pasif ile cümle
pasif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eşya pasif veya aktif özelliklere sahip olabilirler.Man skiljer på aktiva och passiva komponenter.
Vicdani retçiler kendilerini antimilitarist ya da pasifist olarak tanımlayabilmektedirler.En totalvägrare kan se sig som pacifist, förespråkare av icke-våld eller som antimilitarist.
1806 yılında ise Pasifik Okyanusu'na ulaştılar.År 1639 nådde de fram till Stilla havet.
Bu akıma pasif difüzyon denir.Denna äggens viloperiod kallas diapaus.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Недоцільно з такими людьми бути пасивним, та й недоцільно уникати цього питання.
Yarışa ait istatistikler www.chicanef1.com 1994 Pasifik Grand Prix'ten 20 Mart 2007 tarihinde alınmıştır.Статистика перегонів взята з www.chicanef1.com 1994 Pacific Grand Prix
II. Dünya Savaşı'nda Pasifik okyanusunda uçak kazası sonrasında bir salda 22 gün yaşamıştır.Вони перебували на рятувальному плоті у Тихому океані протягом 22 днів.
Merkez, daha sonra 1997 yılında pasif konuma geçmiştir.Наступний, 1995 рік пройшов досить спокійно.
Bu akıma pasif difüzyon denir.Ця залежність називається дисперсією.
Pasifik sombalığı cinsinin en küçük ve en bol bulunan türüdür.Це найменший та найпоширеніший вид тихоокеанських лососевих.
O oynadığı filmlerinin çoğunluğunda pasif olarak görünse de etkin yönü de vardır.Надалі більшість фільмів, в яких він знімається, виявляються провальними.
Asya Pasifik Ekonomik İşbirliğine üye 21 ülke bulunmaktadır.У структуру Ради Тихоокеанського економічного співробітництва входить 26 комітетів-країн.
Pasif yetenekler ise, mana istemez ve sizin aktifleştirmenize gerek olmayan yeteneklerdir.Ви терплячий, коли ви дістаєте те, що хочете, але не тоді, коли це важко зробити.
Tsunamilerin %80'i Pasifik Okyanusu'nda gerçekleşmektedir.Понад 80 % усіх цунамі реєструються на периферії Тихого океану.
Yangın koruma sistemleri pasif ve aktif olarak sınıflandırılır.На гелікоптері обладнані пасивна та активна системи пожежогасіння.
En fazla ve en eski bulgular Kuzey Pasifik kökenlidir.Більшість знахідок, зокрема найстародавніших, були зроблені в північному тихоокеанскому регіоні.
Von Spee, Pasifik'te dağınık vaziyette seyir halindeki hafif kruvazörlerini geri çağırmak üzere emir verdi.Фон Шпеє наказав легким крейсерам і транспортам розходитися в різних напрямах.
Pasifica Nortwest ile ölümüne düşmanlardır.Був попередником Тихоокеанського та Північно-західного дивізіонів.
Böylece savaşın sona kalan Pasifik Cephesi de kapanmıştır.Незабаром війна на Тихому океані завершилась.
Her iki mavi şerit ise bölgeyi çevreleyen Karayip Denizi'ni ve Pasifik Okyanusu'nu ifade etmektedir.Дві зовнішні сині смуги символізують Тихий океан та Карибське море.
Bu çabalar, Asya-Pasifik'teki Japonya'nın askeri harekatlarındaki ihtiyaçlarını da destekledi.Також ці гармати повинні були захищати союзні авіаносці від атак японської авіації на тихоокеанському ТВД.
Pasifik'teki diğer Alman bölgelerinde herhangi bir hareket gözlenmemiştir.Ніякого опору на території Люксембургу німцям не було надано.
Biz Pasifik üzerinde uçuyoruz.Ми пролітаємо над Тихим океаном.
Pasifizmin dayanağı ahlaki ilkeler (deontolojik bir görüş) ya da pragmatizm (nedensel bir görüş) olabilir.Pacifismus může být založen na morálních principech (deontologický pohled) nebo na pragmatismu.
Donanma günümüzde Pasifik bölgesindeki en büyük ve en gelişmiş deniz kuvvetlerinden birisidir.V současnosti patří mezi největší a nejmodernější námořnictva v oblasti Pacifiku.
Aynı zamanda Pasifik’te ve Amerika kıtasında da görülmeye başlandı.Začala se rovněž šířit v Tichomoří a v obou Amerikách.
Solomon Adaları Güney Pasifik’teki önemli alanlardan biriydi.Šalomounovy ostrovy se staly jednou z hlavních bitevních oblastí v jižním Pacifiku.
Çoğu Hristiyan anarşist pasifisttir, savaşı ve şiddet kullanmayı reddeder.Někteří křesťanští anarchisté jsou pacifisté a tudíž proti používání všech forem násilí.
Elektronik saldırı aktif veya pasif olarak icra edilebilir.Elektronickou válku lze dělit podle způsobu činnosti na aktivní a pasivní.
Tsunamilerin %80'i Pasifik Okyanusu'nda gerçekleşmektedir.80 % Evropy je odvodňováno do Atlantského oceánu.
Dallas Stars, NHL'de Pasifik Grubu'nda yer alan Dallas, Teksas takımıdır.Dallas Stars je profesionální americký klub ledního hokeje, který sídlí v texaském městě Dallasu.
Pasifik Cephesi'nde Japonlara karşı çarpışıyoruz.V severním Pacifiku probíhaly boje na Aleutách.
Kitabın alt başlığı "Pasifik Okyanusu'nda Bir Sal Yolculuğu" idi.Dalším názvem pro toto místo je "Křižovatka Pacifiku".
I. Dünya Savaşı'nda özellikle Pasifik'te kullanıldı.Sloužily především na pacifickém válčišti.
Aktif ve pasif olmak üzere iki tip bağışıklık vardır.Existuje aktivní a pasivní politika zaměstnanosti.
Doğruluk veya etkin durum pozitif gerilimlidir ve yanlışlık veya pasif durum negatif gerilimlidir.Špatné a zlé je buďto nepravé, anebo nedostatečně jsoucí, a zlo je nedostatek dobra.
Pasifik Adalılarının Cambridge Tarihi.Smitha Keatsem Pacifiku.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.Tichomořská deska se v Kemradeckém příkopu podsunuje pod australskou desku.
Yukarıda Pasifiğe bakan bir İsa heykeli bulunur.Zde je na kamenném oltáři položena socha Krista.
Hint ve Pasifik Okyanusu'nda yaşar.Leží mezi Karibikem a Pacifikem.
Pasifik Okyanusu'nda yaşar.Žije v Tichém oceánu.
Temelde aktif ve pasif ötanazi şekilinde uygulanmaktadır.Dělí se na pasivní a aktivní formu.
Ve o da Pasifica'dan hep nefret etti.Ptá se jí, jestli ho celou dobu tak nenáviděla.
Bu da Pasifik boyunca kaydedilmesi için yeterli oldu.Tento přechod byl ale plně pozorovatelný jen v Pacifiku.
Pasifik Komutanlığı'nın bir parçasıdır.Je součástí Pacifického pobřežního pásma.
Kariyerinin başlarında Matt Ramsey sahne adıyla gey pornosunda birkaç pasif rolde oynamıştır.Na začátku své kariéry byl v několika hrách uveden jako Ted Reid.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.E inutil să fi pasiv cu acești oameni și e inutilă evitarea problemei.
Afrika, Asya ve Pasifik’te de görüldüğü bilinmektedir.A mai fost semnalată și în Africa, Asia și regiunea Pacificului.
Diğer adalar daha küçük olsa da, Pasifik'teki atollerden daha büyük ve sıkışık gruplar oluştururlar.Însă ele sunt în general mai mari și grupate mai apropiat decât atolii din Pacific.
Aktif ve pasif olmak üzere iki tip bağışıklık vardır.Există două tipuri de redundanță : activă și pasivă.
Maoke Sıradağları, Pasifik Plakasının batarak İndo-Avustralya Plakasının altına girmesiyle oluşmuştur.Muntele a luat naștere prin procesele tectonice de scufundare a plăcii Pacificului sub placa indo-australă.
Pasif içiciler riski yok.Istoria băuturii este incertă.
Batıda Hamana Gölü, doğuda Tenryū Nehri ve güneyde Pasifik Okyanusu'na kıyısı bulunmaktadır.Acestea sunt mărginite de Lacul Hamana la vest, râul Tenryu la est, și Oceanul Pacific la sud.
Elektronik saldırı aktif veya pasif olarak icra edilebilir.Interceptarea poate fi pasivă sau activă.
Fakat hala Pasifik'te savaşılacak bir savaş var.A participat la mai multe lupte din Oceanul Pacific.
Öğrenilmiş çaresizlikte pasiflik söz konusudur.În opinia ei, ceea ce Apocalipsa ne învață este răbdarea.
Televizyon izlemek pasif bir faaliyettir.Uitatul la televizor este o activitate pasivă.
Grubun sözleri anarşist ve pasifist temalar içermektedir.Politikai nézeteik pacifista és anarchista elemeket egyaránt tartalmaztak.
Pasifik Okyanusu'nda Townsville açıklarında 200 kadar birey bulunmuştur.A Csendes-óceán partján levő Townsville közelében körülbelül 200 példány fordul elő.
Aynı zamanda Pasifik’te ve Amerika kıtasında da görülmeye başlandı.A csendes-óceáni térségben és az amerikai kontinenseken is megjelent.