Ana içeriğe geç
Sözlük

pay ile cümle

pay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle paylaşacak bir kozum var.I have a bone to pick with you.
İşlerini diğerleriyle paylaşmalısın.You must share your jobs with others.
Ben senin fikrini paylaşıyorum.I share your idea.
Pastayı eşit olarak paylaşmak zorundasın.You have to share the cake equally.
Yatak odanı paylaştığın kıza ne oldu?What happened to the girl you were sharing the bedroom with?
Bu, kongre için bir sus payı.It's a sop to Congress.
Üzüntüyü paylaşmak neşeyi paylaşmaktan daha kolaydır.It is easier to sympathize with sorrow than to sympathize with joy.
Küçük kız gölde boğulmaktan neredeyse kıl payı kurtuldu.It was a close call when the little girl almost drowned in the lake.
Kıl payı kurtuldu.That was a close call.
Hesabı paylaşalım.Let's split it.
Kazancı hepimizin arasında paylaştık.We shared the profit among us all.
Tahminlerimizde hata payı bıraktık.We left a margin for error in our estimates.
Kıl payı ölümden kurtulduk.We escaped death by a hair's breadth.
Yararı beraber paylaştık.We shared the benefit together.
Gittikçe artan sayıda evli çift ev işlerini paylaşıyor.More and more married couples share household chores.
Yağmur yağmaya başlıyor. Lütfen şemsiyemi paylaş.It's beginning to rain. Please share my umbrella.
Biz kazayı kıl payı ıskaladık.We narrowly missed the accident.
Biz kazadan kıl payı kurtulduk.We narrowly missed the accident.
Bill ve Joan şekeri aralarında paylaştırdılar.Bill and Joan divided the candy between them.
Lütfen şemsiyemi paylaşın.Please share my umbrella.
Sonunda babasının paylaştığı haberle annesine gitmeye karar verdi.He finally decided to go to his mother with the news his father had shared.
Beni öyle paylama.Don't tell me off like that.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldu.The old man narrowly escaped being run over by a car.
Kız hepimizin paylaştığı korkuyla bağırdı.The girl screamed with fear, which we all shared.
Payınızdan memnun değilseniz, onu biraz daha cazip yaparım.If you are not satisfied with your share, I'll make it a bit more attractive.
Erkek kardeşim ve ben odayı paylaştık.My brother and I shared the room.
Çocuk kıl payı boğulmaktan kurtuldu.The boy narrowly escaped drowning.
Banka, kar payını % 20 oranında yükseltti.The bank has raised its dividend by 20%.
Parayı arkadaşımla yarı yarıya paylaştım.I halved the money with my pal.
Para üçü arasında pay edildi.The money was divided among the three.
Biz parayı aramızda paylaştık.We divided the money between us.
Pizzayı üçünüz arasında paylaştırın.Divide the pizza among you three.
Şekerlemeyi aranızda paylaşın.Divide the candies among you.
Dairedeki herkes mutfağı paylaşır.Everyone in the apartment house shares the kitchen.
Tüm yarışmacılar pastadan paylarını almaya çalışıyor.All the competitors are trying to get their piece of the pie.
Niçin kurabiyelerini Jim'le paylaşmıyorsun?Why don't you share your cookies with Jim?
Bu, pazar payımızı artırmak için büyük bir fırsat.This is a great opportunity to increase our market share.
İşte senin pasta payın.Here is your share of the cake.
Bunu biriyle paylaşma.Don't share this with anyone.
Keki ikiniz arasında paylaştır.Divide the cake between you two.
Kate onun acısını paylaştı.Kate sympathized with him.
Bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldum.I narrowly escaped being hit by a car.
Kazadan kıl payı kurtuldum.I escaped the accident by the skin of my teeth.
Karı paylaşmada anlaşalım.Let's agree to share in the profits.
Aslan payını hep sen alıyorsun!You always take the lion's share!
Bu iki çocuk aynı yatakhane odasını paylaşır.Those two boys share the same dormitory room.
İş payınızı yapmadığınız için her zaman mazeretler yaparsınız.You always make excuses for not doing your share of the work.
Neden bir odayı paylaşmıyoruz?Why don't we share a room?
Şemsiyeni paylaşabilir miyim?May I share your umbrella?
Korkarım ki paydos etmek zorunda kalacağım.I'm afraid I'll have to call it a day.
Patlamadan kıl payı kurtulduk.We had a narrow escape from the explosion.
Şemsiyemi paylaşmaz mısın?Won't you share my umbrella?
Ben bir yabancıyla otel odasını paylaşmak istemiyorum.I don't want to share the hotel room with a stranger.
Bir kamyon tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldum.I narrowly escaped being run over by a truck.
Kız kardeşimle bir yatak odasını paylaşıyorum.I share a bedroom with my sister.
Odayı onuna paylaşmanın benim için sakıncası yok.I don't mind sharing the room with him.
Babamla aynı görüşü paylaşmıyorum.I don't see eye to eye with my father.
Bana babamın servetinden küçük bir pay verildi.I was given a minor share of my father's wealth.
Odayı kız kardeşimle paylaşıyorum.I share the room with my sister.
Ev işini paylaşmayı kabul ettik.We agreed to share the housework.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod