Ana içeriğe geç
Sözlük

parlak ile cümle

parlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.Es gibt Milliarden Sterne im Kern der Galaxie, weshalb sie so gleißend strahlt.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.Există un miliard de stele în miezul galactic, şi de aceea este atât de strălucitor.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.Há mil milhões de estrelas no centro galáctico, e é por isso que brilha tão intensamente.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.Hay mil millones de estrellas en el centro galáctico, por eso brilla tanto.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.Il y a un milliard d'étoiles dans le coeur de la galaxie, c'est pourquoi il brille autant que ça.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.은하의 중심에는 수십억개의 별들이 있고, 그 때문에 은하계가 밝게 빛나게 됩니다.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.V galaktickom jadre je miliarda hviezd, preto tak jasne svieti.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.V jádru této galaxie je miliarda hvězd, což je důvod, proč tak jasně září.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.W centrum galaktyki są miliardy gwiazd, dlatego jest tam tak jasno.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.Zo'n miljard sterren in de kern, daarom straalt ze zo helder.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.Υπάρχουν ένα δισεκατομμύριο αστέρια στον γαλακτικό πυρήνα, γι' αυτό και φωτοβολεί τόσο έντονα.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.В галактическата сърцевина има милиард звезди, затова блести толкова ярко.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.В центре галактики примерно миллиард звёзд, поэтому-то он так ярко светится.
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.יש מיליארד כוכבים במרכז הגלקטי וזו הסיבה שהוא זוהר בעוצמה כה גדולה
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.هناك مليار نجم في نواة المجرة و هذا هو سبب اللمعان الشديد لها
Bu galaksinin çekirdeğinde milyarlarca yıldız var, bu yüzden çekirdek kısmı çok parlak.こんなに明るく輝いているのです これは約5千万光年離れている-
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Ăsta a fost unul dintre cele mai strălucite progrese din toata istoria ştiinţei alimentare.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Bol to jeden z najúžasnejších prielomov v celej potravinárskej vede.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Byl to jeden z nejbrilantnějších průlomů v celé vědě o jídle.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.C'était une des plus brillantes découvertes dans toute la science des aliments.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Credetemi, fu una rivelazione enorme. Uno dei maggiori passi avanti del settore.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Đây là một trong những bước đột phá rực rỡ nhất trong toàn bộ nền khoa học thực phẩm.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Det var ett av matvetenskapens mest brillianta genombrott.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Dies war einer der brillantesten Durchbrüche in der Nahrungsmittel-Forschung.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Egyike volt az élelmiszertudomány ragyogó áttöréseinek.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Esto fue uno de los más brillantes descubrimientos en toda la ciencia de los alimentos.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Foi uma das mais brilhantes revelações de sempre na ciência da alimentação.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Het was één van de geniaalste doorbraken in de hele voedselwetenschap.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Ini merupakan salah satu terobosan yang cemerlang di dunia ilmu makanan.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.식품과학계가 한 단계 도약한 순간이었지요.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Olśniewający przełom w gastronomii.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Tämä oli yksi nerokkaimmista läpimurroista elintarviketieteessä.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.To je bilo eno najbolj briljantnih odkritij v vsej prehrambeni industriji.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Ήταν μία από τις μεγαλύτερες επαναστάσεις στην επιστήμη τροφίμων.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Това било едно от най-блестящите открития в цялата хранителна наука.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Це був один з найзначніших проривів у всій харчовій науці.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Это было одним из самых выдающихся достижений во всей науке о питании.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.זו הייתה אחת מפריצות הדרך המבריקות ביותר בכל מדע המזון.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.كان هذا واحدا من أكثر الإكتشافات حذقا في بحث علمى متعلق بالأغذية.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.皆に教えてやろうと
Bugün eğer hava açık olurse yaz üçgenini görebilirsiniz. Ve parlak bir yıldız olan Deneb var.Wiemy, że dziś widać trójkąt letni, z jasną gwiazdą Deneb.
Bu inanılmaz parlak veya enerji yüklü bir patlama.V neuvěřitelně zářivé nebo energické explozi.
Bu inanılmaz parlak veya enerji yüklü bir patlama.w niewiarygodnej jasności eksplozji.
Bu inanılmaz parlak veya enerji yüklü bir patlama.Стається надзвичайно яскравий, або ж енергетичний, вибух.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Am reușit să le asigurăm un viitor mai bun acestor oameni.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Byli jsme schopni zajistit světlejší budoucnost pro tyto lidi.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Chúng tôi có thể đảm bảo tương lai tươi sáng hơn cho những người này.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Conseguimos assegurar futuros mais risonhos para esta gente.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Fényesebb jövőt tudunk biztosítani ezeknek az embereknek.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Kami berhasil memberikan masa depan yang lebih cerah untuk mereka
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.우리는 이 사람들의 더 밝은 미래를 보장할 수 있고,
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Nous avons pu assurer un avenir meilleur à ces personnes.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Siamo riusciti a garantire un futuro migliore a queste persone.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Vi kunde ge en ljusare framtid till dessa människor.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.We zorgen voor een betere toekomst voor deze mensen.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Wir konnten diesen Menschen eine bessere Zukunft sichern.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Zaistili sme týmto ľuďom lepšiu budúcnosť.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Zapewniliśmy im lepszą przyszłość.
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Μπορέσαμε να διασφαλίσουμε ένα πιο φωτεινό μέλλον γι' αυτούς τους ανθρώπους
Bu insanlar için daha parlak bir gelecek garanti edebildik.Мы сумели обеспечить лучшее будущее для этих людей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod