Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Rahela şi Lea au răspuns, şi i-au zis: ,,Mai avem noi oare parte şi moştenire în casa tatălui nostru?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Raquel y Lea le respondieron diciendo: --¿Acaso tenemos todavía parte o heredad en la casa de nuestro padre
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Så svarede Rakel og Lea ham: "Har vi vel mere Lod og Del i vor Faders Hus?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Silloin Raakel ja Leea vastasivat ja sanoivat hänelle: "Ei meillä ole enää osaa eikä perintöä isämme talossa.
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Tedy odpověděly mu Ráchel a Lía, řkouce: Zdaž ještě máme díl jaký a dědictví v domě otce našeho?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Рахил и Лия в отговор му рекоха: Имаме ли ние още дял или наследство в бащиния си дом?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Рахиль и Лия сказали ему в ответ: есть ли еще нам доля и наследство в доме отца нашего?
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,ותען רחל ולאה ותאמרנה לו העוד לנו חלק ונחלה בבית אבינו׃
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,فاجابت راحيل وليئة وقالتا له ألنا ايضا نصيب وميراث في بيت ابينا.
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,拉 結 和 利 亞 回 答 雅 各 說 、 在 我 們 父 親 的 家 裡 還 有 我 們 可 得 的 分 麼 、 還 有 我 們 的 產 業 麼
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,拉結 和 利亞 回答 雅 各 說 、 在 我 們 父親 的 家裡還 有 我 們可得 的 分麼 、 還有 我 們 的 產業麼
RCOP’nin toplam bütçesi 187 milyon Euro olup, AB’nin katkı payı %75’tir.Bugetul total al RCOP este de 187 de milioane de euro, cu o contribuţie UE de 75 %.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Estou apenas usando o numerador o derivada de segunda ordem.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Ik heb net gebruikt de teller van de tweede afgeleide.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Používal jsem čitatel druhé derivace.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Sólo he estado usando el numerador de la segunda derivada.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -لقد كنت استخدم بسط المشتقة الثانية
Sadece payı ve paydayı 4 ile çarpın.단지 분자와 분모에 4를 곱해준 것뿐입니다.
Sadece payı ve paydayı 4 ile çarpın.Solo multiplicamos el numerador y denominador por 4. más sobre "20"
Sadece payı ve paydayı 4 ile çarpın.نضرب البسط والمقام بـ 4
Sadece payı ve paydayı 4 ile çarpın.分母が20です。
Sadece payı yapıyorum. x^n+ (n¦1)x^n-1.Δx +(n¦2)x^n-2.(Δx )^2+...Esto va a ser igual a-- Sólo calculo el numerador, x al n más las combinaciones de n en 1.
Sadece payı yapıyorum. x^n+ (n¦1)x^n-1.Δx +(n¦2)x^n-2.(Δx )^2+...هذا سيساوي --سوف اتعامل مع البسط-- x^n + n اختار 1
Sakın unutmayın, ben bu işlemde payı da paydayı da aynı sayıyla bölüyorum. .지금 우리는 분모 분자를 나누고 있는 것입니다 분모 분자를 같은 수로 나누고 있는 것입니다
Sakın unutmayın, ben bu işlemde payı da paydayı da aynı sayıyla bölüyorum. .وتذكروا، انني اقسم كل --في اي من هذه الخطوات، اقوم بقسمة البسط والمقام على نفس العدد--
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ikke del eller lodd i dette ord; for ditt hjerte er ikke rett for Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ikke Del eller Lod i dette Ord; thi dit Hjerte er ikke ret for Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ingen del eller lott i det som här är fråga om, ty ditt hjärta är icke rättsinnigt inför Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du wirst weder Teil noch Anfall haben an diesem Wort; denn dein Herz ist nicht rechtschaffen vor Gott.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ei sinulla ole osaa eikä arpaa tähän sanaan, sillä sinun sydämesi ei ole oikea Jumalan edessä.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Engkau tidak punya hak untuk ikut di dalam pekerjaan kami, sebab hatimu tidak benar terhadap Allah
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Il n`y a pour toi ni part ni lot dans cette affaire, car ton coeur n`est pas droit devant Dieu.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.하나님 앞에서 네 마음이 바르지 못하니 이 도에는 네가 관계도 없고 분깃 될것도 없느니라
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nemáš dielu ani losu v tejto veci, lebo tvoje srdce nie je priame pred Bohom.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nemáš dílu ani losu v této věci; nebo srdce tvé není upřímé před Bohem.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ngươi chẳng có phần hoặc số trong việc nầy ; vì lòng ngươi chẳng ngay_thẳng trước mặt Ðức_Chúa_Trời .
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ngươi chẳng có phần hoặc số trong việc nầy; vì lòng ngươi chẳng ngay thẳng trước mặt Ðức Chúa Trời.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nie masz w tej rzeczy cząstki, ani losu, gdy serce twoje nie jest proste przed obliczem Bożem.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nincsen néked részed, sem örökséged e dologban, mert a te szíved nem igaz az Isten elõtt.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Non v'è parte né sorte alcuna per te in questa cosa, perché il tuo cuore non è retto davanti a Dio
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Tu n'ai nici parte, nici sorţ în toată treaba aceasta, căci inima ta nu este curată înaintea lui Dumnezeu.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Tu não tens parte nem sorte neste ministério, porque o teu coração não é reto diante de Deus.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Tú no tienes parte ni suerte en este asunto, porque tu corazón no es recto delante de Dios
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.U hebt hier part noch deel aan. U staat niet zuiver voor God. Vreselijk dat u met zo'n voorstel aankomt.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Συ δεν εχεις μεριδα ουδε κληρον εν τω λογω τουτω διοτι η καρδια σου δεν ειναι ευθεια ενωπιον του Θεου.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Затуй, покай се от това твое нечестие, и моли се Господу дано ти се прости тая помисъл на сърцето ти;
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Нема для тебе частини, анї долї в речі сїй, серце бо твоє не праве перед Богом.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Нет тебе в сем части и жребия, ибо сердце твое неправо пред Богом.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.אין לך חלק וגורל בדבר הזה כי לבבך איננו ישר לפני האלהים׃
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.ليس لك نصيب ولا قرعة في هذا الامر. لان قلبك ليس مستقيما امام الله.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.你 在 這 道 上 、 無 分 無 關 . 因 為 在 神 面 前 、 你 的 心 不 正
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.你 在 這道 上 、 無分 無關 . 因為 在 神 面前 、 你 的 心不正
Senin gibi işe yaramaz birinden yine de kıl payı daha iyi.Ainda que seja por pouco, é preferível ele do que um imprestável como tu.
Senin gibi işe yaramaz birinden yine de kıl payı daha iyi.Han är ändå att föredra framför en nolla som du.
Senin gibi işe yaramaz birinden yine de kıl payı daha iyi.Han er alligevel at foretrække frem for en taber som dig.
Senin gibi işe yaramaz birinden yine de kıl payı daha iyi.Hän on hitusen parempi kuin sinunlaisesi renttu.
Senin gibi işe yaramaz birinden yine de kıl payı daha iyi.Le prefiero un poco más a él que a un inútil como tú.
Senin gibi işe yaramaz birinden yine de kıl payı daha iyi.Przynajmniej odrobinę przewyższa takiego nicponia jak ty.
Senin gibi işe yaramaz birinden yine de kıl payı daha iyi.Sarà sempre meglio di un buono a nulla come te.
Senin gibi işe yaramaz birinden yine de kıl payı daha iyi.Είναι λίγο προτιμότερος από έναν άχρηστο σαν εσένα!