Tom bir karavan parkında yaşıyor.Tom lives in a trailer park.
Fenway Park, Boston Red Sox'a ev sahipliği yapar.Fenway Park is home to the Boston Red Sox.
Park caddesini bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find Park Street.
Parkta birkaç kafe vardır.There are several cafes in the park.
Evime yakın bir park var.Near my house, there's a park.
Park Caddesinde o yeni yere gitmeyi düşünüyordum.I was thinking about going to that new place on Park Street.
Kalenin parkında her şey sessizdi.Everything was quiet in the castle's park
Tom'un Park Caddesi'nde yaşadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom lives on Park Street.
Tom, Mary'nin arabasını nereye park ettiğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary had parked her car.
Artık Park Caddesi'nde çalışıyorum.I'm now working on Park Street.
Tom, Mary'nin arabasını nereye park ettiğini bilmiyor.Tom doesn't know where Mary parked her car.
Tom, Mary'nin, arabasını nereye park ettiğini biliyordu.Tom knew where Mary had parked her car.
Tom, Mary'nin arabasını nereye park ettiğini biliyordu.Tom knew where Mary had parked her car.
Arabam dışarıda parkedilmiş.My car is parked outside.
Kasabanın merkezinde güzel bir park var.There is a beautiful park in the center of the town.
Ben Ji Sung Park'ım.I am Ji Sung Park.
Asla Park Caddesi'nde bir ev satın almazdım.I would never buy a house on Park Street.
Park Caddesi'nde bir ev satın almayı düşünüyorum.I'm thinking of buying a house on Park Street.
Tom'un arabasını nereye park ettiğini merak ediyorum.I wonder where Tom parked his car.
Bu benim için parkta bir yürüyüş.This is a walk in the park for me.
Park ücretlerini ortadan kaldırabilirizWe can eliminate parking fees.
Oyun parkı demirleri kayboluyor.Monkey bars are disappearing.
Ön bahçede park edebilir miyim?Can I park in the front yard?
Tom'un arabası dışarıda park edilmişti.Tom's car was parked outside.
Park Caddesi üzerinde yer alıyor.It's located on Park Street.
Park pazartesi günü kapalı.The park is closed Monday.
Park Caddesi kapalı.Park Street is closed off.
Park iznin var mı?Do you have your parking permit?
Bu bizim parkımız.This is our park.
Tom arabasını araba yolunda parketti.Tom parked his car in the driveway.
Suç, Park Caddesi'ndeki I. Kanada Bankası'nda saat 2.30'da meydana geldi.The crime occurred at 2:30 in the First Canadian Bank on Park Street.
Tom'un arabasını nereye park ettiğini konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea where Tom parked his car.
İleride yolun ortasında park edilmiş bir araba var.There's a car parked in the middle of the road up ahead.
Mahallemizde bir çocuk parkı var.There is a playground in our neighborhood.
O, çocuk parkına gitmek istiyor.He wants to go to the playground.
Park Caddesi'nde bir ev satın alacak kadar zengin değiliz.We aren't rich enough to buy a house on Park Street.
Keşke Tom arabasını evimin önüne park etmeyi bıraksa.I wish Tom would stop parking his car in front of my house.
Ne zamandan beri park görevlisi olarak çalışıyorsun?How long have you been working as a parking attendant?
Kamyonunu nereye park ettin?Where did you park your truck?
Fadil'e park yerinin nerede olduğunu göstermek istedim.I wanted to show Fadil where the parking lot was.
Polis yakındaki bir parkta Fadıl'ı tespit etti.Police spotted Fadil in a nearby park.
Tom üç yıl boyunca bir park görevlisiydi.Tom was a park ranger for three years.
Tom üç yıl boyunca bir park korucusuydu.Tom was a park ranger for three years.
Tom'un arabası, park ettiği yerde değil.Tom's car isn't where he parked it.
Parkta tek bir kişi görmedim.I didn't see a single person in the park.
Tom arabamı nerede park edeceğimi söyledi.Tom told me where to park my car.
Arabanı buraya park etmemeni sana tekrar tekrar söylemiştim.I've told you over and over again not to park your car here.
Park pazartesi günü kapalıdır.The park is closed on Monday.
Arabamı Tom'unkinin arkasına park ettim.I parked my car behind Tom's.
Park Caddesi'ndeki yeni Çin restoranına gitmemizi öneriyorum.I suggest that we go to that new Chinese restaurant on Park Street.
Parka gittim.I went to the park.
Bisikletimi okulun arkasında park edilmiş buldum.I found my bicycle parked behind the school.
Birkaç yıldır bir park bekçisiydim.I was a park ranger for several years.
Fadıl park yerinde patronuna ait bir minibüs fark etti.In the parking lot, Fadil noticed a van belonging to his boss.
Fadıl, evinin önüne park etmiş yabancı bir araba gördü.Fadil saw an unfamiliar car parked in front of his house.
Tom'un hâlâ park caddesinde yaşadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom still lives on Park Street.
Tom ve Mary'nin bu sabah parkta yürüdüklerini gördüm.I saw Tom and Mary walking in the park this morning.
O, parkta yürüyor.He walks in the park.
Tom 2.30'dan hemen sonra parkta Mary'yi gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary in the park just after 2:30.
Tom neredeyse her gün köpeğini parkta gezdirir.Tom walks his dog in the park almost every day.