paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,si he comido mi bocado yo solo y no ha comido de él también el huérfan
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,Si j`ai mangé seul mon pain, Sans que l`orphelin en ait eu sa part,
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,var jeg ene om at spise mit Brød, har den faderløse ej spist deraf
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,η εφαγον μονος τον αρτον μου, και ο ορφανος δεν εφαγεν εξ αυτου
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,Или съм изял сам си залъка си, Без да е яло сирачето от него, -
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,Один ли я съедал кусок мой, и не ел ли от него и сирота?
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,ואכל פתי לבדי ולא אכל יתום ממנה׃
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,او اكلت لقمتي وحدي فما اكل منها اليتيم.
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,或 獨 自 喫 我 一 點 食 物 、 孤 兒 沒 有 與 我 同 喫
Ekmeğimi yalnız yedim, Öksüzle paylaşmadımsa,或 獨自喫 我 一 點 食物 、 孤兒沒 有 與我 同喫
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.A je velmi důležité nastolit politické reformy, abychom mohli všichni společně těžit z ekonomického růstu.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.Ed è molto importante avere riforme politiche per poter condividere i benefici della crescita economica.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.E foarte important să ai reforme politice pentru ca toți să beneficieze de creșterea economică.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.És a politikai refomrok nagyon fontosak a gazdasági növekedés eredményeinek széles megosztásához.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.Für einen breiten Nutzen des Wirtschaftswachstums sind politische Reformen sehr wichtig.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.I bardzo ważne jest, by przeprowadzać reformy polityczne, by czerpać ogólne korzyści ze wzrostu gospodarczego.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.그리고 정치적인 개혁을 이루는 것과 경제 성장의 이득을 폭넓게 나누는 것이 아주 중요하다고 생각합니다
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.Politične reforme so zelo pomembne za splošno širjenje pridobitev gospodarske rasti.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.Politieke hervormingen zijn heel belangrijk om de voordelen van economische groei op grote schaal te delen.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.Và điều này rất quan trọng để có cải cách chính trị, để có thể chia sẽ lợi ích từ sự tăng trưởng kinh tế.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.Изключително важно е да има политически реформи, за да има обширни ползи от икономическия растеж.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.Проведение политических реформ очень важно для широкого распространения плодов экономического развития страны.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.זה חשוב מאוד שתהיינה רפורמות פוליטיות, כדי שתהיה חלוקה נרחבת של התועלת מצמיחה כלכלית.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.ومن الضروري أن تعاجل بإجراءها لتعم فوائد النمو الإقتصادي على الجميع.
Ekonomik gelişmenin sağladığı kazanımları paylaşmak açısından politik reformlar çok önemli.政治改革はとても重要です それが起こるかどうかわかりませんが
En büyük sorulardan birisi, çok fazla bilgisini ve tecrübesini paylaşmak insan ortaya çıktı.Entonces, una de las preguntas más importantes en un mundo lleno de gente expresándose
En büyük sorulardan birisi, çok fazla bilgisini ve tecrübesini paylaşmak insan ortaya çıktı.所以在这个有众多说者的世界里我们面临的最大问题
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenAdor să mă uit la filmele preferate cu copiii mei.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenIch liebe es, meine eigenen Lieblingsfilme mit meinen Kindern anzuschauen.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenIk deel mijn favoriete films graag met mijn kinderen.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındayken저는 아이들과 제가 좋아하는 영화를 함께 보는 것을 매우 좋아합니다. 제 딸이 네 살일 때
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenRád sa delím o svoje obľúbené filmy s mojimi deťmi.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenSaya senang menonton film-film favority saya bersama anak-anak saya.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenZelo rad gledam moje najljubše filme z mojimi otroci.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenאני אוהב לחלוק את הסרטים האהובים עלי עם ילדיי וכשבתי הייתה בת ארבע,
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenأنا أحب مشاركة أطفالي مشاهدة الأفلام المفضلة لدي، وعندما كانت ابنتي في الرابعة من العمر ،
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındayken娘が4歳の時 「オズの魔法使い」を見ました
Evernote 5'te paylaşma deneyimini yeni bir arayüzle ve yeni özelliklerle baştan tasarladıkEvernote 5에서는 새로워진 인터페이스와 기능을 통해 경험을 공유하는 방식을 완전히 재구성했습니다.
