Ana içeriğe geç
Sözlük

pasif ile cümle

pasif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her iki mavi şerit ise bölgeyi çevreleyen Karayip Denizi'ni ve Pasifik Okyanusu'nu ifade etmektedir.Дві зовнішні сині смуги символізують Тихий океан та Карибське море.
Pasifik'teki diğer Alman bölgelerinde herhangi bir hareket gözlenmemiştir.Ніякого опору на території Люксембургу німцям не було надано.
Biz Pasifik üzerinde uçuyoruz.Ми пролітаємо над Тихим океаном.
Pasifizmin dayanağı ahlaki ilkeler (deontolojik bir görüş) ya da pragmatizm (nedensel bir görüş) olabilir.Pacifismus může být založen na morálních principech (deontologický pohled) nebo na pragmatismu.
Donanma günümüzde Pasifik bölgesindeki en büyük ve en gelişmiş deniz kuvvetlerinden birisidir.V současnosti patří mezi největší a nejmodernější námořnictva v oblasti Pacifiku.
Aynı zamanda Pasifik’te ve Amerika kıtasında da görülmeye başlandı.Začala se rovněž šířit v Tichomoří a v obou Amerikách.
Solomon Adaları Güney Pasifik’teki önemli alanlardan biriydi.Šalomounovy ostrovy se staly jednou z hlavních bitevních oblastí v jižním Pacifiku.
Çoğu Hristiyan anarşist pasifisttir, savaşı ve şiddet kullanmayı reddeder.Někteří křesťanští anarchisté jsou pacifisté a tudíž proti používání všech forem násilí.
Elektronik saldırı aktif veya pasif olarak icra edilebilir.Elektronickou válku lze dělit podle způsobu činnosti na aktivní a pasivní.
Tsunamilerin %80'i Pasifik Okyanusu'nda gerçekleşmektedir.80 % Evropy je odvodňováno do Atlantského oceánu.
Dallas Stars, NHL'de Pasifik Grubu'nda yer alan Dallas, Teksas takımıdır.Dallas Stars je profesionální americký klub ledního hokeje, který sídlí v texaském městě Dallasu.
Pasifik Cephesi'nde Japonlara karşı çarpışıyoruz.V severním Pacifiku probíhaly boje na Aleutách.
I. Dünya Savaşı'nda özellikle Pasifik'te kullanıldı.Sloužily především na pacifickém válčišti.
Aktif ve pasif olmak üzere iki tip bağışıklık vardır.Existuje aktivní a pasivní politika zaměstnanosti.
Doğruluk veya etkin durum pozitif gerilimlidir ve yanlışlık veya pasif durum negatif gerilimlidir.Špatné a zlé je buďto nepravé, anebo nedostatečně jsoucí, a zlo je nedostatek dobra.
Pasifik Adalılarının Cambridge Tarihi.Smitha Keatsem Pacifiku.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.Tichomořská deska se v Kemradeckém příkopu podsunuje pod australskou desku.
Yukarıda Pasifiğe bakan bir İsa heykeli bulunur.Zde je na kamenném oltáři položena socha Krista.
Hint ve Pasifik Okyanusu'nda yaşar.Leží mezi Karibikem a Pacifikem.
Pasifik Okyanusu'nda yaşar.Žije v Tichém oceánu.
Temelde aktif ve pasif ötanazi şekilinde uygulanmaktadır.Dělí se na pasivní a aktivní formu.
Ve o da Pasifica'dan hep nefret etti.Ptá se jí, jestli ho celou dobu tak nenáviděla.
Bu da Pasifik boyunca kaydedilmesi için yeterli oldu.Tento přechod byl ale plně pozorovatelný jen v Pacifiku.
Pasifik Komutanlığı'nın bir parçasıdır.Je součástí Pacifického pobřežního pásma.
Kariyerinin başlarında Matt Ramsey sahne adıyla gey pornosunda birkaç pasif rolde oynamıştır.Na začátku své kariéry byl v několika hrách uveden jako Ted Reid.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.E inutil să fi pasiv cu acești oameni și e inutilă evitarea problemei.
Afrika, Asya ve Pasifik’te de görüldüğü bilinmektedir.A mai fost semnalată și în Africa, Asia și regiunea Pacificului.
Diğer adalar daha küçük olsa da, Pasifik'teki atollerden daha büyük ve sıkışık gruplar oluştururlar.Însă ele sunt în general mai mari și grupate mai apropiat decât atolii din Pacific.
Aktif ve pasif olmak üzere iki tip bağışıklık vardır.Există două tipuri de redundanță : activă și pasivă.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.Muntele a luat naștere prin procesele tectonice de scufundare a plăcii Pacificului sub placa indo-australă.
Pasif içiciler riski yok.Istoria băuturii este incertă.
