Ana içeriğe geç
Sözlük

parmaklık ile cümle

parmaklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yekpare, çok parçalı veya merkezden dışarıya parmaklıklı yapıda olabilir.Точка входу може бути головною, проміжною або віддаленою базовою станцією.
Ateşin parmaklığı yakması üzerine yerine demir bir parmaklık, altına da bir mumluk konuldu.Věž byla navýšena o zděné zvonicové patro, na jehož vrcholu byl zbudován ochoz, a zastřešena zděným jehlanem.
Etrafı alçak bir duvar ve demir parmaklıklarla çevrilidir.Byggeriet er omkranset af en ringmur og et hegn.
Van Gogh'a biri atölye olarak kullanılmak üzere, pencereleri parmaklıklı iki hücre verildi.Van Gogh memiliki dua sel dengan jendela berjeruji, dan salah satu selnya ia jadikan sebuah studio.
Ateşin parmaklığı yakması üzerine yerine demir bir parmaklık, altına da bir mumluk konuldu.八戒の火豚の術の炎が毛に燃え移り、黒く焦げて絶命した。
Sikke' nin ön yüzünde tanrı Roma'nın bir büstünü arka yüzde ise altı parmaklıklı tekerlek bulunur.表面にはローマの胸像、裏面には6本スポークの車輪が描かれていた。
Avluyu 2 metrelik parmaklıklı dış duvarlar çevrelemektedir.周围筑约2米厚的夯土围墙。
Ateşin parmaklığı yakması üzerine yerine demir bir parmaklık, altına da bir mumluk konuldu.火旋殺:以火焰之刃,由下向上劈斬。
Yekpare, çok parçalı veya merkezden dışarıya parmaklıklı yapıda olabilir.מתודה שניתן להשתמש בה במישור או במרחב התלת ממדי.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Dann sage ich: "Hier ist Ihr Beweis." Das hat mir geholfen, schon viele Leute hinter Gitter zu bringen.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Eu digo: "As provas estão aqui". Isso tem-me ajudado a pôr muita gente por detrás das grades.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Ik zeg: "Hier is het bewijs." Daardoor heb ik een hoop mensen achter de tralies gekregen.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Jeg siger, "Dette er beviset." Og det har hjulpet mig med at sætte mange mennesker bag tremmer.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.전 말합니다. "이게 증거야." 그리고 그 증거는 많은 사람들을 투옥할 수 있도록 해줍니다.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Le spun: "Uite dovezile". Asta m-a ajutat să pun după gratii pe mulţi.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Odpowiadam: "Oto dowody". To one pomogły umieścić tylu za kratkami.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Tôi nói, "Đây bằng chứng đây." Và nó đã giúp tôi đưa nhiều người ra hầu toà.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Y yo les digo, "Aquí tienen la evidencia". Y esto ha ayudado a poner a muchas personas tras las rejas.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.І я кажу: "Ось докази". І вони допомогли мені кинути за ґрати багатьох людей.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.Я отвечаю: "Вот доказательства". Они помогли посадить за решётку очень многих людей.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.ואני אומר " הנה ההוכחה." וזה עזר לי לשים אנשים רבים מאחורי סורג ובריח.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.أقول، "هذه هي الأدلة". وهاذا ساعدني في وضع كثير من الناس وراء القضبان.
Ben de "Al işte kanıt" derim. ve bu bir çok insanı parmaklıklar ardına yollamama yardımcı oldu.そして これによって 僕は たくさんの人を刑務所に送りこめた アフリカでは こうした報道が 影響力を持つのです
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varAlso es gibt Gitter. Und als
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varCho nên, bạn biết đấy, có những chấn song sắt. Và theo thời gian
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varDonc, vous savez, il y a des barreaux.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varEstão a ver, havia grades.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varJak Vishna zaczął rosnąć,
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varJe weet wel dat er tralies zijn. Maar
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varKetika Vishna bertambah besar, yang berarti apa lagi yang bertambah besar?
Bildiğiniz gibi parmaklıklar var그래서, 있잖아요, 창살이 있습니다
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varSå, I ved, der er tremmer.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varSapete, ci sono le sbarre. Quando lo conobbi
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varŞtiţi cum sunt gratiile. Şi cînd
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varTudják, ott rácsok vannak.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varVeste, obstajajo rešetke.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar var Vishna büyüyordu, fiziksel olarak,Знаете, в тюрьме есть решетки, но Вишна рос, а это значит, что его голова становилась больше.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varYa saben, hay rejas...
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varТака че, нали знаете, имаше решетки.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varТак, ви знаєте, що там є ґрати.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varאז, אתם יודעים, יש סורגים, ובזמן
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varكما تعلمون هناك زانزن. وبمرور الوقت
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varヴィシュナが成長するに連れて
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,Ik kan de hond al voor me zien sprekend door de schutting tegen bijvoorbeeld een Akita.
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,Imagínense a este perro, hablando por la reja con un Akita,
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,J'imagine ce chien en train de parler à travers le grillage à un akita,
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,자, 여기 개가 있다고 상상해봅시다, 아키다견에게 이렇게 말하는 겁니다.
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,Mi immagino un cane che parla con un altro cane attraverso la staccionata e dice:
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,Posso imaginar este cão a falar através da vedação para um Akita, dizendo:
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,Tudják, elképzelem ezt a kutyát, amint átszól a kerítésen, egy akitát, amint azt mondja
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,Und ich kann mir diesen Hund vorstellen, wissen Sie, am Zaun mit einem Akita sprechend,
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,Wyobrażam sobie, jak ten pies gadając przez płot z, powiedzmy, szpicem, mówi:
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,И мога да си представя това куче, разбирате ли, да говори през оградата на, да кажем, някоя акита, и да казва:
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,ואני יכול לדמיין את הכלב הזה, מדבר דרך הגדר עם כלב אחר
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,وأستطيع أن أتخيل الكلب، كما تعلمون، يتحدث من خلال سور ... إلي أكيتا (نوع من الكلاب) مثلاً،
Bir köpeği hayal edebiliyorum, parmaklıkların arkasından şöyle diyor,「私の飼い主は本当に調教が簡単なの。 まるでゴールデンリトリバーの様よ。
Blog yazarlarının dördü hâlâ parmaklıklar ardında ve zar zor başlatılan davada yargılamayı bekliyorlar.Čtyři blogeři zůstávají za mřížemi a stále čelí obviněním v procesu, který vlastně ještě prakticky nezačal.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriHetzelfde hol waarin ze dachten dat ze me zouden opsluiten en dat alles vergeten zou zijn.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleri그들이 생각하기에 저를 교도소에 두면 모든 것이 잊혀지리라고 생각했던 바로 그곳에서 말입니다.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündüklerilo stesso covo in cui avevano pensato di mettermi dietro le sbarre e dimenticare tutto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod