Ana içeriğe geç
Sözlük

parmak parmak ile cümle

parmak parmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Herkesin yedi parmak ve üç ayak parmağı vardır.Everyone has seven fingers and three toes.
Sen ayak parmaklarına bacaklarını eğmeden dokunabilir misin?Can you touch your toes without bending your legs?
Parmaklarımı yalayamam. Ben kedi değilim.I cannot lick my fingers. I'm not a cat.
Ben tavuk yolamam. Bir bıçakla parmaklarımı kestim.I cannot pluck the chicken. I cut my fingers with a knife.
Çok az sayıda insan bütün parmaklarını kullanarak yazı yazabilir.Few people can type using all fingers.
Ben silahla ateş edemem. Parmaklarım kırık.I cannot shoot with a gun. My fingers are broken.
Birçok insan kızarmış tavuğu parmaklarıyla yer.Many people eat fried chicken with their fingers.
Ayak parmaklarıyla anahtarlarını almaya çalıştı.Tom tried to pick up his keys with his toes.
Tom parmaklarını çıtırdattı.Tom snapped his fingers.
Tom parmak izi bırakmamak için bir lastik eldiven giydi.Tom put on some rubber gloves so he wouldn't leave fingerprints.
Parmaklarını kıyma makinesine koyma!Don't put your fingers in the meat grinder!
Parmaklarımı ya da ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my fingers or my toes.
Ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my toes.
O, parmaklarını yaladı.He licked his fingers.
O, saçlarının arasında parmaklarını gezdirdi.She ran her fingers through his hair.
Öğrencilerden biri soru sormak için parmak kaldırdı.One of the students raised his hand to ask a question.
Benim parmaklarım her sözcüğü telâffuz eder, her aralık ve her aksan.My fingers pronounce every word, every pause and every accent.
Parmaklarını yalayabilir miyim?Can I lick your fingers?
Senin ayak parmaklarını yalayabilir miyim?Can I lick your toes?
Ayak parmaklarıma basmayın.Don't step on my toes.
Ayak parmaklarını oynatma.Wriggle your toes.
Tom parmaklarını şaklattı.Tom clicked his fingers.
O, parmaklarını çıtırdattı.He snapped his fingers.
O, parmaklarını şaklattı.She snapped her fingers.
Küçük çocuk karda oynarken tek parmaklı bir eldiven kaybetti.The little boy lost a mitten playing in the snow.
O bir katil, demir parmaklıkların arkasında olması gerekir!He is a killer, he should be behind bars!
Tom parmak izlerini bıçaktan dikkatlice sildi.Tom carefully wiped his fingerprints off the knife.
Bu egzersizler parmaklarınızın gücünü geliştirecek.These exercises will develop the strength of your fingers.
Sizin parmak izleriniz cinayet silahı üzerinde bulundu.Your fingerprints were found on the murder weapon.
Tom parmaklığın dışına yürüdü.Tom walked out of the bar.
Gözler ve kulaklar arasında dört parmaklık bir mesafe vardır.There is a distance of four fingers between the eyes and the ears.
Parmakların güzel.Your fingers are pretty.
Parmaklarınız güzel.Your fingers are pretty.
Tom sadece ayak bileğini burkmadı. O, ayak parmaklarından üçünü kırdı.Tom didn't just sprain his ankle. He broke three of his toes.
Şarap bardağında hiç parmak izi buldun mu?Did you find any fingerprints on the wineglass?
Tom, parmak uçlarında yürüyerek sessizce odadan çıktı.Tom quietly tiptoed out of the room.
Tom'un parmak izleri tabancanın üstündeydi.Tom's fingerprints were on the gun.
Parmak iziniz silahın üstündeydi.Your fingerprints were on the gun.
Tom'un parmaklarından biri kırıldıOne of Tom's fingers was broken.
Tom'un parmaklarından biri kırıldı.One of Tom's fingers was broken.
Tom parmak uçlarına basarak odadan çıktı.Tom tiptoed out of the room.
Tom parmaklarını yaladı.Tom licked his fingers.
Tom parmaklığı tırmandı.Tom climbed the fence.
İnsanları parmakla göstermek terbiyesizlik.It's bad manners to point at people.
Tom eğildi ve ayak parmaklarına dokundu.Tom bent down and touched his toes.
Tom parmaklarını şakırdattı ve kapıyı gösterdi.Tom snapped his fingers and pointed to the door.
Tom parmaklarını Mary'nin saçının içinden geçirdi.Tom ran his fingers through Mary's hair.
Tom gergin bir biçimde parmaklarını masaya vuruyordu.Tom was tapping his fingers nervously on the table.
Tom parmaklarını kesiştirdi ve her şeyin iyi olacağını umdu.Tom crossed his fingers and hoped everything would be OK.
Parmaklarını çıtlatmayı kes.Stop cracking your knuckles.
Tom'un ayakkabıları o kadar dardı ki o parmaklarını kıpırdatamadı.Tom's shoes were so tight he couldn't wiggle his toes.
Tom parmaklarını oynattı.Tom wiggled his toes.
Lütfen parmak izinizi buraya bastırın.Please put your thumbprint here.
Polis tetikte Tom'un parmak izini buldu.The police found Tom's fingerprint on the trigger.
Tom'un parmaklarını çıtlattığını duydum.I heard Tom cracking his knuckles.
Tom'un parmaklarını çıtırdattığını duydum.I heard Tom snapping his fingers.
Tom sinirle masanın üstünde parmaklarıyla davul çaldı.Tom drummed his fingers on the table nervously.
Tom parmaklarıyla şakaklarını masaj yapar.Tom massages his temples with his fingers.
Tom parmaklıkların arkasında olmalı.Tom should be behind bars.
O, parmaklarıyla saçlarını taradı.She combed her hair with her fingers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod