Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Nun, da meine Firma Fark augenscheinlich mit Nachrichten arbeitet, verstießen wir nicht gegen dieses Patent.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Pero mi empresa, Fark, aparentemente maneja noticias y eso significa que no estábamos violando la patente.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Моя компания Fark работает с новостями, значит, по всей видимости, мы не нарушали этот патент.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.Моя компанія, Fark, начебто працює з новинами, і в результаті, ми не порушували цього патенту.
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.החברה שלי, פארק, מתעסקת כביכול בחדשות, ולכן
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.الآن، فارك، شركتي تتعامل ظاهريا مع الأخبار، وكنتيجة
Benim şirketim Fark haberlerle ilgileniyor ve sonuç olarak aslında bu patenti ihlal etmiyorduk.表向きはニュースを扱っていて 結果として 特許を侵害していないということになります
Ben sadece birazcık abartıyorüm. Ama bu geniş bir patent.제가 조금 과장을 했지만 이 특허는 많은 걸 포함합니다.
Ben sadece birazcık abartıyorüm. Ama bu geniş bir patent.אני קצת מגזים. זהו פטנט רחב.
Ben sadece birazcık abartıyorüm. Ama bu geniş bir patent.أنا أبالغ قليلاً فقط. إنها براءة اختراع واسعة.
Ben sadece birazcık abartıyorüm. Ama bu geniş bir patent.このアイディアを 所有できるでしょうか
- Bilski davasının kendisi bir kişinin iş yöntemi ya da yazılımların patentini -[Ces hommes espčrent gagner un brevet sur une méthode d'affaires sur la couverture des risques.]
- Bilski davasının kendisi bir kişinin iş yöntemi ya da yazılımların patentini -"Me tienes que conceder esa patente."
- binlerce musıkî fikir patentinin etrafından dolaşmanız gerekecek.Et ainsi il couvrait la quasi-totalité de l'e-commerce.
- binlerce musıkî fikir patentinin etrafından dolaşmanız gerekecek.Nunca hubo necesidad de usar patentes en el campo de la música.
- bir bireşimi değiller, ki bunlar patentlenebilen diğer bazı kategorilerdir.Et maintenant cette personne porte plainte contre l'office des brevets, en disant :
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Erstens, kämpfen Sie möglichst nicht gegen das Patent sondern gegen den Verstoß.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Først og fremmest, hvis du kan, lad være med at bekæmpe patentet, bekæmp krænkelsen.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Întâi de toate, dacă poţi, nu te lupta pentru brevet, ci pentru încălcarea lui.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.첫째, 만약 할 수만 있다면, 특허와 싸우지 말고, 침해와 싸우란 것입니다.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Prima di tutto, se potete, non contrastate il brevetto, contrastate l'infrazione.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Primeiro, se você puder, não lute contra a patente, lute contra a infracção.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Primero, si se puede, no luchar la patente, luchar la infracción.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Przede wszystkim, jeśli się da, nie walcz z patentem, walcz w sprawie naruszenia.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Ten eerste: als je kan, vecht dan niet het patent aan, maar de inbreuk.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Trước hết, nếu bạn có thể, đừng đối đầu với bằng sáng chế, hãy chống lại sự vi phạm
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Za prvé, pokud to jde, oponujte narušení patentu, ne patent.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Πρώτα απ' όλα, αν μπορείτε, μην πολεμάτε την πατέντα, αλλά την παραβίαση της.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Во-первых, если это возможно, не боритесь с патентом, боритесь с нарушениями.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.На първо място, ако можете, не се борете с патента, борете се с нарушението.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.Перш за все, якщо можете, не боріться проти патенту, боріть з порушеннями.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.ראשית, אם אתם יכולים, אל תלחמו בפטנט, תלחמו בהפרה.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.أولا، إن أمكنك، لا تحارب براءة الاختراع بل حارب الخرق.
Birincisi patentle savaşmayın, ihlalle savaşın.侵害について争うべきだということです 特許をくつがえすことは非常に困難ですが
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.C'è una differenza chiave con il pool brevetti degli aeroplani.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Er is een belangrijk verschil met de patent pool voor vliegtuigen.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Es gibt einen wesentlichen Unterschied zu der Flugzeug-Patentgemeinschaft.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Există o diferență majoră față de plaja brevetelor pentru avioane.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Há uma diferença crucial com a bolsa de patentes dos aviões.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Hay una diferencia clave con el fondo de patentes de aviones.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Il y a une différence de taille avec la communauté de brevets aéronautique.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Istnieje jednak znacząca różnica w porównaniu z lotniczą pulą patentową.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Je tu však jeden rozdiel v porovnaní s patentmi lietadiel.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.이 점이 항공기 특허 공유 연합과 다른 부분입니다.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Ở đây có một sự khác biệt quan trọng với Quỹ bằng sáng chế của máy bay.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Але цей проект суттєво відрізняється від Єдиної бази патентів на літаки.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Есть одно ключевое отличие от патентного объединения военных самолётов.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.Има една ключова разлика от банките на самолети.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.יש הבדל גדול אחד ממאגר הפטנטים של התעופה.
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.هنالك فارق جوهري مع تجمُع براءات إختراع الطائرة
Bir kilit fark var uçak patent havuzuyla arasında.一つ大事な違いがあります。 医薬品特許プールは(強制ではなく)任意の自発的な機構です。
BİRLEŞİK DEVLETLERDE İKİYÜZBİNDEN FAZLA YAZILIM PATENTİ KABUL EDİLDİNEGLI STATI UNITI SONO STATI RILASCIATI PIU' DI 200.000 BREVETTI SOFTWARE
Birleşik Devletler'de telif haklarının ve patent düzenlemelerinin çıkışı bu dengesizliği hedef alıyordu.Aux États-Unis, l'introduction des copyrights et des brevets tentait de résoudre ce déséquilibre.
Birleşik Devletler'de telif haklarının ve patent düzenlemelerinin çıkışı bu dengesizliği hedef alıyordu.Cho nên ở Mỹ, sự xuất hiện các đạo luật bản quyền và bằng phát minh là nhằm để chỉnh đốn sự bất công này.
Birleşik Devletler'de telif haklarının ve patent düzenlemelerinin çıkışı bu dengesizliği hedef alıyordu.En los Estados Unidos, la introducción de copyrights y patentes tuvo la intención de apuntar a este desbalance
Birleşik Devletler'de telif haklarının ve patent düzenlemelerinin çıkışı bu dengesizliği hedef alıyordu.In de VS, de introductie van auteursrechten en patenten was bestemd om deze onbalans aan te pakken
Birleşik Devletler'de telif haklarının ve patent düzenlemelerinin çıkışı bu dengesizliği hedef alıyordu.În SUA introducerea drepturilor de copiere şi a brevetelor a intenţionat să răspundă acestui dezechilibru.
Birleşik Devletler'de telif haklarının ve patent düzenlemelerinin çıkışı bu dengesizliği hedef alıyordu.I USA var introduktionen af ophavsret og patenter, ment som en løsning på denne skævhed.
Birleşik Devletler'de telif haklarının ve patent düzenlemelerinin çıkışı bu dengesizliği hedef alıyordu.미국에서 저작권과 특허 제도를 도입한 것은 이러한 불균형을 해소시키기 위함이었습니다.
Birleşik Devletler'de telif haklarının ve patent düzenlemelerinin çıkışı bu dengesizliği hedef alıyordu.Negli Stati Uniti furono introdotti i diritti d'autore e i brevetti proprio a causa di questo squilibrio.