Patates salatası sever.Ze houdt van aardappelsalade.
Getirdikleri bitki örnekleri arasında patates de vardır.Wśród eksponowanych roślin znajdowały się między innymi okazy ziemniaka.
Ahlat ilçesindeki patates üretiminin yaygın olarak yapıldığı köylerdendir.Znane są w całym województwie z uprawy ziemniaka na dużą skalę.
Bir patatestir.Kiszka ziemniaczana.
Jonas Alströmer, İsveç'te patates yetiştiriciliğini başlatmasıyla bilinmektedir.Jonas Alströmer är den som blivit mest känd för sina insatser för att få potatisen populär i Sverige.
Patates ve pancar üretimi öncelikli tarım ürünüdür.Jordbruket, som domineras av bananproduktion, är den viktigaste försörjningen.
Tarımda özellikle patates üzerine yoğunlaşılmıştır.Inom jordbruket odlas framför allt potatis i denna landskapstyp.
Balık (özellikle ringa), et ve patates İsveç mutfağında önemli bir yere sahiptir.Fisk (speciellt sill), kött och potatis spelar framstående roller.
Belçika mutfağının en önemli ögeleri çikolata, patates kızartması, waffle ve biradır.Бельгійська кухня знаменита в першу чергу шоколадом, вафлями, картоплею фрі та пивом.
ABA’nın patateste yumru oluşumunu uyardığı saptanmıştır.Я повинна була розповісти і показати, як готується картопля.
Patates ve manyok Güney Amerika’da kültürlendi.Вирощування картоплі і бобів в Південній Америці.
Tırtıklı patates cipsi üretir.Смаком нагадує картопляні чіпси.
Bir patatestir.Наприклад у картоплі.
Gerçek patatesler çekim için ses sahnesinde büyütüldü.Глядачів залучали до малювання маслом на полотні.
Patates salatasını severim.Мені подобається картопляний салат.
Burada patates satın almak mümkün mü?Чи можна тут купити картоплю?
Tom patates sever.Том любить картоплю.
Ekvador'un dağlık bölgelerinde satılan sokak yiyeceği ise kavrulmuş domuz ile birlikte patatestir.Strava nabízena na ulicích v Ekvádoru jsou brambory s opékáným vepřovým masem.
27.000 ton patates üretilir.Celkem bylo vyrobeno 70 900 kusů pickupů.
Geleneksel (Aşkenaz) yiyecekler arasında patatesli krepler (Latkeler) vardır.S poutí je spojováno tradiční pečivo – preclíky.
McDonald's, genel olarak hamburger, çizburger, patates kızartması ve soğuk içecekler satmaktadır.Mezinárodní síť restaurací Burger King nabízí především hamburgery, hranolky a chlazené nápoje.
Nadir olarak patates ekimi yapılır.V nejvyšší míře se pěstují brambory.
Patates ve manyok Güney Amerika’da kültürlendi.Cartofii au fost cultivați în America de Sud.
Ardından döktüklerini kürekle düzenler ve patatesleri koymak için sıra çeker.Lași goluri, le împlinești pe urmă ca să ferești petele...
Patatesi ile tanınır.Este posibil sa se intalneasca cu Potato.
İngiltere'ye ilk domates, patates ve tütün ürünlerini ulaştırdı.Este binecunoscut și datorită faptului că a adus tutunul și cartoful în Irlanda.
Patatesleri ve havuçları soy.Curăță cartofii și morcovii.
Lütfen patatesleri soy.Te rog, curăță cartofii.
Fırınlanmış patatesle biftek istiyorum.Vreau friptură cu cartof copt.
Tom patatesleri soydu.Tom a curățat cartofii.
Pazardan patates aldım.Ellátja Kisapostag filiát.
Patates üretiminde ise 3. sıradadırlar.A termés háromrekeszű toktermés.
Tırtıklı patates cipsi üretir.Nagyapja zeppelineket készít.
Bu sayede İrlanda'da, dolayısıyla İngiltere'de ilk patates üretimi başladı.Työn tuloksena valmistui ensimmäinen Irlannissa valmistettu Irlannin laivastolle tarkoitettu alus.
Tatlı patates Orta Amerika'ya has bir yiyecektir ve burada en az 5,000 yıl öncesinde ekilmeye başlamaktadır.Bataatti kasvaa luonnonvaraisena Keski- ja Etelä-Amerikassa, missä sitä on viljelty ainakin 5000 vuoden ajan.
Patates ve soğan da ekilir.Lisäksi keittoon kuuluu myös perunaa ja kuminaa.
1980'li yıllarda ise pomfrit yerine patates kızartması kullanımı öne çıkmıştır.Karinaisten pitäjäruoaksi valittiin 1980-luvulla perunasoseesta ja ohrajauhosta keitetty pastanttipuuro.
Patatesleri sıradan bir bıçak yerine patates soyacağı ile soymayı tercih ederim.Kuorin perunat mieluummin perunankuorimaveitsellä kuin tavallisella veitsellä.
Uluslararası Patates Yılı.Διεθνές Έτος πατάτας.
Peynirli soğuk patates kızartması yemeyi seviyor.Της αρέσει να τρώει μακαρόνια με τυρί και πίτσα.
Bazı ekmekler de patates unundan yapılmaktadır.Μερικά ψωμιά παρασκευάζονται με άλευρο από άμυλο πατάτας.
Bir patatestir.Έχω μία πίτσα.
Patates ve soğan da ekilir.Ψητό πιπερόριζα και κρεμμύδια προστίθενται επίσης.
Bu patatesler ne kadar ediyor?Πόσο κάνουν αυτές οι πατάτες;
Bu patatesler kaça?Πόσο έχουν αυτές οι πατάτες;
Patates ve manyok Güney Amerika’da kültürlendi.Kartofler og bønner kultiveres i Sydamerika.
Patates, İnkalara özgü olarak kalırken, çikolata ise Aztekler tarafından üretilmekteydi.Kartofler blev dyrket af Inkaerne, og chokolade blev brugt af Aztekerne.
Bir patatestir.Lidt Bossuet?
Getirdikleri bitki örnekleri arasında patates de vardır.Nogle planter blandt de nøgenfrøede, som f.eks.
Patatesi ile tanınır.Jæren er kjent for sine poteter.
Beldede özellikle patates üretimi yapılmaktadır.Foodmark produserer bl.a. potetsalat her.
Şalgam ve patates ile sunulur.Soda og pottaske.
Bir patatestir.Et hønseri.
Jonas Alströmer, İsveç'te patates yetiştiriciliğini başlatmasıyla bilinmektedir.Alströmer terkenal karena memperkenalkan tanaman kentang di Swedia.
En sevdiği yiyecek barbunya ezmesidir ve tatlı patateslerin üzerine tereyağı koymayı sever.Makanan kesukaannya adalah pasta kacang merah dan dia suka menaruh mentega diatas kentang manisnya.
Peynirli soğuk patates kızartması yemeyi seviyor.Orang Belgia memang suka makan kentang goreng.
Haşlanmış patatesleri ezin.Kentang gorengnya beda.
Gerçek patatesler çekim için ses sahnesinde büyütüldü.Para model diwajibkan untuk berpose bak model kenamaan di panggung tersebut.
Patates ve manyok Güney Amerika’da kültürlendi.Singkong dari Karibia dan kentang dari Amerika Selatan.
Ekvador'un dağlık bölgelerinde satılan sokak yiyeceği ise kavrulmuş domuz ile birlikte patatestir.Món ăn trên đường phố tại các vùng núi Ecuador là khoai dùng với thịt lợn quay (hornado).