Mahkûm iki aydır parmaklıklar arkasındaydı.The prisoner was behind bars for two months.
Kalabalık kontrolden çıktı ve parmaklıkları kırıp geçti.The crowd got out of control and broke through the fence.
Polis seni yirmi yıl boyunca parmaklıkların arkasına koyacak.The police will put you behind bars for twenty years.
Tom parmaklıklar ardında birkaç yıl geçirdi.Tom spent a few years behind bars.
O bir katil, demir parmaklıkların arkasında olması gerekir!He is a killer, he should be behind bars!
Gözler ve kulaklar arasında dört parmaklık bir mesafe vardır.There is a distance of four fingers between the eyes and the ears.
Tom parmaklıkların arkasında olmalı.Tom should be behind bars.
Tom uzun süredir demir parmaklıkların arkasında.Tom has been behind bars for a very long time.
Tom parmaklıklardan baktı.Tom looked through the bars.
Seni demir parmaklıklar ardında görmek istiyorum.I want you behind bars.
Tom parmaklıklar arkasında tutulmalıdır.Tom should be kept behind bars.
Tom parmaklıklar arkasında üç yıl geçirdi.Tom spent three years behind bars.
Tom hâlâ parmaklıklar arkasındaydı.Tom was still behind bars.
Sami tüm yetişkin hayatını parmaklıklar arkasına geçirdi.Sami spent his entire adult life behind bars.
Leyla parmaklıkların arkasındaydı.Layla was behind bars.
Tom şimdi parmaklıklar arkasında.Tom is now behind bars.
Sami şimdi parmaklıkların arkasında.Sami is behind bars now.
Sami parmaklıklar ardına düştü.Sami ended up behind bars.
Sami hayatının geri kalanını parmaklıklar olmadan geçirecek.Sami will spend the rest of his life behind bars.
Sami, parmaklıkların ardında yaşamakla yüz yüze gelebilir.Sami could face life behind bars.
Van Gogh'a biri atölye olarak kullanılmak üzere, pencereleri parmaklıklı iki hücre verildi.Van Gogh had two cells with barred windows, one of which he used as a studio.
Dış avluya giriş kapısı tramvay yolu üzerinde parmaklıklı bir duvardadır.The engine room is on the other side of a flooded corridor.
Etrafı alçak bir duvar ve demir parmaklıklarla çevrilidir.It is surrounded by a low wall and railings.
Avluyu 2 metrelik parmaklıklı dış duvarlar çevrelemektedir.Around 500 meters of surrounding walls are kept.
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?The bars protect us. That's sort of fun, right?
Bunun sonuda, kıtamızda daha çok kötü adam parmaklıklar ardına konulacak.By the end of it, a lot more bad guys on our continent will be put behind bars.
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.Let me draw our little grid.
Bunu genelde ilk olarak beşiklerinin parmaklıklarına tutunarak yaparlar.Some babies pull themselves up on furniture.
Bildiğiniz gibi parmaklıklar varSo, you know, there's bars.
Eğer karanlık hücreler varsa oluklu demir parmaklıklardan parmağını işaret ederdi.Or if they were dark cells, it was like iron corrugated, and he would put his fingers through.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.And in between those slits were the saddest eyes I've ever seen.
Kare şekilli süt kutusunu neden parmaklıkla aynı hizaya getiriyoruz?Why do we line up the square milk carton with the square fence?
Burada penceredeki parmaklıkları görebilirsiniz.You can see the bars of the window there.
Demir parmaklıklar arkasında olan biziz,You two aren't behind bars
O zamandar beri parmaklık ardındalar, mahkelemeri ise defalarca ertelendi.They have been behind bars ever since, their trial postponed time and again.
Fakat insan hakları ve özgürlüğüne olan tutkusu onu demir parmaklıklara tıktı.But his passion for human rights and freedoms left him in chains.
Etiyopyalı Beş Haberci Serbest Bırakıldı, Ama Diğerleri Hâlâ Parmaklıklar ArdındaFive Ethiopian Journalists Freed From Prison, But Others Remain Behind Bars · Global Voices
Mladiç ve Haciç, Lahey'de demir parmaklıklar arkasındaMladic, Hadzic behind bars in The Hague
Hamza demir parmaklıklar arkasında yaklaşık dört yıl geçiriyor. [Arşiv]Hamza is serving about four years behind bars. [File]
Beş hemşire ile bir doktor demir parmaklıklar arkasında üç yıl daha kalabilirler. [Getty Images]The five nurses and one doctor could remain behind bars for three more years. [Getty Images]
Eski Hırvat iktidar partisi üyesi demir parmaklıklar arkasına geçebilirFormer Croatian ruling party member could end up behind bars
Seçimleri kazanamayınca da tekrar demir parmaklıkların arkasına döndüler.They lost and ended up back behind bars.
Dört yıllık kaçak hayatından sonra Ante Gotovina artık Lahey'de demir parmaklıklar ardında.After four years on the run, Ante Gotovina is behind bars in The Hague.
Hırvat basınında yer alan yorumlara göre, Sanader Noel'i demir parmaklıklar arkasında geçirecekCroatian media speculate that Sanader will spend Christmas behind bars.
Bu teknik dedektörün önünde menfez desenli yassı bir parmaklık kullanır.This technique uses a flat aperture patterned grille in front of the detector.
Çocuğun kafası demir parmaklıkların arasına sıkışmıştı.Der Kopf des Kindes war zwischen den eisernen Gitterstäben eingeklemmt.
Sarayın avlusuna açılan bir kapı ve demir parmaklıklı bir penceresi vardır.Aus der Halle gehen ein Fenster und eine Eisentür in den Garten.
Eğer onun aleyhinde tanıklık ederseniz, memnuniyetle onu parmaklıklar ardına koyabiliriz.Si vous témoignez contre lui, nous pouvons le mettre derrière les barreaux pour de bon.
Bir ara, penceredeki demir parmaklıkları törpüleyip kestiler.Je l'ai vu arriver à travers les barreaux de fer de ma fenêtre.
Parmaklıklar Arkasında (Cool Hand Luke) filminde Paul Newman'ın canlandırdığı mahkûm.La scène d'emprisonnement fait référence au film Luke la main froide avec Paul Newman.
Parmaklıklar Arkasında, Stuart Rosenberg'in yönettiği 1967 ABD yapımı film.Le Voyage des damnés, un film de Stuart Rosenberg.
"Tardu Flordun Parmaklıklar Ardında".«Caminando por las plazas de Florencia».
Demir parmaklıklar, kalın demirden ve topuzludur.Las cerchas son de hierro y por tanto muy pesadas.
Pencerelerin dikdörtgen açıklıkları topuzlu demir parmaklıklarla donatılmıştır.Ai lati della facciata furono collocati lampioni in ferro battuto.
4 sene demir parmaklıkların arkasında kaldıktan sonra kilise korosunda şarkı söylemeye başladı.Da Berlino ha cominciato a viaggiare dietro la cortina di ferro.
Yekpare, çok parçalı veya merkezden dışarıya parmaklıklı yapıda olabilir.قد يكون التجميد من السطح أو من الداخل عشوائيًا.
Parmaklıkları da itfaiye hortumu yardımı ile sökerler.Algumas muralhas ainda mostram essas marcas de queimadura.
Pencerelerin dikdörtgen açıklıkları topuzlu demir parmaklıklarla donatılmıştır.De parvis anordnade fönstren har bågar av järn.
Diğerleri aracın arka kısmında bulunan parmaklık raflarda taşınırdı.Resten av brigaden tog betäckning precis bakom vägen.
Etrafı alçak bir duvar ve demir parmaklıklarla çevrilidir.Межує з селами Круглоозерка та Залізний Порт.