Ana içeriğe geç
Sözlük

parlamento ile cümle

parlamento kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
1997'de oyların %1'i ile bir sandalye kazandı ise de, bir sonraki seçimlerde yine parlamento dışı kaldı.1997 gewann sie mit 1 % der Stimmen einen Sitz, vier Jahre später verfehlte sie wieder mit 1 % den Einzug.
Anayasayı değiştirme hakkı yalnızca parlamentoya tanınmıştır.Die entsprechenden Erlasse des Präsidenten sollten nur per Parlamentsbeschluss geändert werden können.
Ülkenin parlamentosu bu kentte bulunmaktadır.Der Rat nimmt für diese Gebiete die Rolle eines Gemeindeparlaments ein.
2006 seçimlerinde, ÖVP-BZÖ koalisyonu parlamentoda çoğunluğu yitirdi.Bei der nächsten Landtagswahl am 26. März 2006 verlor die schwarz-gelbe Koalition ihre Mehrheit.
2012'de yapılan son parlamento seçimlerinde 12 sandalyenin sahibi olmuşlardır.Bei den Parlamentswahlen 2012 bekam AN sieben Plätze.
1990 yılında parlamento seçimlerinin ardından, 18 Ocak 1991'de federal hükümetten istifa etti.Am 18. Januar 1991 schied er nach der Bundestagswahl 1990 aus der Regierung aus.
Mart 1628'de Kral Charles yeni bir parlamento seçilip toplanmasına izin verdi.Im Jahr 1976 verzichtete Roy Taylor auf eine erneute Kongresskandidatur.
Rowley birkaç parlamento komitesinde görev yapıyor.Im Parlament war Loeak Mitglied zahlreicher Ausschüsse.
Milletvekili, Parlamenter veya Mebus, bir parlamentoda oy verenleri temsil eden kişidir.Sowohl Staatssenatoren als auch die Abgeordneten repräsentieren im Parlament einen Wahlkreis.
2014'te Avrupa Parlamentosu'na seçilmiştir.2014 wurde er zum Europaparlament ausgewählt.
Yeni Zelanda Parlamentosu.Parlament von New South Wales.
Parlamentoda 25 temsilci bulunur ve bu temsilcilerin oylarıyla Bölge Başbakanı (Lehendakari) seçilir.Zur Wahl stehen insgesamt fünf Kommissionäre, da es noch einen Vorsitzenden (chair) gibt.
Parlamento seçimleri 1988 yılında yapıldı.Die Parlamentswahl zuvor fand 2008 statt.
2 Kasım 2003 tarihinde yapılan parlamento seçimleri, ulusal ve uluslararası gözlemciler tarafından izlendi.Im Januar 2009 kam es zu Parlamentswahlen, die von 2.000 internationalen Beobachtern überwacht wurde.
1969 yılında yapılan Milletvekili seçimlerinde Ordu ilinden seçilerek parlamentoya girdi.Bereits 1969 wählten die Malteser ihn in das Parlament.
Cumhurbaşkanlığına aday olan isimler ancak 13 Mart günü parlamentonun seçim oturumunda öğrenildi.Die Namen der Kandidaten mussten innerhalb der ersten zehn Tage dem Parlamentspräsidium mitgeteilt werden.
Daha sonra önergeler onay için parlamentoya (Seimas) gönderilir.Die Kandidatenliste wird dann dem Senat zur Billigung vorgelegt.
Anayasa Revizyonunda parlamento komisyonunun bir üyesi olmuştur.Im Parlament war er Mitglied des Ausschusses für die Verwaltungsreform.
1997yılında Verkhovna Rada, kendisini Ukrayna parlamentosunda tekrar görevlendirdi.1994 gelang ihr nochmals der Einzug in das thüringische Landesparlament.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.Auch wurden die Kompetenzen des Parlamentes massiv erweitert.
2001 seçimlerinde % 17.1 oy alan koalisyon böylece parlamentodaki 240 sandalyeden 48'ine sahip oldu.Die Koalition für Bulgarien gewann bei den Wahlen 2001 17,1 % der Stimmen und 48 von 240 Sitzen.
Parlamentoda bu konudaki tartışma kısa sürdü.Damals wurde im Parlament bereits heftig über die Frage der Sklaverei gestritten.
Bu seçimle Avusturya'yı Avrupa Parlamentosu'nda temsil edecek vekiller belirlendi.Während des dortigen Aufenthalts kam es zu Treffen mit Vertretern der österreichischen Linie des Hauses.
Büyüklüğü açısından, dünyanın en büyük parlamento yapılarından biridir.Es gilt als eines der größten Parlamentsgebäude der Welt.
Onun bu barış isteğini Stockholm'daki İsveç Parlamentosu desteklemekte idi.Dieser zögerte, woraufhin er sich die schwedische Aufführung in Stockholm ansehen sollte.
Binası, Madrid'deki Parlamento Sarayı'dır (Plaza de las Cortes).Am Plaza Montt steht das Gebäude des Justizpalastes (Palacio de Tribunales).
Bir de Afganistan parlamentodaki yöneticisi de olmuştur.Außerdem war er in Afghanistan Militärberater der dortigen Armee.
Seçim sonuçlarından yine parlamentoda çoğunluğu sağlayabilen bir parti çıkmamıştı.Von ihnen konnte keiner die für die Wahl notwendige Mehrheit erreichen.
26 Ekim 2012'de Sutude, Avrupa Parlamentosu Sakharov Ödülünün kazananı olarak ilan edildi.2011 wurde es von der Linksfraktion GUE/NGL für den Sacharov-Preis des Europäischen Parlaments vorgeschlagen.
Carl Ivar Hagen (doğum: 6 Mayıs 1944, Oslo), Norveçli politikacı ve Norveç Parlamentosu Başkanvekili.Carl Ivar Hagen (* 6. Mai 1944 in Oslo) ist ein norwegischer Politiker der Fortschrittspartei (FrP).
Örgüt, Britanya yanlısı İrlanda Parlamentosunun vermeye niyeti olmayan reformları talpe eder.Deren Amtszeit war durch die Wandlungen in der britischen, nicht jedoch irischen Parteipolitik bestimmt.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Notfalls griff sie zum Mittel der Parlamentsauflösung.
En son Ağustos/Eylül 2013 döneminde yapılan seçimler ile parlamento üyeleri seçilmiştir.Für den September oder Oktober waren Wahlen für dieses Gremium angestrebt.
Parlamento iki meclisten meydana gelir.Die Parlamentarier werden angemessen gem.
Hırvat Anayasası hükümlerine göre parlamento halkı temsil ediyor ve yasama yetkisine sahip.Gemäß dem finnischen Grundgesetz vertritt das Parlament das Volk und übt die gesetzgebende Gewalt aus.
İkinci dosya Paris Parlamentosu'ndan yazılan, Kral'a gönderilen bir mektuptur.Le deuxième document est une lettre destinée au Roi, écrite par le Parlement de Paris.
Onarım sırasında, tüm işler iki parlamento komite odasında yapılmıştır.Durant les réparations toutes les affaires de la chambre sont transférées vers la committee room.
Toplamda, Korvald beş dönem için Parlamento'nun bir üyesi olarak görev yaptı.Au total, Korvald a été membre du parlement pour cinq mandats.
Tunus'ta parlamentonun yaklaşık yüzde 23'ü kadındı.En Tunisie, près de 23 % étaient alors des femmes.
1872 yılında Danimarka Parlamentosuna girdi ve orada 23 yıl kaldı.Il entra au parlement danois en 1872, conservant son siège pendant vingt-trois années.
Yunanistan Parlamentosu'nun uzun zamandır üyesi ve kısa süreli Başbakan.Il fut longtemps membre du Parlement hellénique et brièvement Premier ministre.
Cezayir yüzde 32 ile parlamentoda en büyük kadın temsilciliğine sahip.C'est par contre l’Algérie qui a la plus large représentation féminine avec 32% de ses députés,.
Avrupa Parlamentosunun yetkisinin artırılmasını desteklemektedir.Renforcer les pouvoirs du Parlement européen.
1839'dan 1866'ya kadar parlamento üyesiydi.Il fut parlementaire de 1839 à 1866.
KPK'nın resmi dilleri Avrupa Parlamentosu resmi dilleri ve Türkçedir.Les langues officielles de la CPM sont les langues officielles de la Parlement européenne et le turc.
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Les 26 cantons ont chacun leurs propres constitution, parlement, gouvernement et tribunaux.
2006'dan bu yana İsveç parlamentosu Riksdag'da üyedir.Depuis 2006, il est membre du parlement suédois le "Riksdag".
Parlamento tam kadro toplanamıyor.Le Parlement se réunit de plein droit.
2017 yılının Ocak ayından Avrupa Birliği - Azerbaycan Parlamentolararası İşbirliği Komitesi başkanıdır.A partir de janvier 2017 - coprésident du comité de coopération entre l'Union européenne et l'Azerbaïdjan.
Arap dünyasındaki ilk kadın Parlamento Üyesi 1957'de Mısır'da seçilen Rawya Ateya'ydı.La première femme à devenir députée dans le monde arabe fut Rawya Ateya, qui fut élue en 1957 en Égypte.
Bunun üzerine Parlamento da resmî olarak 26 Temmuz 1865 günü Wellington'a yerleşti.Le Parlement siégea officiellement à Wellington pour la première fois le 26 juillet 1865.
Çöken kapitalizmde parlamentolar ve seçimler bir maskaralıktan başka hiçbir şey değildir.Dans le capitalisme décadent, le parlement et les élections sont une mascarade.
1999 yılından bu yana İskoç Parlamentosu üyesi olmuştur.Elle est membre du Parlement écossais depuis 1999.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.11 juin : la session parlementaire ajourne ses travaux.
2009 seçimlerinde Güney Osetya Parlamentosu'ndaki 34 koltuktan 9'unu aldı.Aux élections de 2009, le parti récolta 9 des 34 sièges du Parlement de l'Ossétie du Sud.
2003 yılında Avrupa Parlamentosuna (AP) gözlemci olarak adaylığı ileri sürülmüştür.En 2003, elle a été nommée observatrice au Parlement européen (PE).
1965 yılında parlamento lideri oldu; ve 1967 yılında parti lideri oldu.En 1965, il a été nommé leader parlementaire et en 1967 leader de son parti.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.Les pouvoirs du Parlement sont considérablement renforcés.
1964-1994 yılları arasında Muhafazakâr Halk Partisinden Folketing (Danimarka parlamentosu) üyesiydi.Il a été membre du Parlement danois, le Folketing, pour le Det Konservative Folkeparti de 1964 à 1994.
1629 dönemi parlamentosu kral ve parlamento arasında orta yol bulunamadan sona erer.La session parlementaire de 1629 s'acheva sur la rupture définitive entre le roi et la Chambre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod