4. Parlaklık (kayan nokta değeri)4. Φαιν. μέγεθος (τιμή κινητής υποδιαστολής)
4. Parlaklık (kayan nokta değeri)4. Величина (число з плаваючою точкою)
4. Parlaklık (kayan nokta değeri)4. Величина (число с плавающей точкой)
4. Parlaklık (kayan nokta değeri)4. Магнитуд (реално число)
4. Parlaklık (kayan nokta değeri)4. بريق (قيمة نقطة عائِمة)
4. Parlaklık (kayan nokta değeri)4. 光度 (小数)
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.A fényes csillagokat a rete apró tüskéi jelentik.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.As estrelas mais brilhantes correspondem a pequenos punhais na "aranha".
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Bintang-bintang terang ditunjukkan oleh belati kecil pada jeruji ini.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.De heldere sterren komen overeen met die kleine uitsteeksels op het rete.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Die hellen Sterne sind kleine Lilien auf dem Netz.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.밝은 별들은 리트의 작은 돌기들에 해당됩니다.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Las estrellas brillantes corresponden a pequeñas dagas en la red.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Les étoiles brillantes correspondent à de petites pointes sur l'araignée.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Le stelle corrispondono alle piccole punte sulla rete.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Những ngôi sao sáng tương ứng với những vết găm nhỏ trên mạng lưới.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Stelele strălucitoare corespund crucilor mici din reţea.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Τα λαμπρά αστέρια αντιστοιχούν σε μικρά σημεία παραπομπής στο δίκτυ.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.Ярките звезди съответстват на малките отбелязки по мрежата.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.הכוכבים הבוהקים מתייחסים לפגיונות הקטנים על הרטה.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.والنجوم المضيئة تتمثل بفتحات صغيرة على " الريت "
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.高度はプレートに示されています
Ah, yaratılanlar bu kadar güzelken, kaynağı ne kadar parlak olmalı!Ah, când natura ne încântã cu atâta frumuseþe, ce minunatã trebuie sã fie sursa ei de inspiraþie!
Ah, yaratılanlar bu kadar güzelken, kaynağı ne kadar parlak olmalı!Ah, cuando la Creación nos muestra tanta belleza, ¡Qué radiante debe de ser su origen!
Ah, yaratılanlar bu kadar güzelken, kaynağı ne kadar parlak olmalı!Hur skön då måste själva källan vara, den evigt klara! -Anders ska bli präst och Viktor läkare.
Ah, yaratılanlar bu kadar güzelken, kaynağı ne kadar parlak olmalı!Quand tant de beauté partout se montre Combien belle doit en être la source
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde, -- ki bu konuda parlak Dr.Dengan semua keprihatinan tentang AIDS dan flu unggas -- dan kita akan dengar tentang itu dari
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde, -- ki bu konuda parlak Dr.I když jsou obavy z AIDS a ptačí chřipky oprávněné - a později u nich uslyšíme od brilatního Dr.
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde, -- ki bu konuda parlak Dr.Med all rättfärdigad oro över AIDS och fågelinfluensan - vilket vi kommer höra mer om från den briljante Dr.
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde, -- ki bu konuda parlak Dr.Näiden oikeutettujen AIDS- ja lintuinfluenssahuolien -- ja kuulemme näistä lisää myöhemmin
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde, -- ki bu konuda parlak Dr.Nem kicsinyítendő az AIDS és a madárinfluenza fontosságát, amiről később még hallunk a brilliáns Dr.
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde, -- ki bu konuda parlak Dr.Od vseh upravičenih skrbi o AIDS-u in ptičji gripi -- o tem bomo slišali od sijajnega dr.
AIDS ve kuş gribi hakkındaki tüm haklı kaygılarımızın ötesinde, -- ki bu konuda parlak Dr.所有對於愛滋病同禽流感嘅擔心 都係好合理嘅
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.A los padres les encanta, porque cuando encienden la laptop, es la fuente de luz más brillante de la casa.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Cha mẹ chúng thích lắm, vì khi họ mở máy tính xách tay lên, họ có nguồn ánh sáng rõ nhất trong ngôi nhà.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.De ouders vinden het geweldig, want als ze de laptop openklappen is hij de helderste lichtbron in huis.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Die Eltern lieben das, denn wenn die sie die Laptops öffnen, dann bilden sie die hellste Lichtquelle im Haus.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.I genitori adorano il computer perché quando lo aprono è la fonte di luce più forte in casa.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.부모들도 이걸 좋아하는데, 아이들이 노트북을 켜는 게 집안에 가장 밝은 조명이기 때문입니다.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Părinţii îl iubesc, pentru că atunci când deschid laptop-urile,
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Rodzice cieszą się, bo laptop pięknie oświetla im dom.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Родителите я обожават, защото когато те отворят лаптопите, това е най- ярката светлина в къщата.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Родителям это нравится, потому что мониторы ноутбуков — самый яркий источник света в доме.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.ההורים אוהבים את זה, מפני שהם פותחים את הלפטופים, זה מקור האור החזק ביותר בבית.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.والآباء يحبون هذا، لأنهم حينما يشغلون الحواسيب المحمولة، إنها أسطع مصدر للضوء في المنزل.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.家で一番明るい照明だからです 比喩と事実が混ざったような話ですね
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.A brilhante idéia veio à cabeça de Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.A világos ötlet jött Alice fejét.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Een lumineus idee kwam in het hoofd van Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Eine glänzende Idee kam in Alices Kopf.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.En ljus idé kom in i Alice huvud.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.En lys idé kom ind i Alice i hovedet.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Một ý tưởng sáng đến vào đầu của Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.O idee strălucitoare a intrat în capul lui Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Sebuah ide cemerlang datang ke kepala Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Skvělý nápad přišel do hlavy Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Skvelý nápad prišiel do hlavy Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Svetel ideja prišla v glavo Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Świetny pomysł przyszedł do głowy Alice.
Alice'in kafa içine parlak bir fikir geldi.Une idée lumineuse est venu dans la tête d'Alice.