazarlık yaptık.Dogovorena je razmjena.
Yaklaşık 100 uçak üzerine pazarlık yapıldı.Izrađeno je 100 aviona.
Fiyat, pazarlıklıdır.Kamatnjak je cijena novca.
Muhtemelen ilk önce Atinalılar Perslerle bir pazarlık görüşmesi için girişimde bulunmuşlardı.Postoji mogućnost kako su prethodno Atenjani pokušali pregovarati s Perzijancima.
Pazarlık yaptık.Nastáva vyjednávanie.
Çünkü bu, her yıl bir pazarlık ya da anlaşmaya konu olmaktaydı.Niekedy je to raz ročne alebo pri inej príležitosti.
Asıl olarak sınır konuları üzerine pazarlıklarda bulundu.Ukvarjal se je zlasti z mejnimi vprašanji.
"Hikmet'le pazarlık: Tehlikeli Oyunlar sürüyor"."Mirna Macur: Tudi računalniške igre so lahko narkotiki".
Pazarlık yaptık.Galima derėtis.
1993 - Oslo'da gizli pazarlıklardan sonra, İsrailliler ve Filistinliler arasında antlaşma imzalandı.Sukurta 1993 m. pagal Oslo susitarimus po derybų su Izraeliu dėl palestiniečių-Izraelio konflikto nutraukimo.
Pazarlık yaptık.Sõlmiti vaherahu.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Argumentam que estão a combater uma terrível conspiração.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Azt vallják, hogy bűnös, gyáva összeesküvés ellen harcolnak.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.De påstår at de bekæmper en nedrig sammensværgelse.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Dicen que están luchando contra una conspiración ruin.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Ei susțin că se luptă cu o conspirație mișelească.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Il prétendent se battre contre une conspiration lâche.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.그들은 악랄한 음모에 맞서 싸우고 있다고 주장합니다.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Menurut mereka, mereka memerangi konspirasi yang pengecut.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Sie behaupten dass sie eine niederträchtige Verschwörung bekämpfen.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Sostengono di combattere contro una vile cospirazione.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Tvrdia, že bojujú proti podlej konšpirácii.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Tvrdí, že bojují proti hanebnému spiknutí.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Twierdzą, że walczą z podłym spiskiem.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Ze claimen in het geweer te komen tegen een lafhartige samenzwering.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Ισχυρίζονται ότι μάχονται εναντίων μιας ποταπής συνωμοσίας.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Вони заявляють про себе як про борців із підлою змовою.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Они утверждают, что сражаются с подлым сговором.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Те твърдят, че се борят срещу подла конспирация.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.הם טוענים שהם נלחמים בקונספירציה שפלה.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.فهم يدعون أنهم يكافحون مؤامرة خسيسة.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.主張し 政府がインターネットを牛耳り
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Aber dann verhandeln wir, wie hoch sie dafür bezahlt werden.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.De előtte megtárgyaljuk, hogy mennyi fizettség jár érte.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.그리고 그 일을 하면 얼마를 받을지에 대해 협상합니다.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Maar daarna onderhandelen we over wat ze ervoor krijgen.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Mais après on négocie sur ce qu'ils vont être payé.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Ma poi negoziamo su quanto saranno pagati.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Pero luego negociamos cuánto se les va a pagar.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Potem nogocjujemy, za co zarobią.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Şi apoi negociem ce vor primi ca plată.