park ile cümle
park kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
"Paralel bir evrende çapraz park edilmişim gibi hissediyorum."¥ (Gülüşmeler)"I feel like I'm diagonally parked in a parallel universe." (Laughter)
Ve projeksiyonu hastahanenin dışında bulunan park yerinde bulunan duvarın üzerine kurduk.And we set up a projector on a wall out in the parking lot outside of his hospital.
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.So optimists are people who expect more kisses in their future, more strolls in the park.
Bu hastalıklar Huntington, Parkinson'a ve Alzheimer'dı.These diseases were Huntington's, Parkison's and Alzheimer's.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi.'I shall drive out in the park at five as usual,' she said as she left him.
Park biletlerini sallamıyorum bile - 7 milyon dolar borcum var zaten.I don't really care about parking tickets - I have a $7 million debt.
Park cezası kesen kadın görevli gibi.He's like a meter maid.
Alanların yüzde 65 i park yeri olarak kullanılıyor.The 20 largest cities in the world.
Genellikle sahibinden 100 feet mesafede park ediliyorlar.They're usually parked within 100 feet of the people that own them.
Park halindeki aracın hız göstergesinin saatte 140 km yi gösteren resmi gibi.like here's a picture of the speedometer showing 140 miles an hour when the car's in park.
Eglence parkı fikri, sergi odasından cabucak cıkıverdi.The idea grew quickly from an exhibition room to an amusement park.
Parka yakın bir eve taşındılar.Moved to a house near a park.
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.And the four of them lived in that house near the park.
Parktayým, iyi bir bayanla konuţuyorum, ve hayatýmý deđiţtiren bir olay yaţadým.Im in the park, talking to a very nice lady, and Ive had a bit of a life-changing morning.
Olamaz, karým bir lezbiyenle parkta!No, my wife is in a park with a lesbian!
Eđer annen bir lezbiyenle parktaysa, bu pekala senin de sorunun!If your mothers in a park with a lesbian, it is very much your problem!
Annemin bir lezbiyenle parkta olmasý benim için sorun deđil!I have no problems with my mums being in a park with a lesbian!
Park cezasý mý getirdiniz?Are you delivering parking tickets?
Ama söylemeliyim, ţu Peugeot yanlýţ... ...açýyla park edilmiţ.But I would point out that that Peugeot is positioned at an incorrect angle to the curb.
Parkinson veya esansiyel tremor gibi.like Parkinson's or essential tremor.
Ben sık sık Dalai Lama'dan bahsederim. Kendisi New York Şehri'ne gelip, Central Park'ta konuşmuştu.I speak often about the Dalai Lama and this time he came to New York City and spoke in Central Park.
Hele bir de Park Slope'da, bir Amerikan kitabı almaya calışan bir Hintli düşünün.At least an Indian trying to get one of these American books in Park Slope, forget it.
Sonra bir gece, askeri kamyonlar bizim evin önüne park etti.Then one night, military trucks drive up to our house.
Ben Diplomat Park Hae Yeong.I'm Park Hae Young from the Foreign Ministry.
Diplomat Park.Deputy Director Park!
Hey, arkamızdaki Diplomat Park'ın arabası değil mi?Isn't that Deputy Director Park's car behind us?
O sahiden Park Hae Young'un arabası mı?Are you sure that's Park Hae Young's car? Oh no.
O, Park Hae Young değildi.It's not you.
Öyle görünüyor ki insanlar park alanında duruyor.The entrance from the parking lot has been completely restricted.
Basın toplantısını park alanında yapmaya ne dersin, Prenses?[How about holding the press conference in the parking lot, Princess. ]
Park Hae Young muydu yoksa?Was it possibly Park Hae Young?
Park Hae Young'la, profesörümün arasından... ...hangisinden daha çok hoşlanıyorsun?I mean... between Park Hae Young and my professor, who do you like more?
Park Hae Young muydu?It was Park Hae Young?
Cevap verdikten sonra Park Hae Young'dan rahat rahat hoşlanabilecek misin?So you can like Park Hae Young comfortably after I answer?
Sanırım Park Hae Young'un gelmesinden korkuyorsun.I guess you're scared that Park Hae Young may show up.
Garajınıza park edersiniz. ve bu işinize yarar.And it works.
Uçağınızın askısını kaldırmak yerine, ... ...uçağı yerine park edin.Instead of paying to keep your airplane in a hanger, park it in your garage.
Oscar'ın ödenmemiş birkaç park cezası var.Well, as an example... Uh, Oscar here's got some outstanding parking tickets.
Yunusları ve balinaları tutsak eden deniz parklarını desteklemeyin.Não apoiem parques marinhos que mantém Baleias e Golfinhos Prisioneiros.
-Evet, yalnızca-- -Big Al'ın Oyun Parkı'da ne?-Yeah, just for times I-- -What the hell is Big Al's Playpen?
Big Al'ın Çocuk Parkı'nın bu olduğunu biliyordum!I knew that's what Big Al's Playpen was!
Çok iyi bildiğim bir parkurda koşmaya çıktım.And I went on a run that I know so well.
Ve akla gelen ilk şey ise park ettiğiniz her yerde elektriğe ihtiyacınız olacağıdır.And so the first thought that came to mind is, everywhere we park we have electric power.
Jurassic Park'tan önce derinin kasa nasıl bağlandığına dair bir bilim yoktu, değil mi?Before "Jurassic Park," there was no science for how skin hung off of muscle, right?
Burası ise City Hall Park.And this is City Hall Park.
Yani temelde şehir, City Hall Park'a doğru yayılmış.So the city basically extended to City Hall Park.
Hemen burada yer alan Gramercy Parkı'ndaki bataklık.Or the swamp at Gramercy Park, right here.
Bu yüzden, bugün bu amaca doğru ilk adımları atarak, Parkinson Ses Girişimi'ni başlatıyoruz.So, taking the first steps towards this today, we're launching the Parkinson's Voice Initiative.
Ve bizim atalarımız o parkta yaşadı, ancak onlar sadece azınlıklardı.And our ancestors lived in that game park, but were just the minorities.
Asakusa Tapýnaðý ve Ueno Parkýný ziyaret ettim.I visited Asakusa Temple, Ueno Park and...
Senin de Elysian Parka egzersiz yapmaya geldiğini bilmiyordum.I didn't know that you worked out at Elysian Park, too.
Parkinson ve KangrenParkinson and Gangrene
-Dully Parkı'nda 45 dakika bekledim."Dude. You're not my nemesis.
Parktaki her şaklabana kin gütmeye vaktim yok benim.Besides, there's kids in that park.
Ayrıca, o parkta çocuklar da var, yani...So... Here's one from "DeadNotSleeping"--
Eğer evini değiştiriyorsan bütün halılarını kaldır ve onun yerine ahşap parke yaptır."And if you're remodeling your house, take out all the carpeting and put in hardwood flooring."
At the car park of your building.At the car park of your building.
Geleceğin parklak !Your future is bright.
Parkinson Hastalığı'na yol açıyorlar.They lead to Parkinson's disease.
Resmin üst tarafındaki alan ise, bir park alanı ve park yerindekiler de karavanlar.If you look up at the top, that's a parking lot, and those are recreational vehicles right there.