Ana içeriğe geç
Sözlük

pay ile cümle

pay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yemeğini Mary'yle paylaştı.Tom shared his food with Mary.
Tom ve Mary bir tatlıyı paylaştı.Tom and Mary shared a dessert.
Tom ve Mary bir masayı paylaştı.Tom and Mary shared a table.
Paylaşımın için teşekkürler.Thank you for sharing.
Onu bizimle paylaş.Share it with us.
Onu benimle paylaş.Share it with me.
Senin görüşünü paylaşmıyorum.I don't share your opinion.
Mumları aranızda paylaşın.Divide the candles among you.
Elmaları beşimiz arasında paylaştırdı.He divided the apples among the five of us.
Tom gizli yemek tarifini benimle paylaşmazdı.Tom wouldn't share his secret recipe with me.
Tom bütün sırlarını Mary ile paylaştı.Tom shared all his secrets with Mary.
Onunla bir oda paylaşmaktan rahatsızlık duymam.I don't mind sharing a room with her.
Arabayı ve onun maliyetini paylaşırsak, her ikimiz de yararlanabiliriz.If we share the car and its cost we can both benefit.
Onlar ona ağzının payını verdi.They skinned him alive.
Mary oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmak istemiyor.Mary doesn't want to share her toys with her friends.
Erkek kardeşinle paylaşmalısın, Mary.You need to share with your brother, Mary!
Duygunu paylaşıyorum.My heart goes out to you.
Tom öğle yemeğini benimle paylaştı.Tom shared his lunch with me.
Erkek kardeşim ve ben aynı odayı paylaşıyoruz.My brother and I share the same room.
Son olarak, grupla paylaşılacak başka bir şey var mı?Lastly, is there anything else to share with the group ?
Tom ve ben aynı değerleri paylaşmayız.Tom and I don't share the same values.
Tom ve Mary parayı kendi aralarında paylaştılar.Tom and Mary divided the money between themselves.
Tom ve Mary akşam yemeğinden sonra bir şişe kırmızı şarabı paylaştı.Tom and Mary split a bottle of red wine after dinner.
Tom ofisini Mary ile paylaşıyor.Tom shares his office with Mary.
Kendi payıma düşeni yapabilirim.I can carry my own weight.
Hazineyi neden seninle paylaşmalıyım.Why should I share the treasure with you?
"Hazineyi neden seninle paylaşmalıyım?" "Bir anlaşmamız olduğunu düşünmüştüm.""Why should I share the treasure with you?" "I thought we had an agreement."
Paylaşabilir miyim?Can I share?
Paylaşılan bir dil vardır.There is a shared language.
Tom erkek kardeşiyle bir yatak odasını paylaşıyor.Tom shares a bedroom with his brother.
Paylaşmak ister misin?Would you like to share?
Bunu benimle paylaştığın için teşekkürler.Thanks for sharing this with me.
Tom çikolatasını arkadaşıyla paylaştı.Tom shared his chocolate bar with his friend.
Arkadaşlarınız ve ailenizle bu dilekçeyi paylaşmak için lütfen aşağıdaki mesajı gönderin.Please forward the message below to share this petition with your friends and family.
Dün o kıl payı kurtuldu.She had a narrow escape yesterday.
O, bu öğleden sonra kıl payı kurtuldu.He had a narrow escape this afternoon.
Apartmandaki herkes bir mutfağı paylaşır.Everyone in the apartment block shares a kitchen.
Bunu paylaşmak zorundayız.We've got to share this.
Eylem payımızı gördük.We've seen our share of action.
Tom'la bir odayı paylaşmayı umursamıyorum.I don't mind sharing a room with Tom.
Onu paylaşmak istiyor musun?Do you want to share it?
Ben bunu Tom'la paylaşmıyorum.I'm not sharing this with Tom.
Bu kentin bisiklet paylaşım hizmeti vardır.This city has a bike-sharing service.
Sadece paydos edelim, değil mi?Let's just call it a day, shall we?
Neden yemeğimi Tom'la paylaşmalıyım?Why should I share my food with Tom?
Tom şeyleri paylaşmayı sevmez.Tom doesn't like to share things.
Belki paydos etmeliyiz.Perhaps we should call it a night.
Tom kıl payı öldürülmekten kaçtı.Tom narrowly escaped being killed.
Anne, Tom benimle paylaşmayacak!Mom, Tom won't share with me!
Bir daireyi Tom'la paylaştığını duydum.I heard that you share an apartment with Tom.
Odasını kız kardeşi ile birlikte paylaşmak zorunda kaldı.He had to share his room with his sister.
O, odasını erkek kardeşiyle paylaşmak zorundaydı.She had to share her room with her brother.
Odasını erkek kardeşiyle paylaşmak zorunda kaldı.He had to share his bedroom with his brother.
Tom sandviçini benimle paylaştı.Tom shared his sandwich with me.
Tom çorbasını benimle paylaştı.Tom shared his soup with me.
Tom üç arkadaşı ile bir daireyi paylaşıyor.Tom shares an apartment with three friends.
Mary Tom'la paylaştığı tüm mutlu zamanları düşünerek plajda oturdu.Mary sat on the beach thinking about all the happy times she'd shared with Tom.
Kuzeyden uçan sincaplar genellikle kış aylarında yuvalarını paylaşır.Northern flying squirrels often share nests during the winter.
Ev işlerini paylaşıyoruz.We share the housework.
Bir banyoyu paylaşmak o kadar da kötü değildir.Sharing a bathroom's not so bad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
pay ile cümle - Sayfa 5 - pay kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App