Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Il prétendent se battre contre une conspiration lâche.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.그들은 악랄한 음모에 맞서 싸우고 있다고 주장합니다.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Menurut mereka, mereka memerangi konspirasi yang pengecut.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Sie behaupten dass sie eine niederträchtige Verschwörung bekämpfen.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Sostengono di combattere contro una vile cospirazione.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Tvrdia, že bojujú proti podlej konšpirácii.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Tvrdí, že bojují proti hanebnému spiknutí.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Twierdzą, że walczą z podłym spiskiem.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Ze claimen in het geweer te komen tegen een lafhartige samenzwering.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Ισχυρίζονται ότι μάχονται εναντίων μιας ποταπής συνωμοσίας.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Вони заявляють про себе як про борців із підлою змовою.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Они утверждают, что сражаются с подлым сговором.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.Те твърдят, че се борят срещу подла конспирация.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.הם טוענים שהם נלחמים בקונספירציה שפלה.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.فهم يدعون أنهم يكافحون مؤامرة خسيسة.
Alçakça yapılan gizli pazarlıklara karşı savaştıklarını iddaa ediyorlar.主張し 政府がインターネットを牛耳り
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Aber dann verhandeln wir, wie hoch sie dafür bezahlt werden.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.De előtte megtárgyaljuk, hogy mennyi fizettség jár érte.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.그리고 그 일을 하면 얼마를 받을지에 대해 협상합니다.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Maar daarna onderhandelen we over wat ze ervoor krijgen.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Mais après on négocie sur ce qu'ils vont être payé.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Ma poi negoziamo su quanto saranno pagati.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Pero luego negociamos cuánto se les va a pagar.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Potem nogocjujemy, za co zarobią.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Şi apoi negociem ce vor primi ca plată.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Αλλά μετά παζαρεύουμε για το πόσο θα πληρωθούν.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Але тоді ми обговорюємо, як я з ними розрахуюся.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.А после преговаряме как ще им се плати.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Потом мы договариваемся, за что они получат плату.
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.אבל אז אנחנו נושאים ונותנים מה הם יקבלו כתשלום
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.ونتفاوض على الاجر المستحق لها
Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.子供たちに定期収入はありませんが たくさんの仕事を見つける機会があります
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Ele folosesc negocierea și toleranța în locul răspunsurilor armate.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Elles utilisent la négociation et la tolérance plus souvent que la force.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Họ dùng thương lượng và sự khoan dung nhiều hơn là vũ khí.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.그들은 무력을 사용하기 보다는 협상과 관용을 더 많이 사용합니다.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Mereka lebih sering menggunakan perundingan dan toleransi daripada senjata.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Posługiwały się znacznie częściej negocjacją i tolerancją niż siłą.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Sie verwenden dafür häufiger Verhandlungsgeschick und Toleranz als Waffen.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Tárgyalással és toleranciával dolgoznak sokkal inkább, mint fegyveres tevékenységgel.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Usan la negociación y la tolerancia en vez de la respuesta armada.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Usano il negoziato e la tolleranza molto più spesso delle armi.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Ze gebruiken onderhandeling en tolerantie vaker dan een gewapende respons.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Переговоры и толерантность они применяют намного чаще, чем вооруженные меры.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.Те използват преговори и толерантност по-често, отколкото въоръжен отговор.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.הן נוהגות במשא ומתן וסובלנות יותר מאשר בכוח הנשק.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.يستخدمن التفاوض و التسامح فى كثير من الأحيان من رد الفعل المسلح.
Askeri bir müdaheleden çok pazarlık ve hoşgörüyü kullanıyorlar.交渉や寛容を優先します 指揮官の話では女性は
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.A Europa não esteve presente na mesa de negociação final.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu. Bu en son ne zaman olmuştu?Europa was niet vertegenwoordigd aan de laatste onderhandelingstafel.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Eropa tidak berada di meja perundingan akhir.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Eurooppa ei päässyt viimeisiin neuvotteluihin.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Európa nem volt ott a végső tárgyalóasztalnál.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Europa nie brała udziału w końcowych negocjacjach.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Europa no estuvo en la mesa final de negociaciones.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Europa nu s-a aflat la masa negociatorilor din final.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Europa sad ikke ved det endelige forhandlingsbord.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Europa saß nicht mit am letztendlichen Verhandlungstisch.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.Evropa nebyla přítomna u závěrečných jednání.
Avrupa son pazarlıklarda yoktu.마지막 협상에서 유럽은 배제되었습니다.