Ana içeriğe geç
Sözlük

payı ile cümle

payı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.Então o Senhor possuirá a Judá como sua porção na terra santa, e ainda escolherá a Jerusalém.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.És birtokba veszi az Úr Júdát, mint az õ osztályrészét a szent földön, és újra magáévá fogadja Jeruzsálemet.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.Ja Herra ottaa Juudan perintöosaksensa pyhässä maassa ja valitsee vielä Jerusalemin.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.Jehovah poseerá a Judá como su heredad en la tierra santa, y de nuevo escogerá a Jerusalén
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.여호와께서 장차 유다를 취하여 거룩한 땅에서 자기 소유를 삼으시고 다시 예루살렘을 택하시리니
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.L`Éternel possédera Juda comme sa part Dans la terre sainte, Et il choisira encore Jérusalem.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.Tehdy dědičně ujme Hospodin Judu, díl svůj, v zemi svaté, a vyvolí zase Jeruzalém.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.Und der HERR wird Juda erben als sein Teil in dem heiligen Lande und wird Jerusalem wieder erwählen.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.И Господ ще наследи Юда за Свой дял в светата земя, и пак ще избере Ерусалим.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.Тогда Господь возьмет во владениеИуду, Свой удел на святой земле, и снова изберет Иерусалим.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.ונחל יהוה את יהודה חלקו על אדמת הקדש ובחר עוד בירושלם׃
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.والرب يرث يهوذا نصيبه في الارض المقدسه ويختار اورشليم بعد.
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.耶 和 華 必 收 回 猶 大 作 他 聖 地 的 分 、 也 必 再 揀 選 耶 路 撒 冷
RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.耶和華 必 收回 猶大 作 他 聖地 的 分 、 也 必 再 揀選 耶路撒冷
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Då svarade Rakel och Lea och sade till honom: »Hava vi numera någon lott eller arvedel i vår faders hus?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Da svarte Rakel og Lea og sa til ham: Har vi vel ennu nogen lodd og arv i vår fars hus?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Então lhe responderam Raquel e Léia: Temos nós ainda parte ou herança na casa de nosso pai?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,In odgovorita Rahela in Leja ter mu rečeta: Imamo li še delež in dedino v hiši najinega očeta?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,라헬과 레아가 그에게 대답하여 가로되 우리가 우리 아버지 집에서 무슨 분깃이나 유업이나 있으리요
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Lalu Lea dan Rahel menjawab, "Tidak ada bagian lagi dari kekayaan ayah kami yang akan kami warisi
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Rachele e Lia gli risposero: «Abbiamo forse ancora una parte o una eredità nella casa di nostro padre
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Rahela şi Lea au răspuns, şi i-au zis: ,,Mai avem noi oare parte şi moştenire în casa tatălui nostru?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Raquel y Lea le respondieron diciendo: --¿Acaso tenemos todavía parte o heredad en la casa de nuestro padre
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Så svarede Rakel og Lea ham: "Har vi vel mere Lod og Del i vor Faders Hus?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Silloin Raakel ja Leea vastasivat ja sanoivat hänelle: "Ei meillä ole enää osaa eikä perintöä isämme talossa.
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Tedy odpověděly mu Ráchel a Lía, řkouce: Zdaž ještě máme díl jaký a dědictví v domě otce našeho?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Рахил и Лия в отговор му рекоха: Имаме ли ние още дял или наследство в бащиния си дом?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Рахиль и Лия сказали ему в ответ: есть ли еще нам доля и наследство в доме отца нашего?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,ותען רחל ולאה ותאמרנה לו העוד לנו חלק ונחלה בבית אבינו׃
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,فاجابت راحيل وليئة وقالتا له ألنا ايضا نصيب وميراث في بيت ابينا.
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,拉 結 和 利 亞 回 答 雅 各 說 、 在 我 們 父 親 的 家 裡 還 有 我 們 可 得 的 分 麼 、 還 有 我 們 的 產 業 麼
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,拉結 和 利亞 回答 雅 各 說 、 在 我 們 父親 的 家裡還 有 我 們可得 的 分麼 、 還有 我 們 的 產業麼
RCOP’nin toplam bütçesi 187 milyon Euro olup, AB’nin katkı payı %75’tir.Bugetul total al RCOP este de 187 de milioane de euro, cu o contribuţie UE de 75 %.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Estou apenas usando o numerador o derivada de segunda ordem.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Ik heb net gebruikt de teller van de tweede afgeleide.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Používal jsem čitatel druhé derivace.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Sólo he estado usando el numerador de la segunda derivada.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -لقد كنت استخدم بسط المشتقة الثانية
Sadece payı ve paydayı 4 ile çarpın.단지 분자와 분모에 4를 곱해준 것뿐입니다.
Sadece payı ve paydayı 4 ile çarpın.Solo multiplicamos el numerador y denominador por 4. más sobre "20"
Sadece payı ve paydayı 4 ile çarpın.نضرب البسط والمقام بـ 4
Sadece payı ve paydayı 4 ile çarpın.分母が20です。
Sadece payı yapıyorum. x^n+ (n¦1)x^n-1.Δx +(n¦2)x^n-2.(Δx )^2+...Esto va a ser igual a-- Sólo calculo el numerador, x al n más las combinaciones de n en 1.
Sadece payı yapıyorum. x^n+ (n¦1)x^n-1.Δx +(n¦2)x^n-2.(Δx )^2+...هذا سيساوي --سوف اتعامل مع البسط-- x^n + n اختار 1
Sakın unutmayın, ben bu işlemde payı da paydayı da aynı sayıyla bölüyorum. .지금 우리는 분모 분자를 나누고 있는 것입니다 분모 분자를 같은 수로 나누고 있는 것입니다
Sakın unutmayın, ben bu işlemde payı da paydayı da aynı sayıyla bölüyorum. .وتذكروا، انني اقسم كل --في اي من هذه الخطوات، اقوم بقسمة البسط والمقام على نفس العدد--
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ikke del eller lodd i dette ord; for ditt hjerte er ikke rett for Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ikke Del eller Lod i dette Ord; thi dit Hjerte er ikke ret for Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ingen del eller lott i det som här är fråga om, ty ditt hjärta är icke rättsinnigt inför Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du wirst weder Teil noch Anfall haben an diesem Wort; denn dein Herz ist nicht rechtschaffen vor Gott.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ei sinulla ole osaa eikä arpaa tähän sanaan, sillä sinun sydämesi ei ole oikea Jumalan edessä.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Engkau tidak punya hak untuk ikut di dalam pekerjaan kami, sebab hatimu tidak benar terhadap Allah
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Il n`y a pour toi ni part ni lot dans cette affaire, car ton coeur n`est pas droit devant Dieu.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.하나님 앞에서 네 마음이 바르지 못하니 이 도에는 네가 관계도 없고 분깃 될것도 없느니라
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nemáš dielu ani losu v tejto veci, lebo tvoje srdce nie je priame pred Bohom.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nemáš dílu ani losu v této věci; nebo srdce tvé není upřímé před Bohem.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ngươi chẳng có phần hoặc số trong việc nầy ; vì lòng ngươi chẳng ngay_thẳng trước mặt Ðức_Chúa_Trời .
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ngươi chẳng có phần hoặc số trong việc nầy; vì lòng ngươi chẳng ngay thẳng trước mặt Ðức Chúa Trời.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nie masz w tej rzeczy cząstki, ani losu, gdy serce twoje nie jest proste przed obliczem Bożem.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nincsen néked részed, sem örökséged e dologban, mert a te szíved nem igaz az Isten elõtt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
payı ile cümle - Sayfa 45 - payı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App