• Şirket ortak pazara hakimdir ya da ortak pazarın “önemli bir kısmına” hakimdir.• фирмата да има господстващо положение на вътрешния пазар или върху
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.A technológia kihoz a szegénységből, de szükség van még piacra is, hogy eltávolodjunk a szegénységtől.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır."A tecnologia vai tirar-nos da pobreza". Mas é preciso um mercado para sair da pobreza.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Công nghệ sẽ giúp bạn thoát khỏi đói nghèo, nhưng cũng cần phải có thị trường.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.과학기술은 우리를 가난에서 구해낼수있습니다. 하지만 시장이 있어야 가난에서 벗어날수있죠.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.La technologie vous sortira de la pauvreté, mais il y a besoin d'un marché pour sortir de la pauvreté.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.La tecnología las sacará de la pobreza, pero se necesita un mercado para salir de ella.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.La tecnologia può portarci fuori dalla povertà, ma serve anche un mercato.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Technologia może wyciągnąć z ubóstwa. Potrzeba jednak też rynku by tego dokonać.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Technológia vás dostane z chudoby, ale potrebujeme obchod, aby od vás chudoba odišla.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Technologie kann aus der Armut führen, aber es muss einen Markt geben, um aus der Armut herauszukommen.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Technologie vás dostane z chudoby, ale je potřeba mít trh na únik z chudoby.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Technologie zal je uit de armoede brengen, maar er is een markt nodig om om er verder vandaan te komen.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Tehnologia ne va scoate din saracie, dar e nevoie de o piata ca sa poti iesi din saracie.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Η τεχνολογία θα σε βγάλει από τη φτώχεια, αλλά χρειάζεται μια αγορά για να απομακρυνθείς από τη φτώχεια.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Технологии выведут из нищеты, но чтобы её избежать, нужен рынок.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Технологията ще ни изкара от бедността, но ни трябва и пазар, за да избягаме от бедността.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.Технології виведуть вас з бідності, та для виходу з бідності мусить існувати ринок.
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.טכנולוגיה תוציא אותכם מהעוני אבל יש צורך שכל השוק יצא מהעוני
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.التكنولوجيا ستخرجك من الفقر, و لكنك تحتاج إلى سوق لتخرج من الفقر
Teknoloji sizi yoksulluktan çıkarır. fakat yoksulluktan çıkmak için bir pazara ihtiyaç vardır.貧困から抜け出すには市場が必要です。 この女性はとても幸せです、彼女の品物を市場に運んでいます。
Topluluk markası ve Topluluk tasarımları tek bir pazara açılan kapılardır.A közösségi védjegy és a bejegyzett közösségi formatervezési minta az egységes piac előszobája.
Topluluk markası ve Topluluk tasarımları tek bir pazara açılan kapılardır.A marca comunitária e o desenho ou modelo comunitário são a via de acesso ao mercado único.
Topluluk markası ve Topluluk tasarımları tek bir pazara açılan kapılardır.Gemenskapsvarumärket och -mönstret öppnar vägen till den inre marknaden.
Topluluk markası ve Topluluk tasarımları tek bir pazara açılan kapılardır.La marque et le dessin ou modèle communautaires constituent une porte d’accès au marché unique.
Topluluk markası ve Topluluk tasarımları tek bir pazara açılan kapılardır.Ochranná známka Spoločenstva a zapísaný dizajn Spoločenstva sú vstupnou bránou k jednotnému trhu.
Topluluk markası ve Topluluk tasarımları tek bir pazara açılan kapılardır.Търговската марка на Общността и регистрирания дизайн на Общността са отворена врата към единния пазар.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Bardzo niewiele szło na sprzedaż.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Ben pochi prodotti finivano sul mercato.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Er ging maar weinig naar de markt.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Évente egyszer, az egyetlen dolog ami piacra került, a saját tenyésztésű marha volt.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Jen velmi málo produktů putovalo na trh.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.아주 조금만 시장에 나갔어요.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Muito pouco ia para o mercado.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Muy pocas cosas iban al mercado.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Nur wenig wurde zum Markt gebracht.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.O dată pe an, singurele care ajungeau pe piață erau vitele crescute de noi.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Rất ít thứ được đưa đến chợ.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Très peu de choses allaient jusqu'au marché.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Πολύ λίγα πράγματα πήγαιναν στην αγορά.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Дуже мало продукції потрапляло на ринок.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.Очень немногое шло на рынок.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.מעט מאד מוצרים הוצאו למכירה בשווקים.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.أشياء قليلة جداً ذهبت إلى السوق.
Ürettiklerimizin çok azı pazara gidiyordu.出荷するのは年に一度 -
Varolan pazara gerçek zamanlı oyun konseptini getireceğiz ki bu oyunların oynanışına büyük bir etki yapacak.Razvijali jo bomo v realnem času z ozirom na tržišče, kar bo imelo močan vpliv. Spremenil se bo način igranja.
Varolan pazara gerçek zamanlı oyun konseptini getireceğiz ki bu oyunların oynanışına büyük bir etki yapacak.Vom implementa un joc cat mai real existent pe piata, ce va marca jocurile jucate
Varolan pazara gerçek zamanlı oyun konseptini getireceğiz ki bu oyunların oynanışına büyük bir etki yapacak.Wprowdzamy na istniejący rynek prawdziwą grę, która wywrze wielki wpływ i zmieni sposób, w jaki gramy w gry.
Varolan pazara gerçek zamanlı oyun konseptini getireceğiz ki bu oyunların oynanışına büyük bir etki yapacak.Мы осуществим возможность игры в реальном времени, что произведет большое впечатление и изменит ход игры.
Varolan pazara gerçek zamanlı oyun konseptini getireceğiz ki bu oyunların oynanışına büyük bir etki yapacak.אנחנו נבצע משחק בזמן אמת בתוך השוק הקיים, אשר ישפיע רבות וישנה את הדרך שבו שיחקו במשחקים.
Varolan pazara gerçek zamanlı oyun konseptini getireceğiz ki bu oyunların oynanışına büyük bir etki yapacak.سوف نقوم بتصميم لعبة حقيقية فى السوق المحلي, والتى ستصنع تأثير كبير وستغير الطريقة التى تُلعب بها الألعاب
Varolan pazara gerçek zamanlı oyun konseptini getireceğiz ki bu oyunların oynanışına büyük bir etki yapacak.他のゲームには無い グラフィックのような アニメ形式となっています
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.A tahle žena je teď velice šťastná, když vozí svoje produkty na trh.
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.A táto žena je teraz veľmi šťastná, nosí svoje výrobky na trh.
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.Cette femme est très heureuse maintenant, en apportant ses produits au marché.
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.Dan perempuan ini sekarang bahagia, membawa produknya ke pasar.
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.Diese Frau ist jetzt sehr glücklich, sie bringt ihre Produkte zum Markt.
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.En deze vrouw is erg gelukkig nu ze haar producten naar de markt brengt.
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.E questa donna é molto felice, ora che porta i prodotti al mercato.
Ve bu kadın şimdi, ürünlerini pazara getirdiği için çok mutlu.És ez a nő nagyon boldog most, viszi a portékáját a piacra.