Parlamento bu konuda da kararsız kalmıştır.Le Parlement européen s'intéresse également au sujet.
1916 - Kanada Ottawa'daki parlamento binası yandı.1916 : incendie au parlement d'Ottawa.
Hem İngiltere ve İrlanda Parlamentosu 1640 yılının ilk aylarında çağrıldılar ve toplantıya geçtiler.Charles Ier convoqua les Parlements d'Angleterre et d'Irlande dans les premiers mois de l'année 1640.
14 Nisan - Finlandiya'da parlamento seçimleri yapılacak.14 avril : élections législatives en Finlande.
2004 ve 2009 Avrupa parlamentosu seçimlerini kazanmıştır.Le parti gagne les élections parlementaires de 2004 et 2009.
1983 yılında Zürih Kantonu parlamentosuna seçildi ve 1991 yılında başkanlık etti.Il est élu au parlement cantonal zurichois en 1983 et le préside en 1991.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Le pouvoir législatif est aux mains du Parlement.
Şu anki Parlamento 54. parlamento dönemidir.Le parlement est actuellement dans sa 52e législature.
Lordlar Kamarası (House of Lords) Birleşik Krallık parlamentosunun üst kamarası.Chambre des lords (en) House of Lords Composition actuelle.
21 Eylül 1994 tarihinden Danimarka parlamentosu (Folketinget) üyesi oldu.Il a été membre du Parlement danois, le Folketing, à partir du 21 septembre 1994.
Yeni bir parlamento çağırması için Kral Charles üstüne baskılar büyümeye başladı.Le roi Charles s’engage à réunir un nouveau Parlement.
Mayıs 1842'de, üç milyondan fazla imzaya sahip, ikinci bir dilekçe Parlamentoya sunuldu.En mai 1842, une deuxième pétition est présentée au Parlement.
Parlamento Binası, Kraliçe II. Elizabeth tarafından 9 Mayıs 1988 tarihinde resmen açıldı.Le nouveau parlement a finalement été inauguré par la reine Elizabeth II, le 9 mai 1988.
Parlamento fesh edilmedi, partiler kapatılmadı, Anayasa askıya alınmadı.L'Assemblée est dissoute, les partis suspendus, la Constitution abrogée.
Bu yeni Parlamento 26 Mayıs 1628'da "Haklar Dilekçesi" adlı bir bildirge kabul etti.Le nouveau parlement lui demande de signer la Pétition des droits en mai 1628.
Ancak o yıl parlamentoya seçildi ve açılış konuşmasını yaptı.Çarçani fut cependant élu par le parlement cette année-là, et donna le discours d'ouverture.
Bu parlamento bundan sonra "Acımasız Parlamento" olarak anılmıştır.Le nouveau Parlement serait donc selon eux un « Parlement croupion ».
Ülkenin bağımsızlığından bu yana beş farklı parlamento seçimleri gerçekleştirilmiştir.Depuis son indépendance, l'Arménie a connu cinq élections présidentielles.
2005 - Afganistan'da 1969'dan bu yana ilk parlamento seçimleri yapıldı.2005 : premières élections parlementaires depuis 36 ans en Afghanistan.
Dönemin başlarında güç temel olarak Parlamento ve Devlet konseyindeydi.Au début du Commonwealth, le pouvoir était principalement dévolu au Parlement et à un Conseil d'État.
İrlanda Krallığı’nın eski parlamento binası College Green’de bulunmaktadır.L'ancien hôtel du Parlement irlandais est situé à College Green à Dublin.
Hamburg ve Bremen parlamentoları her dört yılı seçilir.Le conseil est élu par les citoyens de Brême tous les quatre ans.
Salmond 16 Mayıs 2007 tarihinde İskoç Parlamentosu tarafından Birinci Bakan seçildi.Alex Salmond est élu Premier ministre le 16 mai 2007.
Ancak parlamento dahilinde otoritesi tartışılmaya başlanır.Son autorité s'en trouve remise en question.
Alþingi, İzlanda'nın ulusal parlamentosudur.Alþing, le parlement islandais.
Parlamento üyeleri serbest genel seçimlerle belirlenir.Les généraux sont obligés d'organiser des élections libres.
Katalonya Parlamentosu (Katalanca: Parlament de Catalunya), Katalonya'nın tek meclisli yasama organı.Pouvoir législatif Le Parlement de Catalogne (Parlament de Catalunya, en catalan) est l'organe législatif.
Fakat "Acımasız Parlamento"'ya olan kini bitmemişti.Ce « Parlement inutile » est dissous.
Bu Parlamento monarşiyi yeniden tesis ederek II. Charles'ı kral ilan eder.Le parlement vote la restauration de la monarchie, et reconnaît Charles II comme roi.
İsveç Parlamentosu Milletvekili.Il fut membre du parlement suédois.
Federal Parlamento 1927 yılına kadar Melbourne’da kaldı.Le parlement fédéral attendit 1927 pour quitter Melbourne.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.Néanmoins, ces conventions devaient être ratifiées par le Parlement, ce qui ne s’est jamais produit.
Carl Ivar Hagen (doğum: 6 Mayıs 1944, Oslo), Norveçli politikacı ve Norveç Parlamentosu Başkanvekili.Carl Ivar Hagen est un homme politique norvégien, né le 6 mai 1944 à Oslo.
Ülkenin parlamentosu bu kentte bulunmaktadır.Le centre de population de l'État est situé dans cette ville.
3 Mart - Estonya'da parlamento seçimleri gerçekleşti.3 mars : élections législatives en Estonie.
1 Temmuz 2014'ten beri Avrupa Parlamentosu milletvekili olarak görev almaktadır.Elle est députée européenne depuis le 1er juillet 2014.
Bunu parlamento tarafından çıkarılan çeşitli yasalar takip etti.Il promulgue les lois adoptées par l'Assemblée.
Halihazırda Avrupa Parlamentosu'nda görev yapmaktadır.Elle siège actuellement au Parlement européen.
Bu birlik, bazen dünyanın en eski parlamentosu olarak da gösterilir.Cette assemblée est souvent considérée comme l'un des plus anciens parlements d'Europe.
Toplanma salonu Bükreş'teki Parlamento Sarayı'dır.Les deux chambres siègent au Palais du Parlement à Bucarest.
Avrupa Parlamentosu başkanı.Liste des présidents du Parlement européen.
15 Aralık 2004'te parlamento tarafından seçildi.Elle a été élue au Parlement le 15 septembre 2011.
Kral buna tepki göstererek parlamentoyu dağıttı.Le roi y répond par la dissolution du parlement.
26 Mayıs - 23 Mayıs'ta başlayacak olan Avrupa Parlamentosu seçimleri tamamlanacak.Les élections européennes de 2019 auront lieu entre le 23 et le 26 mai.
Anayasayı değiştirme hakkı yalnızca parlamentoya tanınmıştır.Le droit d'amender la Constitution par une procédure spéciale revient exclusivement au Parlement.
Avrupa Parlamentosu.Parlement européen.
22 Haziran Kabil'deki parlamento binası saldırıya uğramıştır.22 juin : attaque de la chambre du peuple à Kaboul.
1991 yılında parlamentoya girdi.Il est entré dans le groupe en 1991.
2014 Avrupa Parlamentosu seçimleri'nde aday olsa da milletvekili seçilememiştir.Candidat lors des élections européennes de 2014, il n'est pas élu.
2005 parlamento seçimlerinde parti 8.901 oy (% 0.7) almıştır.Aux élections législatives de 2005, le parti a obtenu 8 901 voix, soit 0,7 % à la proportionnelle.
2014 yılında Avrupa Parlamentosu'na seçilememiştir.Il ne se représente pas au Parlement européen en 2014.
Avrupa Parlamentosu AB vatandaşlarını temsil eden seçme organıdır.Le Parlement européen est le corps élu représentant les citoyens européens.
Yasama yetkisi hem hükümet hem de parlamentoya aittir.Le pouvoir législatif est investi à la fois par le gouvernement et le Parlement.
Kral parlamentoyu kapatır ve 11 yıl boyunca da açmaz.Mais le Parlement est dissous l’année suivante et n’est plus réuni pendant onze ans.
Avrupa Parlamentosu tüm Genel Kurul belgelerini yine tüm bu resmî dillere çevirterek üyelerine sunar.Les documents publiés par la Cour des comptes européenne le sont dans toutes les langues officielles.
1999'dan 2007'ye kadar, Kerimov Rusya Parlamentosu alt kanadı Duma'nın bir Milletvekili olarak görev yaptı.De 1999 à 2003, Suleyman Kerimov est membre de la Douma, la chambre basse du Parlement russe.
2001 seçimlerinde % 17.1 oy alan koalisyon böylece parlamentodaki 240 sandalyeden 48'ine sahip oldu.En 2001, la coalition a remporté 17,1 % des voix, lui permettant d’occuper 48 des 240 sièges au Parlement.
Başbakan, Ukrayna Parlamentosu'nun onayıyla cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır.Le Premier ministre est nommé par le président d'Ukraine avec le consentement de la Rada.
Parlamento bu durumda referandumu kendi lehine çevirmek için şartlar koymaya çalışır.Au contraire, il monnaie ses voix au parlement selon ses intérêts du moment.
23 Şubat - Nijerya'da devlet başkanı ve parlamento üyelerinin belirleneceği genel seçimler yapıldı.23 février : élection présidentielle et élections législatives au Nigeria.