paylaşmak ile cümle
paylaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.Je veux juste vous montrer un petit clip.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.동영상 하나를 함께 보시죠.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.Me gustaría enseñarles un vídeo corto.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.Pokażę wam krótki filmik.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.Θέλω μόνο να μοιραστώ ένα μικρό κλιπ με εσάς.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.Само искам да споделя с вас един кратък клип.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.Я просто хочу показать вам небольшой отрывок.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.Я хочу показати вам невеличке відео.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.אני רוצה לשתף אתכם בסרטון קצר,
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.أريد فقط أن أشارككم في هذا المقطع المقتضب.
Sizlerle sadece kısa bir görüntü paylaşmak istiyorum.いつものようにマクロ経済や
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Het gevoel dat ik iets te zeggen en te delen heb.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.J'ai l'impression d'avoir quelque chose à dire et quelque chose à partager.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.얘기하고 나눌 수 있는 무언가를 얻은 것처럼 느낍니다.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Myslím, že mám čo povedať a o čo sa podeliť.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Siento que tengo algo que decir y compartir.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Simt că am ceva de spus, ceva de împărtășit.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Sinto que tenho algo a dizer e algo para partilhar.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Tôi cảm nhận giống như là tôi lấy được điều gì đó để nói và điều gì đó để chia sẻ.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Wydaje mi się, że mogę się czymś podzielić.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Νιώθω πως έχω κάτι να πω και κάτι να μοιραστώ.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Відчуваю, що маю, що сказати, чим поділитися.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.Мне казалось, что у меня есть, что сказать и чем поделиться.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.אני מרגיש שיש לי מה לומר ומה לשתף.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.أنا أشعر أنه لدي شيء لأقوله وشيء لأشاركه.
Söylemek istediğim, paylaşmak istediğim bir şeyler var gibi hissediyorum.最近は身体を使って何が出来るかと 常に考えているという具合です
Tabii ki hala tüketmekten hoşlanıyoruz. Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Kita masih suka beraktifitas tentu saja tapi ternyata kita juga suka berkarya dan kita suka berbagi
Tabii ki hala tüketmekten hoşlanıyoruz. Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Nadal lubimy konsumować, ale lubimy też tworzyć i dzielić się tym.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Alors, dans un esprit d'ouverture totale, j'ai amené des images à partager.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Așa că în spiritul deschiderii totale, am adus să vă arăt niște poze.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Así que, con intención de admitirlo todo, he traído algunas fotos para compartir.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Così nello spirito di una totale rivelazione, ho portato delle fotografie da mostrarvi.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Csak hogy érthetőbb legyen, hoztam néhány képet.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Dus in teken van volledige openheid heb ik foto's meegebracht om te delen.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Im Sinne einer kompletten Offenlegung habe ich einige Bilder für Sie mitgebracht.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Jadi dengan semangat untuk membuka rahasia, saya memiliki beberapa gambar untuk dibagikan.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.그래서 창피함을 무릅쓰고, 사진 몇 장을 가져왔습니다.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Như vậy, trên tinh thần hoàn toàn cởi mở Tôi mang tới vài bức ảnh cho các bạn xem đây.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Takže s úmyslom priznať sa som priniesla zopár fotiek.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Więc, w duchu pełnego obnażania się, przyniosłam zdjęcia, by je pokazać.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Έτσι, μες στο πνεύμα της πλήρους αποκάλυψης, έφερα για να μοιραστώ μαζί σας μερικές φωτογραφίες.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Будучи в настроении для полного разоблачения, я принесла сюда несколько фотографий.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.Така че в духа на пълното разкриване, донесох няколко снимки да споделя с вас.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.אז ברוח של שקיפות מלאה, הבאתי כמה תמונות להראות לכם.
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.ولكي أفضح نفسي أكثر .. قررت ان احضر بعض الصور لكي اتشاركها معكم
Tamamen durust olmak adina, sizlerle paylasmak icin bazi resimler getirdim.数枚写真をお見せします うー
Tamam, şimdi sizinle son cümlemde sonsuz bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.Jest wciąż tyle spraw, o których chciałabym Wam powiedzieć w ostatnim zdaniu, właściwie nieskończoność...
Tamam, şimdi sizinle son cümlemde sonsuz bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.Трета стъпка:
Tamam, şimdi sizinle son cümlemde sonsuz bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.あなたのために最後の文にいれてみせましょう. 多分,まだ最後の 5 秒に入るでしょう.
Tasarımcılar, insanlar arsındaki etkileşimi kolaylaştırmak ya da fikirleri paylaşmak için설계자들은 때때로 여러 개의 방을 한 무리로 묶어 사람들 사이의 교류가 쉽도록 하고
Tasarımcılar, insanlar arsındaki etkileşimi kolaylaştırmak ya da fikirleri paylaşmak içinוהמעצבים לעתים קרובות יוצרים אשכולות של חדרים
Tasarımcılar, insanlar arsındaki etkileşimi kolaylaştırmak ya da fikirleri paylaşmak içinو المصممين غالبا يضعون كتل من الغرفة مع بعض لتسهيل التفاعلات بين الناس،
Tasarımcılar, insanlar arsındaki etkileşimi kolaylaştırmak ya da fikirleri paylaşmak için各部屋を近くにまとめます 例えばラボとオフィス間で アイディアを交換しやすくするためです
TEDWomen'da olmaktan, müziğimizi sizinle paylaşmaktan çok onur duyuyoruz.Chúng tôi rất vinh dự được tham dự hội nghị TEDWomen. chia sẻ âm nhạc của mình với khán giả.
TEDWomen'da olmaktan, müziğimizi sizinle paylaşmaktan çok onur duyuyoruz.Estamos muito honradas por estar aqui na TEDWomen, a partilhar a nossa música convosco.
TEDWomen'da olmaktan, müziğimizi sizinle paylaşmaktan çok onur duyuyoruz.Es un gran honor estar aquí en TEDWomen compartiendo nuestra música con Uds.
TEDWomen'da olmaktan, müziğimizi sizinle paylaşmaktan çok onur duyuyoruz.Je nám ctí, že můžeme být zde, na TEDWomen, a podělit se s vámi o naši hudbu.
TEDWomen'da olmaktan, müziğimizi sizinle paylaşmaktan çok onur duyuyoruz.Jesteśmy zaszczycone być tutaj dzisiaj na TEDWomen, i dzielić się z wami naszą muzyką.
TEDWomen'da olmaktan, müziğimizi sizinle paylaşmaktan çok onur duyuyoruz.Kami sangat tersanjung bisa berada di TEDWomen, berbagi musik kami dengan Anda.
TEDWomen'da olmaktan, müziğimizi sizinle paylaşmaktan çok onur duyuyoruz.Nagy megtiszteltetés itt lenni a TEDWomen-en, és megosztani a zenénket önökkel.