Batıda Hamana Gölü, doğuda Tenryū Nehri ve güneyde Pasifik Okyanusu'na kıyısı bulunmaktadır.Acestea sunt mărginite de Lacul Hamana la vest, râul Tenryu la est, și Oceanul Pacific la sud.
Elektronik saldırı aktif veya pasif olarak icra edilebilir.Interceptarea poate fi pasivă sau activă.
Fakat hala Pasifik'te savaşılacak bir savaş var.A participat la mai multe lupte din Oceanul Pacific.
Öğrenilmiş çaresizlikte pasiflik söz konusudur.În opinia ei, ceea ce Apocalipsa ne învață este răbdarea.
Televizyon izlemek pasif bir faaliyettir.Uitatul la televizor este o activitate pasivă.
Grubun sözleri anarşist ve pasifist temalar içermektedir.Politikai nézeteik pacifista és anarchista elemeket egyaránt tartalmaztak.
Pasifik Okyanusu'nda Townsville açıklarında 200 kadar birey bulunmuştur.A Csendes-óceán partján levő Townsville közelében körülbelül 200 példány fordul elő.
Aynı zamanda Pasifik’te ve Amerika kıtasında da görülmeye başlandı.A csendes-óceáni térségben és az amerikai kontinenseken is megjelent.
Pasifik Cephesi'nde Japonlara karşı çarpışıyoruz.A Csendes-óceánon harcolt a japánok ellen.
Wilde ayrıca bir pasifistti.Ezen kívül meggyőződéses pacifista volt.
İnsan bir bakıma pasif bir robot gibi de düşünülebilir bu sistemde.De vajon egy Turing-léptékű robot egyben érezne is?
En çok doğu Pasifik'te görülmüşlerdir.Leggyakrabban a Csendes-óceánban találhatók.
Los Angeles Asya Pasifik Film Festivali.Ázsiai–csendes-óceáni filmfesztivál 1997.
Her bir sınıf oyuncuya çeşitli saldırı, büyü ve/veya pasif yetenekler verir.Minden osztály különböző támadást, varázslatokat és passzív hatásokat ad a játékosnak.
Bu farklılık kaza mağdurlarının pasifliğini yansıtmamaktadır.Ez a besorolás nem tükrözi szükségszerűen a beteg panaszainak súlyosságát.
Panama Kanalı'nın Pasifik Okyanusu girişinde bulunmaktadır.Az óceán a mesterségesen épített Panama-csatornán keresztül áll kapcsolatban a Csendes-óceánnal.
Batı Konferansı'nın Pasifik Grubu'ndadır.A csapat a Nyugati Konferencia, Csendes óceáni csoportjában található.
Pasifik mücadelesi 1994 Formula 1 sezonunun ikinci mücadelesiydi.A csendes-óceáni nagydíj volt az 1994-es Formula–1 világbajnokság második futama.
ABD'nin Pasifik kıyılarında ve Japonya'da yaşarlar.A Csendes-óceánban a Koreai-félsziget és Japán szigetvilág partjainál fordul elő.
Şehir Rus Donanması'nın Pasifik Filosu'nun ana üssüne ev sahipliği yapmaktadır.Az Orosz Haditengerészet Csendes-óceáni Flottájának fő bázisa található ott.
Pasifik odaklı nehirler Karayip tarafında olanlar daha uzun ve yavaş koşu vardır.A Csendes-óceánba rövid, nagy esésű időszakos folyók ömlenek.
Amerika Köprüsü Pasifik geçitinden Panama Şehri yakınındaki Panama Kanalı'na Panama Balboa'dan geçer.A híd a Panama-csatornát annak déli részén, Panamaváros mellett keresztezi.
Eşya pasif veya aktif özelliklere sahip olabilirler.A tárgyak akár lehetnek passzív és aktív hatásúak.
ARCnet ister pasif ister aktif hub olsun yıldız topolojisinde 93 (ohm) özdirençli RG-62/U kabloyu kullandı.Az eredeti ARCnet hálózat az L1 fizikai rétegben 93 Ω-os RG-62/U koax kábelt használt.
Pasif manyetik kaldırma için göreceli geçirgenliğin 1’den aşağıda olması gerekir (negatif duyarlılığa göre).VIL: Maximális bemeneti feszültségszint az alacsony (LOW) jelhez.
Pasifik Kuzeybatı Kütüphane Birliği.Ő az Észak-Csendes-óceán hercegnője.
Çoğu Hristiyan anarşist pasifisttir, savaşı ve şiddet kullanmayı reddeder.Suurin osa kristillisistä anarkisteista on rauhankannattajia eikä käytä väkivaltaa, edes sotimiseen.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.On turhaa olla passiivinen tällaisten ihmisten kanssa, ja kysymyksen välttäminen on turhaa.
1891 yılında Avusturyalı bir pasifist organizasyon kurmuştur.Hän perusti kotimaahansa pasifistiorganisaation vuonna 1891.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod