Son parlamenter seçimleri 23 Ocak 2013 yılında gerçekleşti.Die nächste Parlamentswahl fand am 23. Januar 2013 statt.
Parlamenter demokrasiye bu yolla ulaşılması amaçlanıyordu.In der Mediendemokratie musste es so kommen.
Parlamenter sistemlerde çoğunluk ilkesi genel olarak esastır.Seit dem Vertrag von Lissabon gilt in vielen Bereichen zudem das Mehrheitsprinzip.
Bu özelliğiyle parlamenter sistem ile benzerlik taşır.Von ihrer Funktion her ist sie mit einem Parlament vergleichbar.
Bu anayasa sonucunda Japonya parlamenter monarşi halini aldı.Die Idee, Japan zu einer konstitutionellen Monarchie zu machen, erhielt er auf dieser Reise.
Yönetimi parlamenter demokrasidir.Regierungssystem ist eine parlamentarische Demokratie.
Hangi üye devletin kaç parlamenter ile temsil edileceği üye devletlerin nüfuslarına göre tespit edilir.Laut Verfassung sollten die Abgeordneten bestimmen, über wie viele Teilstaaten Somalia verfügen werde.
Yunanistan üniter bir parlamenter cumhuriyettir.Das politische System Islands ist eine parlamentarische Republik.
1974 yılında parlamenter demokrasiye dönüşten sonra Konstantin Karamanlis KKE’yi yasal hale getirecekti.1974 nach dem Ende der Militärdiktatur bildete Konstantin Karamanlis eine Allparteienregierung.
Çizimi parlamenter José Gregorio aittir.Das Textbuch verfasste Joseph Gregor.
Buradaki parlamenter rejime “Westminster Modeli” adı da verilmektedir.Der Begriff Westminster ist darüber hinaus eine Bezeichnung für das Westminster-System.
Milletvekili, Parlamenter veya Mebus, bir parlamentoda oy verenleri temsil eden kişidir.Sowohl Staatssenatoren als auch die Abgeordneten repräsentieren im Parlament einen Wahlkreis.
Parlamenter Meclisi ise; 12 bölgeden seçilmiş 120 üyeden oluşur.Das Parlament bestand aus einer Kammer mit 120 Abgeordneten, die in 60 Wahlkreisen gewählt wurden.
Parlamenter sistemde devlet başkanı genellikle hükûmet başkanından başka bir kişidir.Im Parlamentsgebäude selbst hat meist der jeweilige Parlamentspräsident die alleinige Exekutivgewalt.
Bu değişikliklerle ilk defa parlamenter sistem uygulanmaya başlanmıştır.Damit wurde das von den Verfassungsvätern geschaffene System der Senatorenwahl erstmals abgeändert.
Hükûmetin kuruluş şeması bakımından meclis hükûmeti sisteminden vazgeçilerek parlamenter sisteme geçilmiştir.Der Verfassungsgerichtshof wurde durch den Rücktritt regierungsnaher Richter lahmgelegt.
2012'de eşcinsel evlilik karşıtı bir metne 173 sağcı parlamenter ile beraber imza atmıştır.En janvier 2012, il signe un texte s’opposant au mariage homosexuel, avec 173 parlementaires de droite.
Yönetimi parlamenter demokrasidir.Le gouvernement est une démocratie parlementaire.
Irak federal hükümeti İslami, demokratik, federal parlamenter cumhuriyettir.Le système de gouvernement est démocratique, fédéral, représentatif, l'Irak est une république parlementaire.
Yunanistan üniter bir parlamenter cumhuriyettir.La Grèce est une république parlementaire.
Son parlamenter seçimleri 23 Ocak 2013 yılında gerçekleşti.Les dernières élections ont eu lieu le 23 février 2013.
Zaten 81 komünist parlamenter de seçimlerden önce gözaltına alınmıştı.La commune comptait déjà 18 prisonniers de guerre avant ces événements.
Tüm milletvekilleri parlamenter dokunulmazlık hakkına sahipti.Les députés jouissent de l'immunité parlementaire.
Slovakya parlamenter bir cumhuriyet olduğundan dolayı Başbakan, Ulusal Konsey'e sorumludur.La Slovaquie étant un régime parlementaire, le gouvernement répond de sa gestion devant le Conseil national.
Parlamenter Meclisi ise; 12 bölgeden seçilmiş 120 üyeden oluşur.120 sont élus dans six circonscriptions de 20 députés.
1990 Körfez Savaşı'na karşı çıkan az sayıdaki parlamenterden biridir.La même année, elle fit partie des rares parlementaires à s’élever contre la guerre du Golfe.
Buradaki parlamenter rejime “Westminster Modeli” adı da verilmektedir.Le modèle parlementaire est fondé sur le système de Westminster.
Parlamenter sistemde devlet başkanı genellikle hükûmet başkanından başka bir kişidir.Ainsi, le secrétaire d'État est généralement une personne très proche du président du Conseil.
Kamboçya'nın 123 parlamenteri vardır.Sur le territoire communal il existe 123 établissements.
1974 yılında parlamenter demokrasiye dönüşten sonra Konstantin Karamanlis KKE’yi yasal hale getirecekti.En 1974, Constantin Caramanlis légalise le Parti communiste grec.
Almanya bir federal parlamenter cumhuriyettir.Elle fait de l'Inde une république parlementaire fédérale.
Almanya’da parlamenter demokrasi böylece sona erdi.La ratification parlementaire s'est ainsi achevé.
Ülkede parlamenter temsilî demokrasi ile birlikte anayasal krallık sistemi vardır.Le pays connaît d'abord un régime de monarchie constitutionnelle avec un régime parlementaire.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeliğine seçildi.Les États membres de la Commission sont élus par l'Assemblée générale.
2002'den günümüze İsveç Parlamentosu Riksdag'da parlamenter olarak görev yapmaktadır.De 2001 à 2011, elle est députée au Riksdag, le parlement suédois.
Ama Türkiye’de uygulanan sistem parlamenter sistem değil.Ce régime libéral n’est cependant pas un régime parlementaire.
Parlamenter sistemlerde parti disiplini çok önemlidir.En los sistemas parlamentarios, la disciplina de partido se aplica estrictamente.
Parlamenter sistemde devlet başkanı genellikle hükûmet başkanından başka bir kişidir.En los sistemas parlamentarios el jefe de Estado es normalmente distinto del jefe de gobierno.
Arnavutluk, parlamenter demokrasiye ve bir geçiş ekonomisine sahiptir.En la actualidad Albania es una democracia parlamentaria con una economía de transición.
Oylamada Hırvatistan'ın AB üyeliğine 564 evet oyu çıkarken, 38 parlamenter ise karşı oy kullandı.En la Asamblea 453 miembros votaron a favor mientras que 62 lo hicieron en contra.
Avrupa Konseyi'nde ülkesini temsil etti ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin Sosyalist Grup Başkanı oldu.Representó a Francia ante el Consejo de Europa y presidio el grupo socialista en la Asamblea del Consejo.
Kamboçya'nın 123 parlamenteri vardır.El Parlamento escocés tiene 129 diputados.
Son parlamenter seçimleri 23 Ocak 2013 yılında gerçekleşti.Las últimas elecciones parlamentarias tuvieron lugar el 25 de enero de 2006.
8 Nisan 1955) Birleşik Krallık İşçi Partisi mensubu Avam Kamarası parlamenteri.Elecciones 8.5.1910 Congreso de los Diputados.
Fiji, bir parlamenter cumhuriyettir.Nauru es una República parlamentaria.
Parlamenter demokrasiye bu yolla ulaşılması amaçlanıyordu.Mi voto demócrata era el resultado de eso.
650 parlamenterin 500'ü meclis üyesi 150'si senatördür.116 de 500 Diputados Federales.
Çek Cumhuriyeti, çok partili parlamenter sistem ile idâre edilmektedir.Eslovaquia es una república democrática parlamentaria con un sistema multipartidista.
Almanya’da parlamenter demokrasi böylece sona erdi.La democrazia in Germania è finita.
1974 yılında parlamenter demokrasiye dönüşten sonra Konstantin Karamanlis KKE’yi yasal hale getirecekti.Nel 1974, Konstantinos Karamanlis legalizzò il Partito comunista greco.
Osmanlı birliğini ancak parlamenter bir düzeyde siyasi haklar verilerek elde edilebilinirdi.Riceveva questi poteri solo attraverso un processo politico di elezione.
1978'de İGD, DDKD ve CHP'li parlamenterler Küba Öğrenci ve Gençlik Festivali'ne katılmıştır.Nel 1978 i Sierra Maestra rappresentano Cuba al Festival Mondiale della Gioventù e degli Studenti.
Avrupa Komisyonu Parlamenterler Asamblesi üyeliği yaptı.Le Diete riunite formano l'Assemblea Politica dell'Unione.
Bağımsızlığın ilan edilmesinden bu yana Estonya üniter parlamenter cumhuriyet yapısını korumaktadır.Dopo che l'Estonia riconquistò l'indipendenza, fu adottata una Costituzione parlamentare.
Irak federal hükümeti İslami, demokratik, federal parlamenter cumhuriyettir.Secondo la Costituzione del 2005, l'Iraq è una repubblica parlamentare, federale, democratica, islamica.
Malezya federal anayasal monarşiye dayalı parlamenter demokrasi sistemiyle yönetilmektedir.Nove degli Stati della Malaysia sono costituzionalmente governati dai sovrani malesi tradizionali.
Oylamada Hırvatistan'ın AB üyeliğine 564 evet oyu çıkarken, 38 parlamenter ise karşı oy kullandı.Su 598 membri dell'Assemblea, 538 hanno votato a favore, mentre 60 sono stati contrari.
Almanya bir federal parlamenter cumhuriyettir.L'Austria è una repubblica parlamentare federale.
7 Ekim - Suç işleyen parlamenterlerin dosyaları, ilgili mahkemeleri gönderilmeye başlandı.Il 25 ottobre 2013, i documenti del tribunale precedentemente secretati sono stati resi pubblici.
Parlamenter gruplar hükümetin kurulmasında öncü bir rol üstlenmiştir.Il Consiglio dei ministri svolge un ruolo importante nel determinare l'ordine del giorno del Parlamento.