Evernote 5'te paylaşma deneyimini yeni bir arayüzle ve yeni özelliklerle baştan tasarladıkFür Evernote 5 haben wir die Freigabe mit einer neuen Oberfläche und neuen Funktionen konzipiert.
Evernote 5'te paylaşma deneyimini yeni bir arayüzle ve yeni özelliklerle baştan tasarladıkPour Evernote 5 nous avons repensé l'expérience de partage grâce à de nouvelles interfaces et fonctionnalités
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var. Bunları seninle paylaşmasını istemelisin.Jasně, Bryane, soudce má kouzelnou moc, řekni si o kousek.
Fakat daha sonra Einstein bunu daha tanıdık bir sorun ile ilişkilendirdi: paylaşma.Einstein enseguida la relacionó con un problema mucho más conocido: el de compartir.
Fakat daha sonra Einstein bunu daha tanıdık bir sorun ile ilişkilendirdi: paylaşma.Einstein kemudian menghubungkannya dengan masalah yang lebih akrab: berbagi.
Fakat daha sonra Einstein bunu daha tanıdık bir sorun ile ilişkilendirdi: paylaşma.Einstein l'ha presto messa in relazione con un problema più familiare: la condivisione.
Fakat daha sonra Einstein bunu daha tanıdık bir sorun ile ilişkilendirdi: paylaşma.Einstein verbond het al snel met een beter bekend probleem: delen.
Fakat daha sonra Einstein bunu daha tanıdık bir sorun ile ilişkilendirdi: paylaşma.Nhưng sau đó Einstein đã liên hệ đến một bài toán quen thuộc hơn: chia bánh.
Fakat daha sonra Einstein bunu daha tanıdık bir sorun ile ilişkilendirdi: paylaşma.Айнщайн скоро свързал тази идея с много други подобни проблеми: споделянето.
Fakat daha sonra Einstein bunu daha tanıdık bir sorun ile ilişkilendirdi: paylaşma.سرعان ما تمكن أينشتاين من ربطها بمشكلة مألوفة: المشاركة.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Dar pare ca oamenii nu prea vor sa auda. Sau asculte.Sau sa incearce sa aiba un schimb.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Die Leute wollen wohl nicht so viel hören, zuhören oder versuchen, sich auszutauschen.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...그런데 사람들은 그렇게 많이 듣고 싶어하지 않는 것 같습니다. 듣던지, 아니면 의견을 교환하던가요.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Lecz wydaje się, że ludzie nie chcą za dużo słyszeć. Ani słuchać czy też wymieniać opinii.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Maar het lijkt erop dat mensen niet willen horen, luisteren of uitwisselen.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Mais on dirait que les gens ne veulent pas en entendre trop. Ou écouter. Ou essayer d'avoir un échange.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Parece como si no quisieran oír sobre el tema. O escuchar, ni si quiera intercambiar ideas.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...Но, судя по всему, люди не очень хотят что-либо слышать. Или прислушаться. Или попытаться наладить контакт.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...אך נראה שאנשים לא רוצים לשמוע כל כך הרבה. או להקשיב. או לשוחח.
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...لكن اعتقد أن الناس لا تريد أن تسمع الكثير . أو تنصت . أو تحاول أن تتبادل .
Fakat görünen o ki insanlar daha fazlasını duymaya istekli değiller, dinlemeye ya da paylaşmaya...他人の意見を聞いたり 意見交換することも 私も同様に カッとしやすい性格ですが-
Fikirlerini paylaşmakta ne kadar özgürsün?A quel point êtes-vous libre d'exprimer vos idées ?
İlgili Sayfalar