Siyasal partilere izin verilmedi.Non sono permessi i partiti politici.
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.Aveva fatto costruire una taverna nella sua casa in cui celebrava feste fino all'alba con gli amici.
Canbolat Mayıs 1951’de Beyrut’ta ilk sosyalist Arap partileri kongresini toplar.Jumblatt riunì nel maggio del 1951 a Beirut la prima convenzione dei partiti socialisti arabi.
Bir sanatçı olarak konumuna takıntılı biri olan Nero, partileri bir sanat çalışması olarak addediyordu.Nerone, ossessionato dal suo status d'artista, certamente guardava alle sue feste come opere d'arte.
Emirlikte sendikalar, siyasi partiler yasaklı bulunmaktadır.I sindacati commerciali e le organizzazioni politiche sono proibiti.
Bu partiler marksist, sosyalist, komünist veya sosyal demokrat olabilir.Ben presto i marxisti si distinguono in una componente socialista o social-democratica ed una comunista.
İşçi Partisi (Portekizce: Partido dos Trabalhadores, PT), Brezilya'daki siyasi partileriden biridir.Il Partito dei Lavoratori (Partido dos Trabalhadores, PT) è un partito politico brasiliano.
Partiler düzenlerler.Accorrono festosi.
Partilerin Seimas'a girebilmek için ülke genelinde en az %5 oy alması gereklidir.Un partito deve ricevere almeno il 5% di voti nazionali per essere rappresentato nella Seimas.
Bu liste Japonya'daki siyasi partiler listesi'dir.Di seguito una lista di partiti politici in Romania.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Ogni attività religiosa fu proibita.
Ana madde: Siyasi Parti Partiler temsil işlevi için kullanılan araçlardır.Quasi sempre i sistemi proporzionali usano i partiti politici come misura della rappresentanza.
TBMM'de en az 20 milletvekili ile temsil edilen siyasi partiler grup kurma hakkına sahiptir.I partiti che abbiano almeno 20 deputati posso formare un gruppo parlamentare.
Basında sansürün kalkmasının ardından, siyasal partiler hızla örgütlenmeye başladı.Con la nascita dello stato confederale, poco a poco, i partiti politici cominciarono ad affermarsi.
Partiler düzenin elemanlarıdır.Come le istituzioni regolano i partiti politici.
Asla siyasetle ilgilenmedim, hiçbir siyasi partilerde yer almamaktayım.Sapeva di politica e io non ho mai fatto concerti politici.
Genellikle politikada kullanılır ve hükümetler ve politik partiler tarafından desteklenir.Si preoccupava troppo dei propri interessi e lo faceva spesso a detrimento dello stato e dei partiti politici.
Komünist Partiler Birliği - Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ne bağlıdır.È affiliato all'Unione dei Partiti Comunisti - Partito Comunista dell'Unione Sovietica.
Bu madde Osmanlı Devleti'nde kurulmuş siyasi partiler hakkındadır: ^ "Siyasi Partiler".Un esempio è l'introduzione delle "quote rosa", proposta all'interno di alcuni partiti politici.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Все политические партии были запрещены.
İşçiler, köylüler, Anarşistler ve Sol Sosyalist partiler için konuşma ve basın özgürlüğü.Свободу слова и печати для рабочих и крестьян, анархистов, левых социалистических партий.
Partiler düzenlerler.Организовывает вечеринки.
Çeşitli siyasi partiler, konseyler, ve şehir Duma'sından üyeler vardı.В его состав вошли представители различных политических партий, советов и городской думы.
Diğer partiler ise, meclise girememişlerdir.Остальные партии не прошли в парламент.
İsveç girişiminden ilham alınarak 40'ın üzerinde ülkede korsan partiler ortaya çıkmıştır.Вдохновлённые шведской инициативой, пиратские партии были основаны приблизительно в 33 странах.
Ayrıca bu sırada ilk güçlü işçi sendikaları ve partileri kurulmaya başladı.Именно тогда здесь начали появляться первые мастерские и цеха.
Başka küçük partiler de mevcuttur.Образовалось ещё несколько мелких партий.
Bu tarihten sonra çeşitli partilere bağlı belediye başkanları görevde bulundu.В различное время городом руководили люди, занимавшие следующие должности:
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.Ни одна из сторон не смогла обеспечить большинство в доме.
Başka partiler yasaklanmıştır ve kurulmaları halinde illegal olarak görülürler.Командам запрещено попрошайничать в тех местах, где это незаконно.
Diğer partilerin hiçbiri yüzde 10 barajını aşamadı.Все остальные партии не пересекли 7 % барьер.
ANAP'ın muhafazakarlığı daha önceki sağ partilere oranla daha kentselleşmiş bir özellik göstermiştir.Этот образ был перенят у древних даков, для которых он был покровителем животных.
Bu liste Japonya'daki siyasi partiler listesi'dir.Это список политических партий Туниса.
