paylaşmak ile cümle
paylaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Ich möchte zwei Anekdoten mit Ihnen teilen, die bei mir dieses Denken beeinflusst haben.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Ik ben zo gaan denken door twee anekdotes die ik jullie wil vertellen.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Il mio modo di pensare è stato influenzato da due aneddoti che voglio condividere con voi.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Jag har påverkats i mitt tankesätt av två anekdoter som jag vill dela med er.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Jeg er blevet påvirket til denne tankegang af to anekdoter, som jeg gerne vil dele med jer.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Kini saya telah dipengaruhi akan pemikiran tentang dua anekdot yang ingin saya bagikan.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.전 여러분들과 나누고 싶은 이 두 일화에 많은 영향을 받아왔습니다
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Maintenant, j'ai été influencé dans cette réflexion par deux anecdotes que je veux partager avec vous.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Na takie moje myślenie wpłynęły dwie anegdoty, którymi chciałbym się z wami podzielić.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Ve mém uvažování mě ovlivnily dvě anekdoty, o které se s vámi podělím.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Yo pienso de esta manera por dos anécdotas que quiero contarles.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Έχω καταλήξει σε αυτό το τρόπο σκέψης από δύο περιστατικά που θα ήθελα να μοιραστώ μαζί σας.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Меня склоняют к таким мыслям две истории, которые я вам сейчас расскажу.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.Моите разсъждения по въпроса бяха повлияни от две истории, които искам да споделя с вас.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.בחשיבה שלי זו הושפעתי משתי אנקדוטות שברצוני לחלוק איתכם.
Beni böyle düşünmeye sevkeden iki anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.قد قام بالتأثير علي بهذا التفكير حكايتين سأرويها لكم الآن.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Caut întotdeauna căi de a povesti, de a împărtăşi şi de a documenta poveşti despre oameni, oameni simpli.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.제 연구는 언제나 사람들의 이야기를 공유하고 기록하는 것입니다. 그저 모든 사람들에 대해 말이죠.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Mijn zoektocht is altijd manieren te vinden om verhalen over alledaagse mensen te documenteren en te delen.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Ricerco sempre un modo per raccontare, condividere e documentare storie di persone, persone comuni.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Zawsze szukam sposobów rejestrowania, rozgłaszania i dokumentowania opowieści o zwyczajnych ludziach.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Я всегда ищу способы вести летопись, делиться и фиксировать истории о людях, самых обычных людях.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Я завжди шукаю можливість вести хроніку, фіксувати та розповсюджувати історії про людей, простих людей.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.החיפוש התמידי שלי הוא אחר דרכים לרשום, לשתף ולתעד סיפורים על אנשים, אנשים רגילים.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.إنني دائماً أبحث عن طرق أسجل فيها، وأشارك وأوثّق قصص عن ناس، ناس اعتياديين.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.年代順に記録する方法を見つけることにあります 変化を提供し 超越へと身を乗り出す物語
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.이야기는 1991년으로 거슬러 올라갑니다.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.A a história que quero partilhar começa em 1991.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.Het verhaal dat ik wil vertellen, begint in 1991.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.La mia storia inizia--la storia che voglio condividere--inizia nel 1991.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.Meine Geschichte -- die Geschichte, die ich erzählen möchte -- beginnt 1991.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.Mi historia, la que quiero compartir, comienza en 1991.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.Moja historia - którą się chcę podzielić - zaczyna się w 1991 r.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.Mon histoire commence -- l'histoire que je veux partager -- commence en 1991.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.Povestea mea începe... Povestea pe care vreau să o împărtășesc începe în 1991.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.Моя история - история, которой я хочу с вами поделиться - начинается в 1991-ом году.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.Моята история започва -- историята, която искам да споделя -- започва през 1991 година.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.הסיפור שלי מתחיל..הסיפור שאני רוצה לחלוק ..מתחיל ב- 1991
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.بدأت قصتي -- القصة التي أريد أن أرويها -- بدأت في عام 1991.
Benim hikayem -- paylaşmak istediğim hikaye -- 1991'de başlıyor.当時 私はセルビアで国内唯一の 独立系メディアであり
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Doream să împărtăşesc ceva cu tine.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Ik wil slechts een klein ding met u delen.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Jen jsem se s tebou chtìl podìlit o informaci.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Nekaj slastnega morem deliti s teboj.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Quería contarte un secretito.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Tôi chỉ muốn chia sẻ một miếng ngon chút với bạn.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Απλά ήθελα να μοιραστώ κάτι μαζί σου.
Bilgi paylaşmak yardım eder. Bilim böyle işler.Обмен данными поможет, наука так и работает.
Bilgi paylaşmak yardım eder.Condividere le informazioni aiuta.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.A while ago, I got bored of using the same favorite colors in my graphic designs.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Chciałbym podzielić się moim doświadczeniem.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Come altro esempio, mi piacerbbe adesso raccontare la mia esperienza personale.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Comme exemple, j'aimerais vous faire part de ma propre expérience.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Ich möchte ein Beispiel aus meiner eigenen Praxis geben.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Как пример, я хотел бы привести мой собственный опыт.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Hacer que algo sea conocido al público; promulgar información.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Membuat sesuatu dikenal oleh masyarakat, untuk menyebarluaskan informasi.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.[Pubblicità] Rendere noto qualcosa al pubblico;per promulgare informazioni.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Да направиш нещо познато на обществото; да разпространяваш информация.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Chcieliśmy podzielić się swoimi opowieściami.