Ana içeriğe geç
Sözlük

pardon ile cümle

pardon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Evet? Pardon. Başlamaya hazır mısınız?- Sunteţi gata să începeţi?
Evet? Pardon.Disculpe
Evet? Pardon.Si', scusate.
Evet şu değeri alıp, pardon ya, şu 72'nin karesi, dur yazayım.아 죄송합니다, 여기는 72의 제곱입니다.
Evet şu değeri alıp, pardon ya, şu 72'nin karesi, dur yazayım.Takže máme...Omlouvám se, toto je 72 na druhou, raději to napíši...
Evet şu değeri alıp, pardon ya, şu 72'nin karesi, dur yazayım.עכשיו ניקח... אופס זה 72 בריבוע,
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Aber - oh das tut mir leid, ich wollte nicht - (Gelächter)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Ale jest - oh, przepraszam, nie chciałem - (Śmiech)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Dar este -- vai, mă scuzați, nu am vrut să -- (Râsete)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Het is -- oh, het spijt me, was niet mijn bedoeling -- (Gelach)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)그러나 이것은... 그런 뜻은 아니었어요. (웃음)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Mais il l'est - je suis désolé, je ne voulais pas - (Rires)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Ma lo è -- scusate non intendevo -- (Risate)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Nhưng nó là -- ôi, xin lỗi. Tôi không định -- (Tiếng cười)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar) -- pardon.De ... bocsánat, nem úgy gondoltam... (Nevetés) bocsánat.
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar) -- pardon.Но е... о, съжалявам, не беше нарочно... (Смях) ...извинете.
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar) -- pardon.Но это так - ой, прошу прощения, я не хотел никого разочаровать - (Смеется) прошу прощения.
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Pero es -- oh, lo siento, no quise -- (Risas)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Αλλά είναι --λυπάμαι, δεν ήθελα να-- (Γέλια)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)אבל היא-- סליחה, לא התכוונתי-- [צחוק]
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)لكنها كذلك -- أوه، أنا آسف، لم أكن أعني أن -- (ضحك)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)(笑) -ごめんなさい
[Falsetto sesle] Pardon.미안
[Falsetto sesle] Pardon.Maaf.
[Falsetto sesle] Pardon. O halde, Lord Faptaguise nerede?Psymon volá.
[Falsetto sesle] Pardon. O halde, Lord Faptaguise nerede?Was sieht nicht gut aus?
[Falsetto sesle] Pardon.Scusa.
[Falsetto sesle] Pardon.Undskyld.
[Falsetto sesle] Pardon.اسـف .
[Falsetto sesle] Pardon.で、Faptaguise卿は今どこに?
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Adevărata mea dragoste-pasiune: Prin urmare, mă ierta; Şi nu atribui această cedare a iubi lumina,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,A minha paixão o amor verdadeiro: portanto, perdoem-me, e não imputar este cedendo à luz, amor
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Az én igaz szerelem szenvedély: ezért bocsásson meg, és nem tulajdonítani ennek engedve könnyű szeretni,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,나의 진정한 사랑 - 열정 : 따라서 용서해주십시오, 그리고이 빛을 사랑 항복 돌리다 아니라,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,La mia vera passione-amore: perciò mi perdono; E non imputare questo cedere ad amare la luce,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Ma véritable passion amoureuse: donc pardonnez-moi, et ne pas imputer cette céder à l'amour de lumière,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Mijn ware liefde-passie: dus vergeef mij, en niet toerekent deze opbrengst aan het licht houden,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Min ægte kærlighed, lidenskab: derfor tilgive mig, og ikke pålægge dette giver for lys kærlighed,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Min sann kärlek passion: alltså förlåt mig, och inte tillskriva detta ger för ljus kärlek,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Mi verdadero amor pasión: por tanto, el perdón, y no atribuir esta entrega a la luz del amor,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Moja prawdziwa miłość pasja, dlatego przepraszam, a nie przypisywać tej ulegając światło miłości,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Moja resnično ljubezen-strast: zato mi oprostite, in ne pripisuje temu, da prinaša svetlobo ljubezni,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,My True-láska vášeň: preto Prepáčte, a nepočíta to dávať najavo lásku,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,My True-láska vášeň: proto Promiňte, a nepočítá to dávat najevo lásku,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,My true-rakkaus intohimo: siis anteeksi; Eikä moitteita tätä antautumista valo rakkauden,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Thật tình yêu niềm đam mê của tôi do đó tha thứ cho tôi không quy cho nhường chỗ cho tình yêu ánh sáng,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Моя истинная любовь страсть: поэтому простите меня, и не приписывать это уступая свет любви,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Моята истинска любов страст: да ме извините, не вменява това дава светлина любов,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,נכון, האהבה והתשוקה שלי: כן סליחה, ולא לייחס את זה מניב לאהוב את האור,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,بلدي الحقيقي الحب والعاطفة : العفو لي ذلك ، وهذا لا يحسب العائد الى الحب الخفيفة ،
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,どの暗い夜はとても発見かれら。
Gidip yapabildik, pardon, yerel gelenekleri ve buna benzer şeyleri içeren festivalleri yapabildik.Am mers și am putut organiza festivaluri ce reuneau tradițiile locale cu te miri ce.
Gidip yapabildik, pardon, yerel gelenekleri ve buna benzer şeyleri içeren festivalleri yapabildik.So konnten wir Feste organisieren, die örtliche Traditionen integrierten.
Gidip yapabildik, pardon, yerel gelenekleri ve buna benzer şeyleri içeren festivalleri yapabildik.Udało nam się zorganizować festiwale wokół różnych lokalnych zwyczajów.
Gidip yapabildik, pardon, yerel gelenekleri ve buna benzer şeyleri içeren festivalleri yapabildik.Мы смогли также организовать фестивали, сочетавшие местные традиции и всякое другое.
Gidip yapabildik, pardon, yerel gelenekleri ve buna benzer şeyleri içeren festivalleri yapabildik.הצלחנו גם... סליחה... הצלחנו גם ליצור פסטיבלים שמשלבים מסורות מקומיות ומה לא.
(Gülüşmeler) Ah, pardon.あっすみません
Hadi gidelim! Pardon.Είσαι ο πιο ωραίος απ'όλους.
Hatırlayalım ki bu 1/2 üzeri - pardon 1/21/2・・ あれ、 1/2。 ここはかっこのはずです。
Hatırlayalım ki bu 1/2 üzeri - pardon 1/2다시 떠올려보겠습니다, 이 것은 단지 2 분의 1 에 대한--- 이런! 2 분의 1.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod