Ana içeriğe geç
Sözlük

park ile cümle

park kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sabah Tom ve Mary'yi parkta gördüm.I saw Tom and Mary in the park this morning.
Tom'a park yerinin nerede olduğunu gösterebilir misin?Could you show Tom where the parking lot is?
Sami'ye park yerinin nerede olduğunu gösterebilir misin?Could you show Sami where the parking lot is?
Tom'un parkta bir yerde olma ihtimali var.There's a chance that Tom is here in the park somewhere.
Tom Mary ile parkte yürüyerek eğlendi.Tom had fun walking in the park with Mary.
Tom parkta gitarını çalmayı seviyor.Tom likes playing his guitar in the park.
Tom Mary'nin evinin Park caddesinde olduğunu biliyordu.Tom knew Mary's house was on Park Street.
Tom Mary'yi parkta yalnız yürürken gördü.Tom saw Mary walking alone in the park.
Tom'un hâlâ Park Caddesinde yaşadığını düşünüyorum.I think Tom still lives on Park Street.
Tom'un arabası hala dışarıda park edilmiş durumda.Tom's car is still parked out back.
Tom parkta köpeğini gezdirdi.Tom walked his dog in the park.
Tom hâlâ Park Caddesi yaşıyor.Tom still lives on Park Street.
Park etmek yasaktır.Parking is prohibited.
Parkta kaç kişi gördün?How many people did you see in the park?
Tom, Mary'yi tanımadığı biriyle parkta yürürken gördü.Tom saw Mary walking in the park with someone he didn't know.
Tom ve Mary Park Caddesi'nde bir daire kiraladı.Tom and Mary rented an apartment on Park Street.
Tom ve Mary'yi parkta yürüyüş yaparlarken gördüm.I saw Tom and Mary taking a walk in the park.
Park Caddesinde küçük bir apartman dairesinde yaşıyorum.I live in a small apartment on Park Street.
Tom ve arkadaşları parkta futbol oynuyorlar.Tom and his friends are playing soccer in the park.
Park yapmak bir kâbustur.Parking is a nightmare.
Park etmek bir kâbustu.Parking was a nightmare.
Bir polis memuru parkı terk etmemizi söyledi.A police officer told us to leave the park.
Tom parkta yürüyor.Tom is walking across the parking lot.
Ne demek istiyorsun, arabamı buraya park edemez miyim?!What do you mean, I can't park my car here?!
Araba nerede park ediyor?Where is the car parked?
Burası Sami'nin arabasının park edildiği yer.This is where Sami's car was parked.
Arabamı oraya park ettim.I parked my car over there.
Leyla, Sami'nin arabasını bir otoparka park ettiğini fark etti.Layla noticed Sami's car parked in a parking lot.
Bu Tom'un arabasını park ettiğini söylediği yer.This is where Tom said he parked his car.
Bu, Tom'un arabasının park edildiği yer.This is where Tom's car was parked.
Leyla, çocuklarını parkta oynarken izledi.Layla watched her kids play in the park.
Yeni park, kentin en çok ihmal edilen yerlerinden birine dönüştü.The new park turned into one of the most neglected places in the city.
Hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyorsun, değil mi?You're still living on Park Street, aren't you?
Tom, Park Caddesindeki o evi satın almaya karar verdi.Tom has decided to buy that house on Park Street.
Bugün parkta pek fazla insan yok.There aren't many people in the park today.
Burası arabamı park ettiğimi düşündüğüm yer.This is where I thought I parked my car.
Tom, parkta kimseyi görmediğini söyledi.Tom said he didn't see anybody in the park.
Tom'un Park Caddesi'nde çok güzel bir evi var.Tom has a very nice house on Park Street.
Leyla göl yakınına park etti.Layla parked at the lake.
Leyla ve Sami göle park ettiler.Layla and Sami parked at the lake.
Burasının arabanı park ettiğin yer olduğundan emin misin?Are you sure this is where you parked your car?
Tom arabasını park yerinden kaldırdı.Tom backed his car out of the parking lot.
Parkta bir arkadaşıma rastladım.I ran into a friend of mine in the park.
Bu şeyi park etmek için yerin var mı?Do you have room to park this thing?
Tom'un arabasını nereye park ettiğini biliyor musun?Do you know where Tom parked his car?
Bu boyutta bir kamyonu park edecek bir yerin var mı?Do you have room to park a truck this size?
Parkta bir arkadaşımı gördüm.I saw a friend of mine in the park.
Dün Tom, Mary ile parka gitti.Yesterday Tom went to the park with Mary.
Tom uzun yıllar Park Caddesi'nde yaşıyordu.Tom lived on Park Street for many years.
Leyla arabasını park etti.Layla parked her car.
Hayat her zaman parktaki bir yürüyüş değildir.Life is not always a walk in the park.
Dur! Burada park etmen yasak.Stop! You're not allowed to park here.
Tom arabasını park etti.Tom parked his car.
Parkta düzenli olarak koşarım.I regularly run in the park.
Biz hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyoruz.We're still living on Park Street.
Sami yolun kenarına park etti.Sami was parked to the side of the road.
Tom parkta ne yapıyordu?What was Tom doing in the park?
Tom bana arabasını nereye park ettiğini söyledi.Tom told me where he parked his car.
Tom parkta Mary'yi gördü.Tom saw Mary in the park.
Tom bir park bankında oturdu, güvercinleri besliyordu.Tom sat in on a park bench, feeding some pigeons.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
park ile cümle - Sayfa 19 - park kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App