Solda gizli bir patika var.There's a secret path on the left.
Biz ormanda bir patika açtık.We cleared a path through the woods.
O bir yol değil fakat bir patika.It's not a road, but a path.
Dar bir patika boyunca yürüdük.We walked along a narrow path.
Ben patika boyunca yürüdüm.I walked along the footpath.
Ormanda bir patika var.There is a path through the wood.
Düşmüş bir ağaç patikayı kapadı.A fallen tree blocked the path.
Onlar dar bir patika boyunca yürüdüler.They walked along a narrow path.
Tarlaların içinde bir patika var.There is a path through the fields.
Tom bir yılanın patikadan kayışını gördü.Tom saw a snake slither across the path.
Patika dardı.The path was narrow.
Bu patika nereye gidiyor?Where does this path go to?
Bu patika nereye çıkıyor?Where does this trail lead?
Benim evim bir bisiklet patikasının yanında.My house is near a bike trail.
Ormanın içinde bir patika var.There's a trail in the forest.
Patikanın sonunda bir köy var.There's a village at the end of the trail.
Neden bu patikadan plaja inmiyoruz?Why don't we take this path down to the beach?
Patika karla kaplıydı.The trail was covered in snow.
16 yaşındayken Sullenberger, Aeronca 7DC'de evinin yakınındaki özel bir patikada uçmayı öğrendi.At 16, Sullenberger learned to fly in an Aeronca 7DC from a private airstrip near his home.
Bu patika yolunun bazı kısımları henüz tamamlanmamıştır.Some sections of this pathway have not yet been completed.
Tank tarafından zarar gören hapishane patikasında uyandıktan sonra Glenn, Maggie'nin ismini bağırır.After awakening on a prison walkway that was destroyed by the tank, Glenn Rhee calls for Maggie.
1942 yılında kolordu komutanı olarak Kokoda Patikası Seferi'ne kumanda etti.In 1942, as a corps commander, he commanded the land forces in the Kokoda Track campaign.
Uzun mesafeli bir patika olan Yorksire Wolds Way Ulusal Yolu köyün doğu ucundan geçmektedir.The Yorkshire Wolds Way National Trail, a long distance footpath passes to the east of the village.
Halbuki patikayı tutma görevini kendi istekleriyle almışlardı.They were pleased with his works, and endeavoured to obtain his release.
Civardaki patika çok güzeldir.Siz dolaşırken biz de barbekülerinizi hazırlıyor olacağız.The trails around here are really nice. We'll be preparing the bbq while you're gone.
Patikadan aşağı yönelir.He's going down the path.
Patikada bir şey görür.He sees something in the path.
Kanlı kaplı patikalar önceden geçtiğim yollar...The paths with his blood were the ones that I've walked...
O zaman kansız bir patika bulmalıyım şimdi anladım !So I should take the one without his blood! I've got it now!
Ve biz bütün yol boyunca, bu patikadan yürüdük.And we walked up this pathway, all the way up.
Bu nöronlar oldukça farklı motor patikaları oluşturabilir.Bu nöronlar oldukça farklı motor patikaları oluşturabilir.
‹‹Çölde haykıran, ‹Rabbin yolunu hazırlayın, Geçeceği patikaları düzleyin› diye sesleniyor.››The voice of one crying in the wilderness, Prepare ye the way of the Lord, make his paths straight.
htdig programının patikasını buraya girin, örn. / usr/ local/ bin/ htdigEnter the path to your htdig program here, e. g. / usr/ local/ bin/ htdig
htsearch programının patikasını buraya girin, örn. / usr/ local/ bin/ htsearchEnter the path to your htsearch program here, e. g. / usr/ local/ bin/ htsearch
htmerge programının patikasını buraya girin, örn. / usr/ local/ bin/ htmergeEnter the path to your htmerge program here, e. g. / usr/ local/ bin/ htmerge
Ekli Arama PatikalarıAdditional Search Paths
Pilot patikasını ve yetkilerini kontrol edin.Check Pilot path and permissions.