Canbolat Mayıs 1951’de Beyrut’ta ilk sosyalist Arap partileri kongresini toplar.В мае 1921 года они провели здесь первый съезд Социалистической партии Печа.
Partiler düzenin elemanlarıdır.Подчинены ли они партии?
CDU/CSU ve SPD partileri şansölyenin kim olacağı konusunda tartışmaya girdi.Местные представители власти и свита эрцгерцога обсуждали, что делать дальше.
En azından üçüncü partilerde olmak üzere bazı tartışmalarda yer almayı ümit etmiştir.Ей оставалось в последующих партиях сыграть хотя бы одну партию вничью.
21. yüzyılın başıyla birlikte, Komünist partiler Çin, Küba, Laos, Kuzey Kore ve Vietnam’da iktidardalar.Сегодня коммунистические партии находятся у власти в Северной Корее, Китае, Лаосе, Вьетнаме и Кубе.
Türkiye'de milletvekili seçimlerin siyasi partilere %10 barajı uygulanır.Чтобы получить места в парламенте, партиям нужно преодолеть 10-процентный барьер.
Birçok ülkede liberteryen siyasi partiler mevcuttur.В ряде стран есть либертарианские партии, которые выдвигают кандидатов на политические должности.
Diğer kantonlarda da benzeri partiler kuruldu.Впоследствии подобные комитеты возникли и на других биржах.
Küçük partiler de muhalefet görevlerini serbestçe yerine getirirler (hegemonyacı sistemin aksine).捕手腰の廻 (小具足組討)), не выделяясь в самостоятельное «дзюцу».
Fakat bu demek değildir ki, diğer partilerle iyi ilişkilerimiz olması adına sessiz kalacağız." dedi.ولكن هذا لا يعني أننا سنظل صامتين على إثر علاقاتنا الجيدة مع الأحزاب الأخرى.
Korsan parti, farklı ülkelerde siyasi partiler tarafından kabul edilen bir etikettir.حزب القراصنة تسمية تتبناها أحزاب سياسية في دول مختلفة.
İktidardaki Devrim Konseyi, tüm siyasi partileri ve dernekleri dağıtıldığını ilan eden bir bildiri yayınladı.وقد أصدر مجلس قيادة الثورة بيانًا يعلن فيه عن حل جميع الأحزاب السياسية.
15 Mayıs 1983 tarihi itibarıyla yeniden siyasi partilerin kuruluşlarına izin verildi.و أُعطي الإذن بتأسيس الأحزاب السياسية الجديدة اعتبارًا من يوم 15 مايو عام 1983.
Tahran'a taşındıktan sonra, Şah karşıtı gruplar ve partilerle yakın bir ilişki kurdu.بعد انتقاله إلى طهران، كان لديه علاقة وثيقة مع الجماعات والأحزاب المناهضة للشاه.
Aynı zamanda Fransa ve İspanya işçi partilerinden gelen iki telegraf okundu.كما تم قراءة برقيتين من حزب العمال في فرنسا وأسبانيا.
Bu liste Japonya'daki siyasi partiler listesi'dir.هذه قائمة الأحزاب السياسية في ألمانيا.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.في حين لم يتمكن اي حزب من الحصول على الأغلبية إطلاقاً.
Partiler gruplar oluşturarak iş birliği yapabilirler.بعض الشركات قد تشكل مجموعات .
Büyükannesi ve annesi yerel partilerde ve gece kulüplerinde şarkı söylemekteydiler.والدتها وجدتها كانتا كلاهما لهن تجربة متواضعة في الغناء في المناسبات والحفلات المحلية والنوادي الليلية.
Merkez Partisi, (İsveçce: Centerpartiet) İsveç'te bulunan siyasî partilerden biridir.حزب الوسط هو حزب سياسي في السويد.
1958-1997 yıllarında Gaullist çizgideki partilerden milletvekili seçilmiştir.بين 1958 - 1968 تم إنتخاب عضو في تحالف الارسومات.
Nitekim bu partiler de destalinizasyon politikalarına karşı çıkmışlardı.وكنت من أسشد المعارضين لهذا الانفصال ..
Milletvekillikleri bu sıralamaya göre partilere tahsis edilir.تم ترتيبهم حسب حجم الأحزاب التي يتبعوها.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.والأحزاب السياسية محظورة.
Yüzde 5 barajını aşabilen siyasi partiler eyalet parlamentosuna beş seneliğine seçilebilmektedirler.على أي حزب أن يتعدى نسبة 5% من الأصوات حتى يتمكن من الحصول على مقاعد في البرلمان.
Grup çoğunlukla sosyalist ve komünist eğilimdeki partilerden oluşmaktadır.تتألف المجموعة من أحزاب سياسية ذات توجهات اشتراكية وشيوعية.
Başka partiler yasaklanmıştır.حزب محظور.