paylaşmak ile cümle

paylaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bugün sizinle bir kaç hikayeyi paylaşmak istiyorum.И хочу поделиться сегодня с вами несколькими историями.
Ve bugün sizinle bir kaç hikayeyi paylaşmak istiyorum.І хочу сьогодні розповісти вам пару історій.
Ve bugün sizinle bir kaç hikayeyi paylaşmak istiyorum.واريد أن أشارككم اليوم ببعض القصص
Ve bugün sizinle bir kaç hikayeyi paylaşmak istiyorum.最初に、ネイザン・ウィノグラッドのことです
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.Dan hari ini saya ingin membagikan beberapa gambar dan kisah dari perjalanan ini.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.Dzisiaj chciałbym podzielić się z Wami pewnymi obrazami, pewnymi historiami z tych wypraw.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.E oggi vorrei condividere con voi alcune immagini, alcune storie di questi viaggi.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.그리고 오늘 저는 여러분과 이 여행들에 관한 몇가지 이미지와 이야기를 나누고자 합니다.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.Ma szeretnék megosztani veletek néhány képet és történetet az útjaimról.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.Und heute möchte ich sie teilhaben lassen, an einigen Bildern, einigen Geschichten dieser Reisen.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.Và hôm nay tôi muốn chia sẻ với các bạn một vài hình ảnh và câu chuyện từ những chuyến đi này.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.Και σήμερα θέλω να μοιραστώ μαζί σας μερικές εικόνες, μερικές ιστορίες από αυτά τα ταξίδια.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.И сегодня я хотел бы представить вам несколько изображений и историй об этих поездках.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.והיום ברצוני לחלוק אתכם כמה תמונות וסיפורים ממסעות אלה.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.واليوم أود أن أشارككم بعض الصور وبعض القصص من هذه الرحلات.
Ve bugün sizinle paylaşmak istediğim bu gezilerden bazı resimler ve hikayeler.その旅からの写真や物語をお話ししたいと思います 私はこの数年間
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.A to je to, o čom by som sa tu s vami dnes rada podelila - Top 5 vecí, ktoré ľutujeme, keď zomierame.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Chcę się tym z Wami dzisiaj podzielić. Pięć najczęściej wyrażanych przez osoby umierające żalów.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Dat wil ik vandaag met jullie delen -- de top vijf van spijtbetuigingen van stervenden.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Ed è questo che voglio condividere con voi oggi, i primi cinque rimorsi dei moribondi.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.És ezt szeretném ma megosztani -- az öt dolgot, amit a haldoklók leggyakrabban megbánnak.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Eso es lo que quiero compartir hoy, cinco lamentos principales antes de morir.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Et c'est ce que je souhaite partager avec vous aujourd'hui, le top 5 des regrets des mourants.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.그리고 이것이 바로 제가 오늘 여러분들과 나누고자 하는 것입니다.-- 죽음을 앞둔 다섯가지 가장 큰 후회:
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Og det er hvad jeg vil dele med Jer i dag -- top fem over de døendes fortrydelser.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Şi aceasta este ceea ce vreau să împart cu voi astăzi -- cele cinci principale regrete ale muribunzilor.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Und darüber möchte ich heute mit Ihnen sprechen - die Top-5 der Dinge, die die Sterbenden bereuen.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Сегодня я хочу рассказать вам о пяти самых частых сожалениях умирающих.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.Това е, което искам да споделя с вас днес - петте най-често срещани съжаления на умиращите.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.וזה מה שאני רוצה לחלוק אתכם היום: חמשת החרטות שנמצאות בראש הרשימה של העומדים למות.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.والذي أريد أن أشاركه معكم اليوم -- أعلى خمسة تعبيرات للندم عند الموت.
Ve bugün sizle bunu paylaşmak istiyorum -- ölmekte olan insanların en büyük beş pişmanlığı.人が死の間際によく後悔する 5つのことです 1番 あんなに仕事ばかり するんじゃなかった
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Deze wil ik ook met jullie delen:
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Et je veux aussi faire partager cellei-ci.
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.I chcę się z wami również podzielić tym:
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.그리고 저는 이것을 공유하고 싶습니다.
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Și mai vreau și să vă împărtășesc una.
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Und ich wollte auch das hier mit euch teilen:
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Và tôi còn muốn chia sẻ điều này nữa.
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Vorrei anche condividere questo.
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Y también quiero compartir esta.
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Искам да споделя и този.
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.Я также хотел поделиться с вами и другой идеей:
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.ואני גם רוצה לשתף אתכם בזה.
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.و اريد ايضا مشاركة هذه
Ve bunu da paylaşmak istiyorum.「情報時代の先には選択の時代がある」
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.A když k tomu dojde, tlačí vás to k tomu cítit to co ony bytosti.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Amikor ezt megteszed, kényszerűen átérzed, amit ők.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Când faceţi asta, sunteţi obligaţi să simţiţi ce simt ei.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Cuando lo haces, te forzas a sentir lo que ellos sienten.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Doe je dat, dat word je gedwongen om te voelen wat zij voelen.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Keď to urobíte, ste prinútení cítiť to čo cítia oni.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Khi bạn làm như vậy, bạn bị ép buộc phải cảm thấy như chúng.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.그렇게 되면 타인의 감정을 고스란히 짊어져야 할 압박감이 들거예요.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.När du gör det, är du tvingad att känna vad de känner.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Quando fazem isso, são forçados a sentir o que eles sentem.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Quando lo fai, sei costretto a sentire ciò che sentono gli altri.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Quand vous faites cela, vous êtes obligés de ressentir ce qu'ils ressentent.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Robiąc to, jest się zmuszonym odczuwać to co one czują.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.Wenn Sie das machen, sind Sie gezwungen zu fühlen, was sie fühlen.

İlgili Sayfalar