Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Op een dag liep ik op de markt met mijn vrouw, en iemand toonde me een kooi.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Pewnego dnia, gdy byłem z żoną na targu, ktoś zaprezentował mi klatkę.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Un día iba caminando en el mercado con mi esposa, y alguien me atravesó una jaula enfrente.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Un jour, je me promenais dans un marché avec ma femme lorsque quelqu'un m'a collé une cage sous les yeux.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Както един ден си вървях заедно с жена ми на пазара, някой завря в лицето ми клетка.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Как-то раз мы с женой шли по рынку, и кто-то сунул мне в лицо клетку.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.הסתובבתי בשוק יום אחד עם אשתי ומישהו דחף לי כלוב בפנים
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.كنت أمشي في محلّ من المحلات مع زوجتي في يوم ما عندما قام أحدهم بتوجيه قفص إلى وجهي
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.誰かが、ケージを目の前につきだしました。 かごの隙間から見えたのは
Böylece pazarda daha verimliolurlar.As empresas tornam-se assimmais eficazes nos mercados.
Böylece pazarda daha verimliolurlar.Dadurch erhöht sich die Leistungsfähigkeit der Unternehmen in den Märkten.
Böylece pazarda daha verimliolurlar.De esta forma, lasempresas aumentan su eficacia en el mercado.
Böylece pazarda daha verimliolurlar.Dermed blivervirksomhederne mere effektive på markederne.
Böylece pazarda daha verimliolurlar.Hierdoor worden ondernemingen efficiënter op de markt.
Böylece pazarda daha verimliolurlar.Konkurrensen ökar och slutkunderna erbjuds bättre varor tillskäligare priser.
Böylece pazarda daha verimliolurlar.Les entreprises deviennent ainsi plus efficaces sur lesmarchés.
Böylece pazarda daha verimliolurlar.Na trhu sa tak stávajú efektívnejšími.
Böylece pazarda daha verimliolurlar.Podjetja so zato na trgu uspešnejša.
Bu beni pazardaki minimum fiyata götürür.Esto me lleva al precio mínimo en el mercado.
Bu beni pazardaki minimum fiyata götürür.이러면 시장에 최저 가격으로 내놓는 거죠
Bu beni pazardaki minimum fiyata götürür.To prowadzi do ceny minimalnej na rynku.
Bu beni pazardaki minimum fiyata götürür.Це приводить мене до мінімальної ціни на ринку.
Bu beni pazardaki minimum fiyata götürür.هذا يوصلني للسعر الأدنى في السوق.
Bu beni pazardaki minimum fiyata götürür.でもあなたは競合他社も知らない情報を持っています
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.2010년에 저희 제품이 대량 생산되면 전자마일 가격은 마일당 8센트입니다.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Astăzi, 2010, ca volum, pe piață, prețul este de 5 cenți pe kilometru.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Aujourd'hui en 2010, en volume, nous arrivons à un prix de marché de 0,08 $ par mile.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Dzisiaj, w 2010 r., cena rynkowa wynosi ok. 5 centów za kilometr elektryczny.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Hoje, em 2010, em volume, quando chegamos ao mercado, é de oito cêntimos por quilómetro.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Hoy, en el 2010, en grandes volúmenes cuando llegamos al mercado, el precio es de 8 centavos por milla.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.I dag, 2010, når det kommer til markedet er prisen 0.3 kroner per kilometer.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Ma, 2010-ben, nagy tételben, amikor a piacra lépünk, mérföldenként nyolc cent az ára.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Năm nay 2010, tính theo dung tích, khi chúng ta đi chợ, giá là 8 cent cho mỗi dặm.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Vandaag 2010, in volume, als we op de markt komen is het 3,5 cent per kilometer.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Σήμερα, το 2010, σε όγκο και με όρους αγοράς, είναι οκτώ σεντ του δολαρίου ανά ενάμιση χιλιόμετρο.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.В 2010, когда мы выйдем на рынок, это будет пять центов за километр.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Днес 2010, по обем, когато излиза на пазара, тя е осем цента на миля.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.Сьогодні, у 2010, у об'ємах, коли ми вийдемо на ринок, ця цифра становитиме 8 центів за мілю
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.כיום 2010, בייצור המוני כאשר ניכנס לשוק המחיר יהיה 20 אג' לקילומטר.
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.اليوم ٢٠١٠ , فى كمية , عندما نأتي إلى السوق ، إنه ٨ سنتات للميل .
Bugün, 2010 için, yani pazarda, hacim olarak, mil başına 8 sent.私たちが市場に参入する頃には、1マイル8セントです 計算が苦手な人のために言い換えると
Bugün arama motoru işine girmeye çalışın. Pazarda hakim bir oyuncu var.검색 사업을 준비 중인 사람들에게 현재 그 시장의 지배자는 구글이죠
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.Ils sont pourtant pris, et on les trouve sur le marché.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.단속하려면 유전자를 읽을 수 있어야 하죠. 그러나 아직도 상어들은 잡히고 시장에서 팔리지요.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.Ma vengono ancora catturati e messi sul mercato.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.Rekiny są łapane i nielegalnie sprzedawane.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.Und sie werden gefangen und sind auf dem Markt.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.Ze worden gevangen en ze zijn op de markt.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.Γιατί το εμπόριό τους είναι μεν παράνομο αλλα αλιεύονται και κυκλοφορούν στην αγορά.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.А их отлавливают и отправляют на продажу.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.В същото време се ловят и продават. Като теренен биолог целта ми е да осъществявам контакти с тези животни.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.מפני שזה לא חוקי לסחור בכרישים. אבל הם נתפסים והם בשוק.
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.لانه غير قانوني ان تتجار في اي من اسماك القرش لكنها تًمسك وهي موجودة في السوق
Çünkü köpekbalığı ticaretinin her türü yasadışı olmasına rağmen, halen yakalanıyor ve pazarda satılıyor.捕獲され市場に出回っています フィールド生物学者として
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.Dlaczego? Bo nigdy nie zadałeś pytania: "Na jakim rynku działam?".
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.이런 일이 왜 벌어질까요? 자신의 시장 유형을 따져보지 않았기 때문이죠
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.¿Por qué? Porque ustedes nunca se preguntaron ¿en qué tipo de mercado estoy?
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.Чому? Тому що Ви ніколи не задавали питання, на якому типу ринку я існую?
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.لماذا؟ لأنك لم تسأل قط عن نوع السوق الذي تتواجد فيها.
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.新規市場の場合このようなカーブではなく