Sayısız patikası ve dar sokakları sizi harika yerlere götürüyor.Numerous pathways and narrow alleys lead to many wonderful spots.
Ayrıca, ana karstik mağara aydınlatma efektleri ve güvenli bir patika ile donatılmıştır.Furthermore, the main karst cave was equipped with lighting effects and a secure footpath.
Peygamber oradan solda kaldı; El-abū'ah ile birleştiği Yalyal patikasından aşağı inerken.From there the Prophet kept left; coming down the Yalyal trail where it joined al-Ḍabū'ah.
ABD, Utah'ta bir patikada cross-country dağ bisikletçisi.A cross-country mountain biker on a trail in Utah, USA.
Theodore Roosevelt County Park'taki patikalardan Montaukett eserleri ve ter kulübeleri görülebilir.Montaukett artifacts and sweat lodges are visible from trails at Theodore Roosevelt County Park.
Kanyonun içindeki zorlu patikadan yürüyerek geçmek yaklaşık altı saat sürer.It takes about six hours to pass through the canyon by foot on a tough trail.
Köyden mağaraya, nehir kenarındaki dar bir patika ulaşılmaktadır.A narrow path by the river leads from the village to the cave.
Çalışmaları çok başarılıydı: dizi, insanların dikkatini Ulusal Mavi Patika'ya çekti.Their work was very successful: the series drew people's attention to the National Blue Trail.
Değişen bu aktivasyon, STS’yi fonolojik patika ile bağlantılı yapmaktadır. [1]This changing activation links the STS with the phonological pathway.[1]
Darién Boşluğu'ndaki orman patikasıForest path in the Darién Gap (Abya Yala)
Filmde Kızılderililer Oregon Patikası Yavaş sinemaNative Americans in film Oregon Trail Slow cinema
Myra-Bellevue Park'ın Angel Springs Patika Başı yakınlarında yetişen yaz alt örtüsüSummer understory growing near the Angel Springs Trailhead of Myra-Bellevue Park
O bir yol değil fakat bir patika.Das ist keine Straße, sondern ein Pfad.
Halbuki patikayı tutma görevini kendi istekleriyle almışlardı.Ungeachtet dessen pflegte er seinen Verpflichtungen gewissenhaft nachzukommen.
Patika yer yer kaybolsa da zirveye kadar devam etmektedir.Als sie von ihm weggeht, folgt er ihr und sie laufen auf den Bergen weiter.
Bu patika yolunun bazı kısımları henüz tamamlanmamıştır.Einzelne Teile dieses Führerbunkers wurden jedoch nicht fertig gestellt.
Haritaya göre geçilmesi mümkün olmayan yerlerde düzgün yollar ve patikalar bulunuyordu.Wie im Prospekt zu erkennen, mussten auf der Fahrt dahin recht unwegsame Strecken überwunden werden.
Bu yürüyüş patikasının "resmi-olmayan" uzantıları da bulunmaktadır.Es treten daher keine noch so kleinen „Treppenstufen“ in der Bilddarstellung auf.
Bel sözcüğü patika, yol, geçit demektir.Do bedeutet wörtlich Weg, Straße oder Pfad.
O bir yol değil fakat bir patika.Ce n'est pas une route, mais un sentier.
Bazı bisiklet yolları özel olarak işaretlenmiş "bisiklet patikası" konumundadır.Des sites spécialisées consacrés spécifiquement au vélo électrique voient le jour.
Uzun mesafeli bir patika olan Yorksire Wolds Way Ulusal Yolu köyün doğu ucundan geçmektedir.De nos jours le Chemin de Glyndŵr, sentier national de longue distance, passe par la ville.
Parkta çeşitli yürüyüş patikaları ve kamping yerleri bulunmaktadır.De nombreux sentiers pédestres et terrains de camping sont dispersés dans le parc.