paylaşır ile cümle
paylaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.나는 아들을 데리고 헤어질 거예요"라고 소리친다.
Erkekle dişi kuluçka görevini paylaşır.일을 열심히 하는 성격이며 도시락도 숙희랑 나눠먹는다.
Epimetheus ve Janus aynı yörüngeyi paylaşırlar.엘리스와 밥은 같은 키를 공유하고 있어야 한다.
Her savaşın sonunda ölüleri paylaşırlar.결국 같은 해에 전쟁의 와중에 사망하고 만다.
Diğer tilkilerden daha sosyaldir ve diğer bozkır tilkileriyle birlikte aynı mağarayı paylaşır.다른 족제비류보다 영역 표시를 훨씬 적게 하고, 같은 성을 지닌 다른 동물들과 서식지를 공유한다.
Yassı evren, Açık Evren ile aynı nihai kaderi paylaşır.גורל היקום השטוח זהה למעשה ליקום פתוח.
Bununla birlikte pek çok özelliği de paylaşırlar.הם חולקים יחד תכונות מסוימות.
Genellikle birbirlerini kollarlar ve düşüncelerini paylaşırlar.Двамата често си пишат и споделят плановете си.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Заедно със Съвета на Европейския съюз той осъществява законодателната власт на ЕС.
Prograd uydular Himalia grupları ortalama eğimini 28° olarak paylaşırlar.Паметите EEPROM са унифицирани в серията 28.
Birçok yerde aynı bölgeyi paylaşırlar.Jede ih na određenom, istom mjestu.
Masumlarla savaşıp yolunu açarak Al Mualim'e ulaşır ve onunla kozlarını paylaşır.Altaïr se mora boriti protiv nevinih kako bi došao do Al Mualima i zatim se bori s njim.
Bununla birlikte pek çok özelliği de paylaşırlar.Napriek tomu majú niekoľko spoločných vlastností.
Epimetheus ve Janus aynı yörüngeyi paylaşırlar.Mesiace Epimetheus a Janus si dokonca vymieňajú svoje obežné dráhy.
Genellikle birbirlerini kollarlar ve düşüncelerini paylaşırlar.Niekedy sú blázniví a spoločne sa zabávajú.
Bir Düşüncesi Olursa Onu Herkesle Paylaşır.Keď človek komunikuje, delí sa s inými ľuďmi o svoje myšlienky.
Yönetmenliği ise Kristoffer Nyholm ile Anders Engström paylaşır.Prvá séria bola režírovaná Kristofferom Nyholmom a Andersom Engströmom.
Doğu Roma İmparatorluğu'nda bilinen sekiz Praetor vardı, bunlar mali sorumluluğu aralarında paylaşırlardı.Znano je, da si je v Vzhodnem rimskem cesarstvu finančno breme med seboj delilo samo osem pretorjev.
(İronik bir şekilde, Snyder iki sene sonra benzer bir kaderi paylaşır.)(Sutherland kritizira delno enostranski pogled na tridesetletno vojno kot samo nemški spopad.)
Birbirleriyle birçok şey paylaşırlar.Dalį pinigų jie pasidalino tarp savęs.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Euroopa Liidu Parlament koostöös Euroopa Liidu Nõukoguga annab välja õigusakte.
Google, Chrome'un kaynak kodlarının büyük kısmını Chromium adlı açık kaynak projesi kapsamında paylaşır.2008. aasta septembris avaldas Google suure osa Chrome'i lähtekoodist Chromiumi projekti all.
Nazik bir Pokémondur, bu yumurtaları yaralı Pokémonlarla paylaşır.Õrna lemmaltsa lehtede kuju varieerub munajatest elliptilisteni.
Aynı gezegeni paylaşırken nasıl böyle silahlar üretebilirsin?Bagaimana Anda bisa membuat senjata tersebut ketika kita berbagi planet yang sama?
Aynı gezegeni paylaşırken nasıl böyle silahlar üretebilirsin?Come puoi creare armi simili quando condividiamo lo stesso pianeta?
Aynı gezegeni paylaşırken nasıl böyle silahlar üretebilirsin?¿Cómo puedes crear semejantes armas cuando compartimos el mismo planeta?
