Ana içeriğe geç
Sözlük

paraya ile cümle

paraya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
(Ey hİkimler), insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim ayetlerimi az bir paraya satmayın!So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
Allah'ın ayetlerini az bir paraya sattılar da O'nun yoluna engel oldular.They barter away the words of God for a petty price, and obstruct (others) from His path.
Allah'a verdiğiniz sözü (peygambere yaptığınız bey'atı) az bir paraya satmayın.And do not trade God's covenant for a paltry price.
Onu basit bir karşılıkla, birkaç paraya sattılar. Onlar, ona değer vermeyen kişilerdi.And they sold him as worthless for a few paltry dirham.
İnsanlardan korkmayın, benden korkun, âyetlerimi az bir paraya satmayın.So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
Nihayet (Mısır'a varınca) onu düşük bir pahaya, birkaç paraya sattılar.And they sold him for a low price, - for a few Dirhams (i.e. for a few silver coins).
Onu basit bir karşılıkla, birkaç paraya sattılar.And they sold him for a low price, - for a few Dirhams (i.e. for a few silver coins).
Allah'ın ayetlerini az bir paraya satmazlar. İşte onlar için Rableri katında ecirleri vardır.They do not sell the Verses of Allah for a little price, for them is a reward with their Lord.
Nihayet Mısır'a varınca, onu düşük bir fiyata, birkaç paraya sattılar.And they sold him for a low price, - for a few Dirhams (i.e. for a few silver coins).
Allah'ın ayetlerini az bir paraya satmazlar.They are humble before God, and they do not sell God’s revelations for a cheap price.
Tiran, projeyi tek başına başlatmak için yeterli paraya sahip olmadığını açıkça belirtti.Tirana has made it clear that it does not have the money to launch the project alone.
Buna harcanan paraya değer, kriz ne kadar büyük olursa olsun!A person should not regret spending money for that, no matter how big the crisis!
'Beş parasızım ve paraya ihtiyacım var' durumu değil.It's not some 'I'm broke and I need the money' situation.
Paraya karşı tutumu hakkında: "küçümseyici değil, kayıtsız.Attitude to money: "Not dismissive, but indifferent.
Woo-ryung şefin verdiği paraya uzanır ama Nam-soo, Woo-ryung'un iki parmağını bıçakla keser.Woo-ryung reaches for the money but Nam-soo chops off two of his fingers with a knife.
Düşündüğün kadar çok paraya sahip değilim.Ich habe nicht so viel Geld, wie du denkst.
Tom'un hemen paraya ihtiyacı var.Tom braucht das Geld sofort.
Paraya ihtiyacı var.Er braucht das Geld.
O her zaman paraya sıkışıktır.Er ist immer knapp bei Kasse.
Paraya ihtiyacım vardı.Ich brauchte das Geld.
Paraya değil, tavsiyene ihtiyacım var.Ich brauche kein Geld, sondern Ihren Rat.
Şimdi paraya ihtiyacı yok.Sie braucht jetzt kein Geld.
Paraya ihtiyacınız yok.Sie brauchen kein Geld.
Mary'nin paraya ihtiyacı vardı.Maria brauchte Geld.
Gerekçe olarak, bu paraya Reform hareketinin maliyetini karşılamak için ihtiyaç duyulduğu belirtildi.Als Begründung gab man an, dass dieses Geld für die verursachten Kosten der Reformation gebraucht würde .
Zaten paraya çok ihtiyacı vardır.Er benötigt dringend Geld.
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Doch du, mein Volk, besorge nicht, daß ich Dich unbedacht verlasse!
Hasta bir kızı vardır ve çaresiz bir şekilde paraya ihtiyaç duymaktadır.Dessen Frau war krank, so dass er Geld benötigte.
Anında nakit paraya dönüştürülebilir.Das Geld wird sofort bar bezahlt.
Paraya ihtiyacımız var.On a besoin d'argent.
Paraya ihtiyacın var mı?As-tu besoin d'argent ?
Paraya ihtiyacınız var mı?Avez-vous besoin d'argent ?
Paraya ihtiyacım vardı.J'avais besoin d'argent.
Onun paraya ihtiyacı yok.Elle n'a pas besoin d'argent.
Şimdi paraya ihtiyacınız yok.Vous n'avez pas besoin d'argent maintenant.
Paraya çok ihtiyacı olan biri gibi görünüyor.Il avait l'air de quelqu'un qui avait beaucoup d'argent.
Umutsuzca paraya ihtiyacı vardı.Elle avait désespérément besoin d'argent.
Tom biraz daha paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom dit qu'il avait besoin de plus d'argent.
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Ne craignez donc pas les gens, mais craignez Moi.
Zaten paraya çok ihtiyacı vardır.Il a désespérément besoin d'argent.
Paraya ihtiyacım yok.No necesito dinero.
Eğer paraya ihtiyacın varsa, sana biraz borç vereceğim.Si necesitas dinero te lo presto.
Paraya ihtiyacı var.Él necesita dinero.
Paraya ihtiyacım var.Necesito dinero.
Paraya ihtiyacımız var.Necesitamos dinero.
Bizim paraya ihtiyacımız var.Necesitamos dinero.
Paraya ihtiyacın var mı?¿Te hace falta dinero?
Paraya ihtiyacınız var mı?¿Necesitáis dinero?
Birkaç harika fikrim var ama paraya ihtiyâcım var.Tengo algunas ideas buenas pero necesito dinero.
Benim şu anda paraya ihtiyacım yok.De momento no necesito dinero.
Ne için paraya ihtiyacınız var?¿Para qué necesitáis dinero?
Napolyon'un, İngiltere ile bir savaş için paraya ihtiyacı vardı.Napoleón necesitaba dinero para la guerra con Inglaterra.
Tom'un eğlenmek için paraya ihtiyacı yok.Tom no necesita dinero para divertirse.
Tom benim sahip olduğumdan daha çok paraya sahip.Tom tiene mucho más dinero que yo.
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.Necesitamos dinero para hacer cualquier cosa.
O, hepimizin içinde en az paraya sahiptir.Él es el que menos dinero tiene entre todos nosotros.
Onların paraya ihtiyacı var.Necesitan el dinero.
Daha çok paraya ihtiyacım var.Necesito más dinero.
Bu paraya ihtiyacım var.Necesito este dinero.
Paraya ihtiyacım vardı.Necesitaba dinero.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod