Siz bizi enstrümanlar gibi kullanıyorsunuz, partner olarak değil.Vous nous utilisez comme des instruments, pas comme des partenaires.
Siz bizi enstrümanlar gibi kullanıyorsunuz, partner olarak değil.Μας χρησιμοποιείς σαν όργανα, όχι σαν συνεργάτες.
Siz bizi enstrümanlar gibi kullanıyorsunuz, partner olarak değil.Използвате ни като инструменти, а не като партньори.
Siz bizi enstrümanlar gibi kullanıyorsunuz, partner olarak değil.Мы для вас инструменты, а не коллеги.
Siz bizi enstrümanlar gibi kullanıyorsunuz, partner olarak değil.אתה משתמש בנו כמכשירים לביצוע, לא כשותפים.
Siz bizi enstrümanlar gibi kullanıyorsunuz, partner olarak değil.انت تستخدمنا كآلآت. وليس كشركاء
Siz bizi enstrümanlar gibi kullanıyorsunuz, partner olarak değil.私達の音楽の喜びは...云々」
Sonra da partnerlerimizle işin hacmine karar verebiliyoruz.Dann können wir das Ganze gemeinsam mit Partnern skalieren.
Sonra da partnerlerimizle işin hacmine karar verebiliyoruz.Dan zijn we in staat om dat met partners op te schalen.
Sonra da partnerlerimizle işin hacmine karar verebiliyoruz.Es como el modelo que ha funcionado en otros contextos.
Sonra da partnerlerimizle işin hacmine karar verebiliyoruz.이후 파트너와 함께 규모를 확장할 수 있는 것입니다.
Sonra da partnerlerimizle işin hacmine karar verebiliyoruz.ואז נוכל להתקדם עם שותפים.
Sonra da partnerlerimizle işin hacmine karar verebiliyoruz.,و من ثم اننا قادرين على التدرج مع الشركاء.
Sonra da partnerlerimizle işin hacmine karar verebiliyoruz.それは他の状況でうまくいったモデルです
"Tamamiyle çok mutlu bir sevginin, partnerimle bütün olduğumun rüyasını görüyorum."'Cuando sueño, sueño con estar felizmente enamorado completamente conectado con mi pareja.'
"Tamamiyle çok mutlu bir sevginin, partnerimle bütün olduğumun rüyasını görüyorum."'Quand je rêve, je rêve d'avoir vraiment un amour merveilleux complètement connecté à mon partenaire.'
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Básicamente, cuando veo a mi pareja radiante y segura, probablemente el mayor excitante de todos.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Basicamente, quando vejo o meu parceiro radiante e confiante, provavelmente o mais excitante além-fronteiras.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Czyli kiedy widzę partnera promiennego i pewnego siebie, to największa podnieta ze wszystkich.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Jednoduše když vnímám svého partnera jako sebejistého a okouzlujícího, nejvíce vzrušujícího ze všech.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Kadar torej vidim partnerja, ko je žareč in samozavesten, je to najbolj seksi reč.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.근본적으로 내가 나의 파트너가 빛나고, 자신감있을때 전반적으로 가장 큰 흥분을 느낍니다.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Practic, când îmi văd partenerul radiind şi încrezător, e probabil cel mai puternic stimulent.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Saken är den - att se min partner strålande och säker, är troligen mer tändande än något annat.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Когато видя партньора си лъчезарен и уверен, май това най-много възбужда по цял свят.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Когда я смотрю на своего партнёра, сияющего и уверенного в себе, возможно, это сильнее всего возбуждает меня.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.Коли дивлюсь, як мій партнер аж випромінює впевненість, мене це заводить найбільше.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.עקרונית, כשאני רואה שבת-זוגי קורנת ובטוחה בעצמה, אולי הגורם הכי מדליק שיש.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.أساسا ، عندما أنظر لشعاع شريكي و ثقته، علي الأرجح دوره الكبير في كل المجالات.
Temel olarak, göz alıcı ve güvenilir partnerime baktığımda, muhtemelen cinsel hazzı açan en büyük şey.どうやら もっとも惹かれる状況のようです 輝きとは独立自尊です
There is this man, who is eager for company partnership.No es este hombre, que está ansioso de que la asociación de la empresa.
There is this man, who is eager for company partnership.Υπάρχει αυτός ο άνθρωπος, που είναι πρόθυμοι για την εταιρία.
There is this man, who is eager for company partnership.יש את האיש הזה, אשר משתוקק לשותפות בחברה.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Но мне нужен партнёр, чтобы делать это законно.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.A aby som to legitimoval, potrebujem ich spoluprácu.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Avevo bisogno di una partnership per farlo in modo legale.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.E precisava de uma parceria que o legitimasse.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Ik had een partnership nodig om dit te legitimeren.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Ke zlegitimnění jsem potřeboval jeho spolupráci.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.그리고 전 이런 일을 정당화 할 수 있는 파트너가 필요했었죠.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Og jeg havde brug for et partnerskab for at gøre det legitimt.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Şi că am nevoie de un parteneriat să fac asta în mod legal.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Und ich brauchte eine Partnerschaft, um dies legitim durchführen zu können.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Valamint, hogy szükségünk volt szövetségesre, hogy mindezt legitimizálhassuk.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Và tôi thì cũng cần một mối quan hệ cộng tác để làm điều đó một cách đúng luật.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Y necesitaba una asociación para hacerlo legítimamente.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Και ότι χρειαζόμουν ένα συναίτερο για να προβώ σε αυτό νομίμως.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.Имах нужда от партньорство, за да направя това легитимно.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.І мені потрібно партнерство, щоб зробити це законно.
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.שבו גברים מגדלים שפמים בכל אוסטרליה, מעלים את המודעות למחלה,
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.وجمع التبرعات لمؤسسته. و أنني بحاجة إلى شريك حتى أستطيع القيام بذلك بشكل قانوني وشرعي .
Ve bunu yasal bir şekilde yapmak için bir partnere ihtiyacım vardı.提携を組みたいと告げました 更にこう言いました 「最後にはみんなで集まって
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.En zo word je een partner die meebouwt aan de achtbaan met geluid, terwijl je de rit maakt.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.És partnerré válsz a hullámvasút építésében, igen, hangokból, menet közben.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.연주자는 파트너로서 음악으로 롤러코스터를 만듭니다. 그걸 타는 동시에 말이죠.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Prendi parte nel costruire le montagne russe, suonando, pur essedoci seduto sopra.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Și devi un partener construind montagne russe-ul da, din sunet, în timp ce te dai pe el.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Stane se z vás partner, který staví horskou dráhu, ano, zvukem, tím, že se na ní sami vezete.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Und du wirkst dabei mit, die Achterbahn zu bauen, ja, durch Klang, während du schon in voller Fahrt bist.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Y te conviertes en un compañero al construir la montaña rusa, sí, con sonido, al tiempo que te montas en ella.