Aynı gezegeni paylaşırken nasıl böyle silahlar üretebilirsin?Cum poti crea asemenea arme cand impartim aceeasi planeta?
Aynı gezegeni paylaşırken nasıl böyle silahlar üretebilirsin?Warum werden Massenvernichtungswaffen entwickelt, obwohl wir alle ein und denselben Planeten teilen?!
Aynı gezegeni paylaşırken nasıl böyle silahlar üretebilirsin?Как можете да създавате такива оръжия, когато живеем на една и съща планета?
Bağrında yaşayan herkesle, sömüren ve sömürülenle,... ...ekmeğini paylaşır.Nekoč, ko prične obnova... ...bodo bivši nasprotniki skupaj za stroji v isti delavnici.
Bağrında yaşayan herkesle, sömüren ve sömürülenle,... ...ekmeğini paylaşır.Przecież, gdy ruszymy znów do pracy... ...byli żołnierze na powrót staną przy jednym stanowisku pracy.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Als ich Student am MIT war, teilten wir uns alle einen einzigen Computer, der ein gesamtes Gebäude einnahm.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Amikor az MIT-n voltam diák, közösen használtunk egy számítógépet, aminek kellett egy egész épület.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Când am fost student la MIT împărţeam cu toţii un calculator care ocupa o clădire întreagă.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Cuando era estudiante en MIT compartíamos una computadora que ocupaba un edificio completo.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Da jeg var student på MIT delte vi alle én computer, som fyldte en hel bygning.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Když jsem byl studentem na MIT všichni jsme se dělili o jeden počítač, který zabíral celou budovu.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Ketika saya menjadi mahasiswa di MIT kami semua berbagi satu komputer yang menempati seluruh gedung.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.제가 MIT의 학생이었을 때는, 건물 전체를 차지하는 한 대의 컴퓨터를 나눠서 썼어요.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Quando eu era estudante no MIT, havia um só computador que servia todo o edifício.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Quando studiavo al MIT condividevo, assieme ai miei compagni, un computer grande come un intero edificio.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Toen ik een student was bij MIT deelden we met zijn allen één computer die een heel gebouw in beslag nam.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.W czasach moich studiów na MIT mieliśmy jeden wspólny komputer, który zajmował cały budynek.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Когато бях студент в MIT, ние всички изполвахме един компютър, който заемаше цяла сграда.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.Когда я был студентом в МТИ, на нас на всех имелся один, занимавший всё здание, компьютер.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.כשהייתי סטודנט באוניברסיטת MIT חלקנו ביננו מחשב אחד שהיה בגודל הבניין כולו.
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.حين كنت تلميذا في جامعة إم آي تي تشاركنا جميعا في حاسب واحد بحجم مبنى كامل
Ben MIT 'de öğrenciyken hepimiz, bütün binayi kaplayan tek bir bilgisayarı paylaşırdık.みんなで建物くらいの大きさの、1台のコンピュータを共同で使っていました 今では同じくらいのコンピュータがあなたの携帯に入っています 何百万分の1の値段で
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Bên-gia-min là một con chó sói hay cấu-xé; Ban mai đi đánh chết mồi, Chiều phân chia mồi đã được.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Bên-gia-min là một con chó_sói hay cấu - xé ; Ban_mai đi đánh chết mồi , Chiều phân_chia mồi đã được .
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamin este un lup care sfăşie; Dimineaţa, mănîncă prada, Iar seara, împarte prada răpită.``
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamino è un lupo che sbrana: al mattino divora la preda e alla sera spartisce il bottino
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamin, vlk dravý, ráno bude jísti loupež, a večer rozdělí kořisti.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamim é lobo que despedaça; pela manhã devorará a presa, e � tarde repartirã o despojo.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin är en glupande ulv; om morgonen förtär han rov, och om aftonen utskiftar han byte.»
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin bude jako dravý vlk; ráno bude jesť lúpež a na večer rozdelí korisť.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin, den rovlystne Ulv, om Morgenen æder han Rov, om Aftenen deler han Bytte!"
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin er en glupende ulv; om morgenen eter han op rov, og om aftenen deler han ut hærfang.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin est un loup qui déchire; Le matin, il dévore la proie, Et le soir, il partage le butin.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››"Benjamín es un lobo rapaz: Por la mañana come la presa, y al atardecer reparte el botín.