pas ile cümle

pas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yurtdışına seyahat ederseniz, genellikle bir pasaporta ihtiyacınız vardır.When you travel overseas, you usually need a passport.
Yurt dışına seyahat ederseniz genellikle bir pasaport gereklidir.A passport is usually necessary when you travel overseas.
Tom pastanın bir parçasını aldı.Tom got a little pie.
Tom biraz pasta aldı.Tom got a little pie.
Tom küçük bir parça pasta aldı.Tom got a small piece of pie.
Onun her pastada bir parmağı olmak zorunda!She has to have a finger in every pie!
Tom pasaportunu kaybetti.Tom lost his passport.
Tom Mary'nin paspasın altında bir anahtar bıraktığını biliyordu.Tom knew that Mary kept a key under the doormat.
Tom pastayı Mary'nin ona verdiği yeni bıçakla kesti.Tom cut the cake with the new knife Mary had given him.
Tom bir paspas ile zemini temizledi.Tom cleaned the floor with a mop.
Tom benim pastırmalı, marullu ve domatesli sandviçimi yedi.Tom ate my bacon, lettuce and tomato sandwich.
Tom bir pasaport için başvurdu.Tom applied for a passport.
Bu pastadan bir parça yememin bir sakıncası var mı?Would you mind if I ate a piece of this pie?
Mary mutfak zeminini paspaslarken Tom halıyı temizliyordu.Tom was vacuuming the rug while Mary was mopping the kitchen floor.
Biraz daha pasta isteyen var mı?Is there anyone who wants some more pie?
Tom pasaportunu kapıdaki adama gösterdi.Tom showed his passport to the man at the gate.
Tom zemini paspasladı.Tom mopped the floor.
Paskalyanın Farsça adı Asherah'tır.Asherah is the Persian name for Easter.
Paskalya putperest bir payramdır.Easter is a pagan holiday.
İncil'de Paskalya hakkında hiçbir şey yoktur.There is nothing about Easter in the Bible.
Ben pasta yemeği severim.I like eating cake.
Bizim düğün pastamızı beğeniyor musun?Do you like our wedding cake?
Bütün pastayı kim yedi?Who ate all the pies?
Paskalya haftası İsa'nın dirilişiyle sona erer.Easter week ends up with Jesus' resurrection.
Pasaportuna ve üç fotoğrafına ihtiyacım var.I need your passport and three photographs.
Bu şimdiye kadar yediğim en iyi pasta.This is the best cake that I have ever eaten.
Pasta kötü gitti, artık kimse onu yemeyecek.The cake has gone bad, no one's going to eat it anymore...
Pastan çok lezzetli.Your cake is very delicious.
O, pasajı İngilizceye çevirdi.He translated the verse into English.
Hangi boyutta pastadan hoşlanırsınız?What size of cake do you like?
Annemi pastayı saklarken gördüm.I saw my mother hiding the cake.
Pastayı kim yedi?Who ate up the cake?
Bir Paskalya yumurtası boyuyorum.I'm painting an Easter egg.
Pasta bir yalandır.The cake is a lie.
Bir muz yaprağı ile pastayı sarın.Wrap the pastry with a banana leaf.
Annem pastayı sekiz parçaya böldü.My mother divided the cake into eight pieces.
Yarın erkek arkadaşımla çilekli pasta ve pizza yiyeceğim.Tomorrow, I will eat strawberry cake and pizza with my boyfriend.
Pasta yaparken yumurta, tereyağ ve şeker kullanmalısın.When making a cake, you must use eggs, butter and sugar.
O daha fazla kilo almak istemediği için pasta yemez.She doesn't eat cake because she doesn't want to put on any more weight.
Eve geldiğim zaman, paspasın üzerinde tökezledim.I tripped over the mat when I came in the house.
Pasaportumu kesinlikle unutmamalıyım.I absolutely must remember my passport.
Ben pasaportumu kaybettim!I've lost my passport!
Bu pasta gerçekten lezzetli!That cake is really tasty!
Çocuklar pastayı sever.Children love cakes.
Annem doğum günüm için pasta yapmış.Mom baked a cake for my birthday.
Annem doğum günüm için pasta yaptı.Mom baked a cake for my birthday.
Talat Paşa'ya 1921 yılında Berlin'de suikast düzenlendi.Mehmed Talat was assassinated in Berlin in 1921.
Yaptığım pasta senin tarafından yenilmedi, kız kardeşin tarafından yenildi.The cake I made was not eaten by you, it was eaten by your sister.
Yaptığım pastayı yiyen sen değildin, kız kardeşindi.It was not you who ate the cake I made, it was your sister.
Pasaport numaranızı ve doğum tarihinizi verin.Give your passport number and your date of birth.
Mary zemini paspaslıyor.Mary is mopping the floor.
Odamı paspaslıyorum.I am mopping my room.
Tom bir pasta yiyor.Tom is eating a cake.
Bu, odamı şimdiye kadar ilk kez paspaslayışım.This is the first time I've ever mopped my room.
Bu zemini paspaslayamam. O çok kirli.I cannot mop this floor. It's too dirty.
Hiç evini paspasladın mı?Have you ever mopped your house?
Evimi hemen hemen her gün paspaslarım.I mop my house almost every day.
Dışarı çıkmıyorum çünkü odamı paspaslamak zorundayım.I am not going out because I have to mop my room.
O, odasını nasıl paspaslayacağını biliyor.He knows how to mop his room.
Onların işi ofisi paspas etmek.Their job is to mop the office.

İlgili Sayfalar