Ana içeriğe geç
Sözlük

parfüm ile cümle

parfüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1881'den beri erkek parfumlerinin... ...kokusunu kesin olarak yapan molekul.Той е молекулата, което е придавала характерния мирис на мъжките аромати от 1881 г. насам, за да бъда точен.
1881'den beri erkek parfumlerinin... ...kokusunu kesin olarak yapan molekul.זו המולקולה שבגללה בשמים לגברים מריחים כמו שהם מאז 1881, אם נדייק.
1881'den beri erkek parfumlerinin... ...kokusunu kesin olarak yapan molekul.إنها الجزيئة التي جعلت الروائح الرجالية تعطي الروائح نفسها منذ 1881، لنكون أكثر دقة.
1881'den beri erkek parfumlerinin... ...kokusunu kesin olarak yapan molekul.もととなっている分子です でも問題なのは発がん性物質だということです
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.Ah! Ar fi bine să nu te parfumezi sau să respiri zgomotos, altfel vor ști că ești acolo.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.E o melhor é não usar perfume nem fazer barulho a respirar, senão elas iriam saber que estamos por perto.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.In bolje, da ne nosite parfuma in ne dihate naglas, drugače bodo vedeli, da ste tam.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.아, 그리고 향수는 일절 쓰지 않고 숨소리도 내지 말아야지, 안 그러면 여러분이 거기 있다는 것을 알게 될 거예요.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.Lepiej też nie używać żadnych perfum, ani nie dyszeć, bo inni szybko wyczują waszą obecność.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.O, a radšej nenoste žiadny parfém a nevydávajte žiadny zvuk pri dýchaní, inak budú vedieť, že ste tam.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.¡Oh! Mejor que no huelan a perfume o hagan ruido al respirar, de otro modo sabrán que Uds. están allí.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.І не варто користуватися парфумами чи важко дихати, інакше, люди зрозуміють, що ви біля них.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.אוה, וכדאי שלא תתבשמו או שתעשו רעשים של נשימה, אחרת הם ידעו שאתם שם.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.ويستحسن أن لا تضع أي عطر وأن لا تتنفس بصوتٍ عالٍ، وإلا فسيعلمون بوجودك.
Ah, parfüm sıkmasanız veya nefes alırken ses çıkarmasanız da iyi olur, yoksa orada olduğunuzu bilirler.息をする音を聞かれてもいけないよ そこにいるのがわかってしまうからね それに 透明になれたからって
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Dansul privirilor noastre, provocarea, renunţarea, anularea, parfumul consternării noastre.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Der Tanz unserer Blicke, Herausforderung, Abdankung, Auslöschung, das Parfüm unserer Betroffenheit.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.우리의 시선, 도전, 양도, 삭제, 우리 경악의 향기.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.la danse de nos regards: le défi, la renonciation, l'effacement; le parfum de notre consternation.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.La danza dei nostri sguardi, sfida, rinuncia, cancellazione, il profumo della nostra costernazione.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.La danza de nuestras miradas, desafío, abdicación, lo obliterado, el perfume de nuestra consternación.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Taniec naszych spojrzeń, odwrót, prowokacja wymazywanie, tym trąci nasza konsternacja."
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.We trekken aan, we stoten af, we verdwijnen, er geurt ontsteltenis in onze blik.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Танец наших взглядов, вызов, отречение, самоотречение, запах нашего страха.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Танцът на нашите погледи, предизвикателство, отказ, заличаване, парфюмът на нашия ужас.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.ריקוד מבטינו, אתגר, ויתור, הצטנעות, ניחוח הבלבול שלנו."
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.رقص لمحاتنا ,تحدي, تنازل عفو , وعطر من خوفنا
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor.Alcuni profumi sono venduti esclusivamente in profumeria.
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor.Bepaalde parfums worden alleen verkochtin parfumwinkels.
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor. Bu durumda müşterinin seçim hakkı nasıl etkileniyor?Anumite parfumuri pot fi găsite numai în parfumerii.Ce se întâmplă cu dreptul consumatorului de a alege?
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor. Bu durumda müşterinin seçim hakkı nasıl etkileniyor?Nekateri parfumi so v prodaji samo v parfumerijah.Kaj je s svobodno izbiro kupcev?
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor. Bu durumda müşterinin seçim hakkı nasıl etkileniyor?Niektoré voňavky sa predávajú len všpeciálnych parfumériách.Kam sa podela spotrebiteľova možnosť výberu?
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor. Bu durumda müşterinin seçim hakkı nasıl etkileniyor?Rajoittaako hajuvesien myynti pelkästään kemikalioissa kuluttajan valinnanvapautta?
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor. Bu durumda müşterinin seçim hakkı nasıl etkileniyor?Určité parfémy jsou na prodej pouze v parfumériích.Jakou má vlastně spotřebitel možnost výběru?
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor.Des parfums en parfumerie, uniquement.
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor.Perfumes, só nas perfumarias.
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor.Venta de perfumes únicamente en perfumería.
Bazı parfümler yalnızca parfümerilerde satılıyor.Visse parfumemærker sælges kun i parfumerier.
Beyond Paradise diye isimlendirilen bir parfüm.Az ország bármely illatszerüzletében hozzájuthatnak.
Beyond Paradise diye isimlendirilen bir parfüm.전국 어느 매장에서나 볼 수 있지요.
Beyond Paradise diye isimlendirilen bir parfüm.Można je znaleźć w każdym sklepie.
Beyond Paradise diye isimlendirilen bir parfüm.שתוכלו למצוא בכל חנות בארץ.
Beyond Paradise diye isimlendirilen bir parfüm.والذي يمكن أن تحصلوا عليه من أي متجر في البلاد.
Beyond Paradise diye isimlendirilen bir parfüm.違うのはエスティローダがこの香水を分解してくれたことです
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Aki konkrétan egy parfümcégnél dolgozik.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Der für eine Duftfirma arbeitet.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Hij werkt voor een parfumbedrijf.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.작업 일지의 한 페이지입니다.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Lucrând pentru o companie de parfumuri.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Ông làm việc cho một công ty hương liệu.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Pracującego dla firmy perfumeryjnej.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Trabaja para una empresa de fragancias.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Εργάζεται για μια εταιρία αρωμάτων.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Работающего на парфюмерную компанию.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.Работещ за фирма за аромати.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.כימאי שעובד עבור חברת בשמים.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.يعمل لصالح شركة عطارة.
Bir parfüm şirketi için çalışıyor.白檀の香りがするものを探して45個の分子を
Bir sentetik biyologla çalıştım ve temelinde içebildiğiniz bir hap olan yutulabilir bir parfüm geliştirdim.저는 합성생물학자 한분과 같이 일한 결과 삼킬 수 있는 향수를 만들었는데 그 '화장약'을 먹으면 땀을 흘릴 때
Bir sentetik biyologla çalıştım ve temelinde içebildiğiniz bir hap olan yutulabilir bir parfüm geliştirdim.Я працювала із синтетичним біологом і створила парфуми, що ковтаються.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod