Ana içeriğe geç
Sözlük

pazar ile cümle

pazar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kolların hedefi Pazaryeri’dir.The target market is managers.
Muhtemelen ilk önce Atinalılar Perslerle bir pazarlık görüşmesi için girişimde bulunmuşlardı.It is possible that the Athenians had attempted to negotiate with the Persians previously.
Birçok internet pazarlama şirketleri web kullanıcılarını viral içerik üretmek için kullanabilir.Almost any Web browser can use it.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Pazaryolu BarajıSpesialrådgivere lønnsadel i departementene, Aftenposten
Çin'in en önemli ihracat pazarı olan ABD ile büyük oranda ticaret fazlası vardır.China has a significant trade surplus with the United States, its most important export market.
Pazara her türlü ihtiyaç maddesi gelmektedir.Each option serves different market needs.
Amerika içi SuperHawk, Amerika dışı pazarda ise Firestorm olarak pazarlandı.Known worldwide as the Firestorm, in the USA it was marketed as the SuperHawk.
Alman ve İsviçre pazarı için özel olarak üretilmiştir.The project was mainly supported by German and Swiss authors.
Çin filmin en başarılı olduğu pazar oldu.The film became the most successful Hong Kong film of the year.
Yetiştirilen ürünlerin pazarlaması Lütfiye Köyü Kalkınma Kooperatifi tarafından yapılmaktadır.The wines are marketed through the village's own cooperative.
Gazetenin fiyatı Pazar günleri 1.50 dolar, diğer günler 1 dolardır.The Daily News prices are: $1 Monday-Friday, $1.50 on Saturday.
Yaşlı adam pazar yerlerinden ve dükkânlardan geçer ancak hiçbir şey almaz.A buyer purchased the farmland and apartments, but did not use the house.
Havalimanı pazar günleri kapalıdır.The airport is closed on Sundays.
Bu seri Avrupa ve Asya pazarında satışa sunulmamıştır.An undisclosed number of them were sold exclusively through AMG in European and Asian markets.
Pazarın genişlemesi sonucu ortaya çıkan ölçek ekonomilerinden faydalanma imkânı doğar.This is because shipping can take advantage of economies of scale.
Bu terim Japon yetenek ajansları tarafından pazarlanılır.This article is about the Japanese talent agency.
Eşiniz kaç kilo pazar poşeti ile parkurda 3 tur atabilir?How long can I continue to use paper £5 notes?
Çabuk kazanç yerine pazar payı istemeleri onların avantajını oluşturdu.Seeking market share rather than quick profit was another powerful strategy.
Pazar günü öğle saatlerinde gelin getirilmesi ile eğlence sona erer.It closes with a final address Sunday at noon.
Pazar'ın çıkışında Selçuklulardan kalma bir kervansaray bulunmaktadır.A boot sale takes place there on Sundays.
(Neşeli Pazar, 1983)'ta başrolleri Fanny Ardant'la paylaştı.The ceremony was chaired by Fanny Ardant.
15. Bugün TV “Lütfen +1″ dört yıl boyunca pazar günleri yayınlandı."Money for Nothing" is presently broadcast every Saturday morning.
Bu kasabada haftada bir kez pazar kurulur.It meets once a month in the town hall.
Gérard Chrétien bugün, Focal-JMab'ın Genel Müdürü ve Pazarlama Direktörüdür.Currently, he is the managing director and marketing director of Focal-JMlab.
YAYSAT Satış, Pazarlama ve Dağıtım şirketidir.Universal Pub. and Distributing Corporation.
Film, yurtdışı pazarında da o tarihe kadar en yüksek hasılat yapan bollywood filmidir.The latter was the highest grossing Bollywood film to that point.
Böyle bir pazar dış yatırımlar için de çekici olabilecektir.Thursday may be devoted to outdoor activities.
Ancak söz konusu pazar yeri muhtemelen hiç inşa edilmemiştir.However, this proposed Interstate was never built.
Cuma günleri pazar kurulmaktadır.It is distributed on Fridays.
ABD ve Kanada pazarlarına özeldir.It is exclusive to the U.S. and Canadian markets.
Ayrıca her yıl Haziran ayının ilk Pazar günü köy şenliği düzenlenmektedir.Furthermore, every year on the first Sunday of June, a fair is being held.
Emek pazarları işçilerle işverenlerin karşılıklı etkinliğiyle çalışır.Labor markets function through the interaction of workers and employers.
Nokia 100, birçok bölgeye pazarlandığına bağlı olarak bir dizi dilde mevcuttur.Nokia 100 is available in a number of languages depending on which territory it is marketed for.
Ben pazarlamacıyım ve bir pazarlamacı olarak hiçbir zaman denetim altında olduğumu düşünmedim.I'm a marketer, and as a marketer, I know that I've never really been in control.
İkinci kategori online hayırseverlik pazar yerleri.Second category is online philanthropy marketplaces.
Bir pazaryeri roketle vurulmuş ve bir ailenin üyelerini öldürmüştü.A marketplace was hit by a mortar shell that killed several members of a single family.
Hz Ebubekir gel oturup konferans yapalım, pazarlık yapalım mı dedi ona?Did Hazreti Abu Bakar said, "well let's sit down, have a conference and negotiate?
Bunlar pazar payı. Çoğu insan ikili seçeneği istedi.These are the market shares -- most people wanted the combo deal.
30 yıl önce onları bu slogan ile pazarlamışlardı.That's how they used to advertise it, thirty years ago.
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Where are we going on this Sunday's date?
Pazar günü, öğleden sonraydı.It was on a Sunday afternoon.
Örneğin ihracat pazarları için su yoğunluklu ürünlerin büyük çaplı ekimiyle.For example, by the large scale cultivation of water intensive crops for the export markets.
Biraz pazarlık yapılacak yani.So they'll be a little bit of a negotiation.
Ve satışları ve kârı arttırarak çok güçlü bir pazar ayrıştırıcısı oldu.And it has been a powerful marketplace differentiator, increasing sales and profits.
Maliyetler, ürünler, insanlar, pazarlar -- orada daha başka ne var?Costs, products, people, marketplaces -- what else is there?
Biz asıl itibari ile pazar payı kazandık.We literally gained market share.
Ve bu nedenle her ulkenin ürünleri için kendi pazarı oldugu bir durumdaydınız.And therefore you had a situation where every state had its own market for products.
Her il tarım için kendi pazarına sahipti.Every province had its own market for agriculture.
Önümüzdeki Pazartesi olacak. "That will be next Monday."
Kendi pazarlarını ve sağlık ocaklarını kuruyorlar.They set up their own bazaars and medical clinics.
Enerji dünya çapında 6 trilyon dolarlık bir pazar.Energy's a six-trillion-dollar business worldwide.
Bütün pazarların annesi.It is the mother of all markets.
Pazar, müşterilerinizin konumunu ve onların hangi sorununu çözdüğünüzü içerir.The market includes where your customers are and what problems you're solving for them.
Pazardan aldığım çileklerden kim ister?Does anybody want strawberries I bought at the farmers' market?
Pazar günü onun doğumgünü.[Hannelorre] Sunday's his birthday, [Herbie]
Pazartesi normal bir gündü, birlikte kahvaltı ettik akşam da normalde yaptığımız gibi uyuduk.Monday, it was just a normal day, we had breakfast together and just like everyday.
Belki bir şiiri, belki bit pazarından aldığım eski bir yıllıktaki isimleri.Maybe it was a poem, maybe it was names from an old yearbook that I bought at a flea market.
Sonra pazarlamacılar ve reklamcılara sıra geliyor.Then here come the marketeers and the advertisers.
Bu aralar üst düzeyde bile pazarlıklar görüyoruz.We see high-end haggling in fashion today.
Emlak ve lüks için üst düzeyde pazarlıklar.High-end haggling for luxury and real estate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod