Patatesleri de vardı. -Ya yakalanırsak?-Tänk om vi åker fast.
Patatesleri de vardı. -Ya yakalanırsak?- Und wenn man uns erwischt?
Patatesleri de vardı.Νομίζω πως έχουν και πατάτες.
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Ale mnie powiesz. Gdzie je dostałaś?
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Nikomu nemusíš říkat, kde ty brambory bereš.
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Razen meni. Kje si ga dobila?
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Δεν χρειάζεται να το πω σε κανέναν που μπορείτε να πάρετε τις πατάτες.
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Не е нужно да казваш на някого къде може да намери картофи. С изключение на мен.
Patates; patateste 48 kromozom var.As batatas têm 48 cromossomas.
Patates; patateste 48 kromozom var.Brambory mají 48 chromozómů.
Patates; patateste 48 kromozom var. Bunu biliyor muydunuz?감자는 48 염색체를 갖습니다. 알고 계셨나요?
Patates; patateste 48 kromozom var. Bunu biliyor muydunuz?Aardappelen, aardappelen hebben 48 chromosomen.
Patates; patateste 48 kromozom var. Bunu biliyor muydunuz?A krumpli: a krumplinak 48 kromoszómája van.
Patates; patateste 48 kromozom var. Bunu biliyor muydunuz?Ziemniaki mają 48 chromosomów - czy byliście tego świadomi?
Patates; patateste 48 kromozom var. Bunu biliyor muydunuz?תפוחי אדמה. לתפוחי אדמה יש 48 כרומוזומים. ידעתם?
Patates; patateste 48 kromozom var. Bunu biliyor muydunuz?البطاطس ،البطاطس تحتوي علي 48 من الكروموسومات. هل تعرف ذلك؟
Patates; patateste 48 kromozom var. Bunu biliyor muydunuz?人間より二つ多くて
Patates; patateste 48 kromozom var.Cartoful are 48 de cromozomi.
Patates; patateste 48 kromozom var.E le patate, le patate hanno 48 cromosomi.
Patates; patateste 48 kromozom var.Kartoffeln, Kartoffeln haben 48 Chromosomen.
Patates; patateste 48 kromozom var.Khoai tây, khoai tây có 48 nhiễm sắc thể.
Patates; patateste 48 kromozom var.Krompir ima 48 kromosomov.
Patates; patateste 48 kromozom var.Las papas, las papas tienen 48 cromosomas.
Patates; patateste 48 kromozom var.Les pommes de terre, elles ont 48 chromosomes.
Patates; patateste 48 kromozom var.Οι πατάτες, οι πατάτες έχουν 48 χρωμοσώματα.
Patates; patateste 48 kromozom var.Картофель, картофель имеет 48 хромосом.
Patates; patateste 48 kromozom var.Картофите - картофите! - имат 48 хромозоми.
Patates ve domates gibi bazıları kasti olarak getirilmiş olup, şimdiye değin ekonomik önemini korumuştur.Initiala beräkningar ger vid handen att motsvarande kostnad i Europa ligger på över 10 miljarder euro per år.
Patates ve domates gibi bazıları kasti olarak getirilmiş olup, şimdiye değin ekonomik önemini korumuştur.Nogle arter som kartoffel og tomat blev indført bevidst og har stadig økonomisk betydning den dag i dag.
Patates ve domates gibi bazıları kasti olarak getirilmiş olup, şimdiye değin ekonomik önemini korumuştur.Η διαδρομή αυτή αποτελεί και σήμερα την κυριότερη πηγή προσβολής.
Patates ve domates gibi bazıları kasti olarak getirilmiş olup, şimdiye değin ekonomik önemini korumuştur.Този маршрут продължава да бъде основен източник на зараза днес.
Patates ya da mısırı dahil etmeyin, çünkü onlar nişasta.No incluyan las patatas, ni maíz, porque esos son almidones.
Patates ya da mısırı dahil etmeyin, çünkü onlar nişasta.אל תכללו תפוחי-אדמה או תירס, כי אלו הם עמילנים.
Patates ya da mısırı dahil etmeyin, çünkü onlar nişasta.なぜならそれらはデンプンだからです では 高く盛られた一皿分の野菜類を食べた方 手を挙げてください
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Até há registo de pessoas executadas por se recusarem a plantar batatas.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Bahkan ada catatan mengenai orang-orang yang dihukum mati karena menolak menanam kentang.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Der er sågar optegnelser over folk, der er blevet henrettet for at nægte at dyrke kartofler.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Det lär till och med har skett avrättningar på grund av vägran att odla potatis.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Dokonce existují záznamy lidí popravených za to, že nechtěli pěstovat brambory.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Er zijn zelfs rapporten van mensen die zijn geëxecuteerd omdat ze weigerden aardappelen te verbouwen.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Es gibt sogar Aufzeichnungen, dass Leute hingerichtet wurden, weil sie sich weigerten, Kartoffeln anzubauen.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Exista chiar marturii cu privire la oameni care au fost executati pentru ca au refuzat sa cultive cartofi.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Incluso existen registros de personas que fueron ejecutadas por su rechazo a sembrar papas.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Istnieją nawet zapisy o tym, że ludzi skazywano na śmierć za to, że odmawiali sadzenia ziemniaków.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.심지어 감자 재배를 거부한 나머지 사형당한 사람이 있다는 기록마저 있어요.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.On a même des rapports d'exécution de personnes qui refusaient de faire pousser des pommes de terre.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Thậm chí rất nhiều người bị xử tử do từ chối trồng khoai tây.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Υπάρχουν αρχεία ανθρώπων που έχουν εκτελεστεί επειδή αρνούνταν να οργώσουν πατάτες.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Архивы сохранили случаи казней, за то, что люди отказались выращивать картошку.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.Има дори документи за хора, които били екзекутирани заради това, че са отказали да отглеждат картофи.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.יש אפילו עדויות על אנשים שהוצאו להורג על כך שסירבו לגדל תפוחי אדמה.
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.وهنالك تقارير عن أشخاص قد أُعدموا فعلا لرفضهم زرع البطاطا
Patates yetiştirmeyi reddettikleri için idam edilenler olduğuna dair kayıtlar bile var.処刑された農民もいたようです 大帝の次の案は
-Patron patatesle bir CNT damgası yapıyordu.Šéfka si dělala z bramboru razítko CNT!
-Patron patatesle bir CNT damgası yapıyordu.- Si bos mencoba membuat stempel CNT dari kentang.
-Patron patatesle bir CNT damgası yapıyordu.Το αφεντικό έκανε μια σφραγίδα CNT με μια πατάτα.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Federico il Grande di Prussia fu molto astuto nel far sì che i tedeschi iniziassero a mangiare le patate.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Frederik de Grote van Pruisen wilde erg graag bij de Duitsers de aardappel introduceren.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Frederik den Store af Preusen var meget opsat på at få tyskerne til at tage kartoflen til sig og spise den.
Prusya kralı Büyük Frederik Almanların patatesi benimsemesi ve yemesi konusunda çok hevesliydi.Fredrick Agung dari Prusia sangat sangat ingin supaya orang Jerman menanam kentang, dan memakannya.