Çok geçmeden, Anna ve Johan Brüksel’in hemen dışındaki bir milli parka girerler.Lorsque le relevé d'ozone dépasse les niveaux sains, un triangle rouge est affiché.
Çok geçmeden, Anna ve Johan Brüksel’in hemen dışındaki bir milli parka girerler.Snart efter går Anna og Johan ind i en nationalpark lige uden for Bruxelles.
Çok geçmeden, Anna ve Johan Brüksel’in hemen dışındaki bir milli parka girerler.Wenn der Ozonwert eine kritische Höhe erreicht hat, wird ein rotes Dreieck angezeigt.
Çok geçmeden, Anna ve Johan Brüksel’in hemen dışındaki bir milli parka girerler.Źródło: EEA, 2008.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Ahí va mi perro que en mi boda me llevó al parque.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Aici e câinele meu care m-a condus în parc la ceremonia nunţii.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Daar gaat mijn hond die me erheen begeleidde.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Da läuft mein Hund, der mich am Tag meiner Hochzeit zum Park geführt hat.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Där går min hund som ledde mig till parken vid mitt bröllop.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Ecco il mio cane che mi porta nel parco al mio matrimonio.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.제 결혼식 때 저를 공원으로 이끈 개가 있군요.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Tady jde můj pes, který mě vede do parku na svatbu.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Tam idzie mój pies, który doprowadził mnie do ślubu w parku.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Theo chân chú chó mà đã dẫn tôi tới công viên trong ngày cưới của tôi.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Voilà mon chien qui m'a conduit au parc à mon mariage.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Να ο σκύλος μου που με οδήγησε στο πάρκο στο γάμο μου.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.А это моя собака, сопровождавшая меня в парк в день свадьбы.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.Ето го кучето ми, което ме отведе в парка на моята сватба.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.ולמעשה נישאתי שם.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.وهاهو كلبي الذي استبقني إلى الحديقة في زفافي.
Düğünümde,beni parka sürükleyen bir köpeğim vardı.サウス・ブロンクス グリーンウェイも
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.Camino al trabajo cada día o monto en mi scooter, y bajo a aparcar a este pequeño lugar.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.Chodzę codziennie do pracy albo jeżdżę skuterem, dojeżdżam i parkuję o tu.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.Ich gehe zur Fuß zur Arbeit oder nehme die Vespa und parke hier an dieser Stelle.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.Ik loop dagelijks naar mijn werk, of pak de scooter, als ik aankom parkeer ik hier.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.Je vais au travail tous les jours à pied ou en scooter, et j'arrive et je me gare dans ce petit coin.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.저는 걷거나 스쿠터를 타고 출근합니다 그리고 여기 작은 장소에 항상 주차하지요.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.La muncă merg fie pe jos, fie merg cu scuterul, pe care-l parchez în acest loc.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.Ogni giorno vado a lavoro a piedi o con il mio scooter, e quando scendo parcheggio in questo piccolo spazio.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.Вървя пеш до работа всеки ден или карам скутера си, слизам долу и паркирам на това местенце.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.Я иду пешком или еду на скутере на работу каждый день, и я паркуюсь в этом маленьком местечке.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.אני הולך לעבודה בכל יום או רוכב על הקטנוע שלי, ואני יורד וחונה במיקום הקטן הזה.
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.أمشي يومياً إلى العمل أو أركب دراجتي ثم أنزل وأركنها في هذه البقعة الصغيرة
Her gün ya yürüdüm ya da scooter'ımı kullandım ve bu küçük yerde bir parka rastladım.駐車はこの小さな路地にします 先日 いつも通り出勤すると
İran'ın Evin Hapishanesi Parka DönüştürülüyorIrans Evin-Gefängnis wird zum Park
İran'ın Evin Hapishanesi Parka DönüştürülüyorLa prisión de Evin en Irán se convertirá en parque
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...Bao người ở đây đã đến công viên bang hay công viên quốc gia nơi có một biển hiệu to ngay trước cổng báo rằng,
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...Cuantos de ustedes han ido a un parque estatal o nacional donde hay un letrero que dice,
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...Hoe velen van jullie zijn ooit naar een natuurgebied gegaan met een groot bord aan de voorkant dat zegt,
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...다음과 같은 내용으로 시작하는 표지판이 있는 주립또는 국립 공원에 몇명이나 가보셨나요? 다음과 같은 내용으로 시작하는 표지판이 있는 주립또는 국립 공원에 몇명이나 가보셨나요?
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...А кто из вас был в национальном или государственном парке и видел огромный знак у входа:
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...Колко от вас са ходили някога в държавен парк или национален парк, пред който е имало голяма табела:
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...כמה מכם היו בשמורת-טבע או בפארק לאומי, שבכניסה היה שלט גדול שאמר,
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...الآن كم منكم قد ذهب إلى منتزه عام أو وطني و في المدخل وضعت علامة كبيرة واضحة تقول،
Kaç kişi parka ya da ulusal parka gidip... ...büyük işaretin önünde...見たことがありますか? 「生活排水が
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Abbiamo passeggiato fino al vicino parco, ci siamo divertiti con le altalene, abbiamo fatto giochi cretini.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Am mers pe jos până în parc, ne-am dat în leagăn, ne-am prostit cu niște jocuri.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Caminamos hasta el parque local,
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Fomos a pé até ao parque, brincámos nos baloiços, jogámos uns jogos engraçados.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Kami berjalan di sebuah taman lokal, bermain ayunan dan beberapa permainan konyol.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.우리는 동네 공원으로 걸어 내려가서, 그네도 타고, 몇 가지 유치한 게임을 했습니다.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Poszliśmy do pobliskiego parku, pobujaliśmy się na huśtawkach, pograliśmy w głupawe gry.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Šli jsme do místního parku, zařádili si na houpačkách, zahráli si střelené hry.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Šli sme do miestneho parku, blbli okolo hojdačiek, hrali tie prosté hry.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Sprehodila sva se do krajevnega parka, se zabavala na gugalnicah in se šla neke smešne igrice.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Vi promenerade till parken, gungade lite, lekte några fåniga lekar.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Wir gingen in den benachbarten Park, machten Blödsinn auf den Schaukeln, spielten ein paar alberne Spiele.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Περπατήσαμε ως το πάρκο, κάναμε βλακείες στις κούνιες, παίξαμε χαζά παιχνιδάκια.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Ми прогулялись пішки до місцевого парку, погойдались на гойдалках, пограли в якісь смішні ігри.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.Мы прогулялись пешком до местного парка, покачались на качелях, поиграли в какие-то смешные игры.