paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sizce sahipleri onu kimle paylaşmak isterdi? Sizle mi yoksa benle mi?Who do you imagine the owners would want to share with?
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.As an example, I'd like to introduce my own experience.
Xperia Tablet Z ile unutulmaz anları paylaşmak çok kolayWith Xperia Tablet Z it's easy to share your greatest memories
İçinde sizinle paylaşmaktan çok mutlu olacağım bir bölüm var.And there's a passage in it which I would love to share with you.
Geriye dönüş veya dönüşümle ilgili kişisel bir öykü paylaşmak istiyorum.So I want to share with you a personal story about a turnaround or a transformation.
Ve o fotoğrafta gördüklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.And I wanted to share that image with you of what I saw at that point.
Hikayesini sizlerle paylaşmam için bana izin verdi.She's given me her blessing to share this story with you.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.It wasn't like a telephone system where you had control of a line: you had to share packets.
Ama yapacağı şey belli, veriyi paylaşmak.But what's it's doing is sharing data.
Paylaşmak kazanmakdır.To share is to gain.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.We wanted to share our stories with each other.
Bu işi erkekler yapmalı çünkü biz bu teknolojiyi erkeklerle paylaşmak istemiyoruz.The men should clear out because we don't want to share this technology with the men.
Kadınlar bu teknolojiyi erkeklerle paylaşmayacaklar.This technology, the women will not share with the men.
Ve şimdi yapacağım şey, konu hakkındaki bilgisizliğimi sizlerle paylaşmak.And what I'm going to do is share with you my ignorance on this subject.
Ve şimdi sizle Hayes Hall'daki o çanın üzerinde bulunan yazıtı paylaşmak istiyorum.So, at this time, I'd like to tell you the words inscribed upon the Hayes Hall tower bells:
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Decorating a room like this together and sharing pretty things.
Buraya sizinle bunu paylaşmaya geldim.This is what I came here to share with you.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.It's a sense of privilege that the natural universe doesn't share.
Ve bu teknolojiyi şu an Hindistan'da da kurmakta olduğumu sizlerle paylaşmak istiyorum.And I'm happy to say that I'm now in the process of setting up this technology here in India.
Bunu gittiğim her yerde paylaşmaya çalışıyorum.I try to share this everywhere I go.
Polise gitmeliyiz ve elimizdeki delilleri paylaşmalıyız.We got to go to the cops and show them this new evidence.
Şimdi, listenin son hali bu ve bunu bugün sizlerle paylaşmak istiyorum.So this is the list, and this is the one I'd like to share with you.
Yoldaşlarım, ben bunu paylaşmak istedim bugün sizinle.This is what I have to share with you today, comrades.
Genel tanımı: diğerlerinin hislerini anlama ve paylaşma yeteneği. İkinci niteliği duygusal.This is just a regular definition: the ability to understand and share the feelings of another.
Şiddetli fırtına ve sellere uyum sağlamak ile başlayarak üç grup örneği paylaşmak istiyorum.I'd like to share three sets of examples, starting with adapting to violent storms and floods.
Bu dediğim çok önemli. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum.It's very important what I'm saying, I want to share this.
Paylaşma ile ilgili.It's about sharing.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.I just wanted to share a little tidbit with you.
Şimid bir üyemizi çağırmak istiyorum, favori ingiliz şiirini bizimle paylaşması için.I'd like to call on a member of our visiting faculty to share with us his favorite British poet.
Şimdi sizinle 4 basit aşamayı paylaşmak istiyorum bu maddeleri yapmak için gerekli olan.So I'd like to share with you the four basic steps required to make these materials.
Deneyimi paylaşmak isterler.They want to share the experience.
Bu duvara yazılandan bazılarını paylaşmak istiyorum.And I'd like to share a few things that people wrote on this wall.
Bu yüzden bilinçli olarak anı yaratmada aktif rol alma düşüncemi paylaşmak istiyorumSo I want to share the idea of taking an active role in consciously creating memories.
Yani, birbirleri ile aynı fikirleri paylaşmadılar -- olay bu değildi.I mean, they didn't agree with each other -- that was not the point.
Umarım hepiniz de bir gün kendi 200 yıllık hikayenizi yazıp paylaşma şansına sahip olursunuz.I hope all of you one day get a chance to share and write your own 200-year story.
Bu da sizinle paylaşmak istediğim son mesaj-- internette her şeyi yapabilirsiniz.That's the final message I want to share: you can do well online.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.But that does contribute to people not wanting to share their doodles.
Connexions ve açık içerik tamamen bilgiyi paylaşmakla alakalı.Connexions and open content is all about sharing knowledge.
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,or have eaten my morsel alone, and the fatherless has not eaten of it
Yalnız senin olsun onlar, Paylaşma yabancılarla.Let them be for yourself alone, not for strangers with you.
Yürek kendi acısını bilir, Sevinciniyse kimse paylaşmaz.The heart knows its own bitterness and joy; he will not share these with a stranger.
Mazlumlar arasında alçakgönüllü biri olmak, Kibirlilerle çapul malı paylaşmaktan iyidir.It is better to be of a lowly spirit with the poor, than to divide the plunder with the proud.
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.That they do good, that they be rich in good works, ready to distribute, willing to communicate;
Eğer böyleyse, bu, çarpık bir paylaşma.This is certainly an unjust apportioning.
Öyleyse bu haksız bir paylaşma;This is certainly an unjust apportioning.
Ne de insafsız bir paylaşma!This is certainly an unjust apportioning.
Tüm bu paylaşma oranları, ölenin yaptığı vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonra gelir.After fulfilling any bequest and paying off debts.
Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar.The rich ones do not have to give away their property to their slaves to make them equally rich.
'% 1' dizinini paylaşma sırasında hata.Sharing folder '%1 'failed.
Dizinleri paylaşmak için yetkilendirilmiş olmalısınız.You need to be authorized to share directories.
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor%1 wants to share his/ her desktop with you
Diğer firmalarla paylaşmak içinTo share with other companies
Bu gün neşeli bir şeyler paylaşmayı çok isterdim.I would have loved to share something lighthearted today.
Lütfen James Foley'in o fotoğrafını paylaşmayın.Please do not tweet out that picture of James Foley.
Dünyadaki çevrimiçi vatandaşlar fikirlerini paylaşmakta oldukça aceleciydiler.Online, citizens of the world were quick to share their two cents.
Global Voices tarafından içerik paylaşma anlaşmasıyla yeniden yayınlanmıştır.It is republished on Global Voices under a content-sharing agreement.
Sahir'in ölümünün görüntüsü burada paylaşmak için fazla vahşi.The image of Sahir's death is too brutal to show here.
Bu hashtag hâlâ Twitter'da trending listesinde ve Afganlar anılarını paylaşmaya devam ediyor.The hashtag is still trending and Afghans are still sharing their memories.
Oscar Ödüllü Bu 'Donald Duck' Çizgi Filmini Rusya'da Paylaşmak YasakSharing This Oscar-Winning ‘Donald Duck’ Cartoon Is Illegal in Russia · Global Voices
Yolcu bilgilerini paylaşma planı, verilerin gizliliğiyle ilgili korkulara yol açtıPassenger data sharing plan stokes privacy fears
İlgili Sayfalar