Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.A, co najważniejsze -- przepraszam, nigdy nie noszę garnituru, wiedziałem, że będę musiał to zdjąć.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Astfel, punctul - scuze, eu nu port niciodată costum, așa că am știut că va urma să dau asta jos.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Do đó, điểm mấu chốt là -xin lỗi , tôi không quen mặc comple tôi đã biết trước mình sẽ phải cởi nó ra
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Donc, la puce - désolé, je ne porte jamais de veste, donc je savais que j'allais enlever celle-là.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Dus de speerpunt -- sorry, ik draag nooit een pak, dus ik wist dat ik hem uit ging doen.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Entonces, el punto principal --perdón, no soy de llevar traje, ya sabía que me lo iba a quitar.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Jadi, intinya -- maaf, saya tidak biasa tampil resmi, jadi memang soal waktu sebelum saya tanggalkan ini.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.여기서 중요한 포인트는 - 죄송합니다, 전 수트를 잘 입는 편이 아니라서 불편해할 것이라고 알고 있었습니다만, 잠시 벗겠습니다.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Portanto — desculpem, eu nunca uso fato, já sabia que tinha de o tirar.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Quindi, il punto centrale - scusate, non porto mai la giacca, quindi sapevo che avrei finito per togliermela.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Takže pointa je tá - prepáčte, nikdy nenosím sako, že som vedel, že ho pravdepodobne vyzlečiem.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Η ουσία είναι λοιπόν - συγνώμη, ποτέ δεν φοράω κοστούμι, και ήξερα ότι θα το έβγαζα.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Така че основния извод - извинявам се, но аз никога не нося костюми така, че си знаех, че ще го сваля
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Таким образом, главное - ... пардон, я никогда не ношу костюм, я так и знал, что сниму.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.אז גולת הכותרת... מצטער אני לא לובש בחליפות אני ידעתי שאני אוריד אותה.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.فالنقطة هي -- ٱسف، أنا لا أرتدي بدلة، فعلمت أنني سوف أقوم بخلع هذا.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.途中で脱いでしまうのはわかってたんですが では 急いで進めます
Dün sizi görmüştüm. Pardon?- La vi ayer. - ¿Perdón?
Eeh. Ana pardon.Es urgente que hablemos...
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Anteeksi, sir, mutta ei tie! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Bocsáss meg, uram, de nem, hogy nyakkendő! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Maafkan saya, Pak, tapi tidak yang mengikat! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Mi scusi, signore, ma non quella cravatta! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Oprostite, gospod, ne pa, da kravato! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Pardonnez-moi, monsieur, mais pas celle cravate! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Prepáčte, pane, ale nie je to kravatu! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Promiňte, pane, ale není to kravatu! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Scuză-mă, domnule, dar nu că cravata! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Tha thứ cho tôi, thưa ông, nhưng không phải là tie! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Undskyld mig, sir, men ikke, at binde! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Ursäkta mig, sir, men inte slips! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Vergeef me, meneer, maar niet dat tie! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Verzeihen Sie mir, Herr, aber nicht, dass Krawatte! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Wybacz mi, proszę pana, ale nie, że remis! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Вибачте, сер, але не те, що краватка! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Извинете ме, сър, но не че вратовръзка! "
Efendim, pardon, ama kravat bu değil! "Простите, сэр, но не то, что галстук! "
Eksenleri çizmek istersem, bu y ekseni olurdu- pardon. -Entonces si voy a dibujar los ejes, esto seria el acceso del eje y-griega entrando -- no, no, lo siento.
Eksi 3 A - pardon - eksi 3 çarpı bu. -Así menos 3A--oh no, lo siento. Menos 3 veces esto.
Eksi 3 A - pardon - eksi 3 çarpı bu. -Então menos 3A - ah não, desculpa.
Eksi 3 A - pardon - eksi 3 çarpı bu. -Więc minus 3A -- och nie, przepraszam. Minus 3 razy to.
Eksi 3 A - pardon - eksi 3 çarpı bu. -אז מינוס 3A-- או לא סליחה. מינוס 3 כפול זה.
Eksi 3 A - pardon - eksi 3 çarpı bu. -لذا ناقص 3A , لا عفوا آسف ناقص ثلاث مرات هذا
Elinizde kalan-- pardon, paydayı 2'ye bölün, cevap 6/2 yani 3 olur. .그러면 남는 것이 6 나누기 2는 3이어서
Elinizde kalan-- pardon, paydayı 2'ye bölün, cevap 6/2 yani 3 olur. .8 delt med 2 er 4, og 6 delt med 2 er 3.
Elinizde kalan-- pardon, paydayı 2'ye bölün, cevap 6/2 yani 3 olur. .Dan krijg je - sorry, deel de noemer door 2, je krijgt 6 gedeeld door 2 is 3.
Elinizde kalan-- pardon, paydayı 2'ye bölün, cevap 6/2 yani 3 olur. .Marad így -- bocsánat, osszuk a nevezőt kettővel, akkor 6 osztva 2 az 3.
Elinizde kalan-- pardon, paydayı 2'ye bölün, cevap 6/2 yani 3 olur. .Zůstává -- pardon, dělíme jmenovatel dvěma, dostáváte 6 děleno dvěma je 3.
Elinizde Hazineden, pardon Federal Reserv'den aldığınız 50 liralık borç var. - -Máte 50 dolarů, které si vypůjčíte od Federálního rezervního systému.
Elinizde kalan-- pardon, paydayı 2'ye bölün, cevap 6/2 yani 3 olur. .Te dejan con--perdón, dividir el denominador por 2, obtendrá 6 dividido por 2 es 3.
Elinizde kalan-- pardon, paydayı 2'ye bölün, cevap 6/2 yani 3 olur. .Você fica com - Desculpe, dividir o denominador por 2, Você receberá 6 dividido por 2 é 3.
Elinizde kalan-- pardon, paydayı 2'ye bölün, cevap 6/2 yani 3 olur. .Zostáva.. pardon, delíme menovateľ 2, dostávate 6 deleno 2 je 3.
"Evet, efendim? Efendim, pardon, ama kravat bu değil! ""네? 각하, 실례지만 넥타이! "
"Evet, efendim? Efendim, pardon, ama kravat bu değil! ""Ναι, κύριε; Με συγχωρείτε, κύριε, αλλά όχι ότι γραβάτα! "
"Evet, efendim? Efendim, pardon, ama kravat bu değil! ""نعم ، يا سيدي؟ عفوا ، يا سيدي ، ولكن ليس هذا التعادل! "
"Evet, efendim? Efendim, pardon, ama kravat bu değil! ""え?"
Evet? Pardon.Tak, przepraszam.
Evet? Pardon.Ναι, συγγνώμη.
Evet? Pardon.>はじめてもらえますか?
Evet? Pardon.Ano, promiňte.