Onun parmakları titriyordu.Her fingers were trembling.
Parmaklarım su topladı.I've got blisters on my fingers.
Tom'un polis tarafından parmak izi alındı.Tom was fingerprinted by the police.
Tom cesedin bulunduğu odanın kapı kolunda parmak izleri bıraktı.Tom left fingerprints on the doorknob of the room where the body was found.
Ayak parmaklarım dondu.My toes are frozen.
Tom parmaklarından bal yaladı.Tom licked the honey off his fingers.
Tom çatalı yere koydu ve parmaklarıyla bir baget aldı.Tom put down his fork and picked up the drumstick with his fingers.
Birçok insan kızarmış tavuğu parmaklarıyla yemeyi tercih eder.A lot of people prefer to eat fried chicken with their fingers.
Onun kocaman parmakları vardır.He has enormous fingers.
Parmaklarım bu eldivenlere sığmayacak kadar kalın.My fingers are too fat to fit into these gloves.
Doktor ayak parmaklarımı kıpırdatmamı istedi.The doctor asked me to wiggle my toes.
İyi bir noktaya parmak bastın.You do have a point there.
Tom masada parmaklarıyla tempo tuttu.Tom drummed his fingers on the table.
Tom parmak uçlarına basarak odaya girdi.Tom tiptoed into the room.
Tom uzun süredir demir parmaklıkların arkasında.Tom has been behind bars for a very long time.
Tom'un parmakları gerçekten uzun.Tom's fingers are really long.
Tom parmaklarını kulaklarına soktu.Tom stuck his fingers in his ears.
"Ne yapabilirim?" "O havuçları doğra. Ve parmaklarını kesmemeye çalış.""What can I do?" "Chop those carrots. And try not to cut off your fingers."
Benim etrafımda parmak uçlarına basarak yürümek zorunda değilsin.You don't have to tiptoe around me.
Tom masanın üzerinde parmaklarıyla tempo tuttu.Tom drummed on the desk.
Tom parmaklarını masasının üzerine vurdu.Tom tapped his fingers on his desk.
Senin parmak izlerin Tom'un odasının her yerindeydi.Your fingerprints were all over Tom's room.
Tom bir parmak kaldırdı.Tom held up a finger.
Tom bir parmak kaybetti.Tom lost a finger.
Tom parmaklıklardan baktı.Tom looked through the bars.
Parmaklarımı izle.Watch my fingers.
Parmakların kırık mı?Are your fingers broken?
Mary ayak parmaklarını sıcak kuma gömdü.Mary buried her toes in the warm sand.
Benim ayak parmakları donuyor.My toes are freezing.
Aynı parmak izli iki kişi yoktur.There are no two people with the same finger prints.
Polis Tom'un parmak izlerini orada bulduğunu söyledi.The police said they found Tom's fingerprints there.
Parmaklarım uyuşmuş.My fingers are numb.
Ayak parmaklarım uyuşuyor.My toes are getting numb.
Bıçakta parmak izlerin bulundu.Your fingerprints were found on the knife.
Tabancada parmak izlerin bulundu.Your fingerprints were found on the gun.
Hiç parmak izi yok.There are no fingerprints.
Parmak izi olmadan polisin güveneceği bir şeyi yoktu.Without fingerprints, the police had nothing to go on.
Seni demir parmaklıklar ardında görmek istiyorum.I want you behind bars.
Tom ayak baş parmaklarını kımıldattı.Tom wriggled his toes.
Tom büyük bir bıçakla parmaklarını kesti.Tom cut his fingers off with a big knife.
Dan, Linda'nın parmak izlerini almayı başardı.Dan managed to get Linda's fingerprints.
Dan, Linda'nın parmak izlerini analiz etti.Dan analyzed Linda's fingerprints.
Polis Dan'ın parmak izleri ile kimliğini belirledi.The police identified Dan by his fingerprints.
Polis departmanının bile bir parmak izi kiti yoktu.The police department didn't even have a fingerprint kit.
Dan, polisin parmaklarının arasından kayıp gitti.Dan slipped through the fingers of the police.
Çocuk suyun soğuk olup olmadığını görmek için ayak parmaklarını okyanusa daldırdı.The child dipped his toes into the ocean to see if the water was cold.
Tom bir parmakarası terlik ve bir Hawaii gömleği giyiyordu.Tom was wearing flip-flops and a Hawaiian shirt.
Herkesin parmak izi alındı.Everyone was fingerprinted.
Hiç parmak izin alındı mı?Have you ever been fingerprinted?
Çanta üzerinde çok sayıda parmak izi vardı.There were many fingerprints on the purse.
Tek kanıt pencere üzerindeki parmak izleriydi.The only evidence was the fingerprints on the window.
O, parmaklarını saçında gezdirmeye başladı.She started running her fingers through her hair.
Parmaklarını saçında gezdirdi.She ran her fingers through her hair.
Tom parmaklarını saçında gezdirdi.Tom ran his fingers through his hair.
Sağ ayağımdaki baş parmak acıyor.The big toe on my right foot hurts.
Birçok biyometrik sistem parmak izi tarayıcısı tabanlıdır.Many biometric systems are based on the fingerprint scanner.
Senin parmaklarını ve dilini keseceğim, Caty!I will cut your fingers and tongue, Caty!
Tom parmaklarıyla şakaklarıma masaj yaptı.Tom massaged my temples with his fingers.
Kız, parmaklarını kapıya sıkıştırdı.The girl got her fingers caught in the door.
Kız, parmaklarını kapıya kaptırdı.The girl got her fingers caught in the door.