parayı ile cümle
parayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuk parayı onu FBI'a götürecek olan dedektife verdi.Der Händler, dem er sie anbietet, verrät ihn jedoch an das FBI.
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Die Kundinnen haben die Möglichkeit, die Produkte vor dem Kauf auszuprobieren.
Gene de parayı almayı reddeder.Dass er den Gebrauch von Geld ablehnt.
Birçok işte çalışarak, gerekli olan parayı topalamaya çalıştı.Er versucht, das notwendige Geld aufzutreiben.
Sağlığı kaybetmek parayı kaybetmekten daha önemlidir.Perdre la santé est plus grave que perdre de l'argent.
Sahip olduğum tüm parayı ona verdim.Je lui ai donné tout l'argent que j'avais.
Parayı kabul ederek, insanların saygısını kaybetti.En acceptant l'argent, il perdit le respect des gens.
Parayı almalıydım.J'aurais dû prendre l'argent.
Parayı sağlığa değişemeyiz.On ne peut pas substituer l'argent pour la santé.
Parayı aramızda paylaşalım.Partageons l'argent entre nous.
Para parayı çeker.L'argent appelle l'argent.
Tom parayı sever.Tom aime l'argent.
O parayı sever.Il aime l'argent.
Onların parayı nereye sakladığını bilmek istiyorum.Je veux savoir où ils ont dissimulé l'argent.
Parayı çalanın Tom olduğunu nasıl anladın?Comment as-tu découvert que c'était Tom qui avait volé l'argent ?
Parayı çalanın Tom olduğunu nasıl anladınız?Comment avez-vous découvert que c'était Tom qui avait volé l'argent ?
Parayı ver!Passe la monnaie !
Aksi takdirde parayı alamayacaktır.Sinon, il ne gagne rien.
Parayı iade etmesi için kendisine yirmi dört saat süre tanınır.Il a quarante-huit heures pour les rembourser.
1998 : Wei Dai "b-money" adlı anonim merkezsiz kripto parayı anlatan bir bildiri yayınladı.En 1998, Wei Dai a publié une description de « b-money », un système électronique de trésorerie anonyme.
Harland, Will'in yakalanmadan önce parayı sakladığına inanmaktadır.Il est ramené à la Nouvelle-Orléans par Harland, croyant que Will a caché l'argent avant son arrestation.
Torbalarda buldukları parayı geri götürmelerini söyledi.Elle l'informe de ce qu'elle a trouvé dans le sac.
Buna göre gümüş (kötü para), altını (iyi parayı) dolaşımdan çıkarmıştır.Il enregistre donc des sorties (ou des entrées) d'or.
Orada Jenna'nın mezuniyet günü için toplanan parayı kaybettiğini öğrenir.Mais c'est jusqu'à ce qu'elle découvre que Jenna participe également à ce cours.
Parayı reel ekonomiye yatırıp reel ekonomiden kazanma vardır.Ils doivent l’être si l’on veut créer un véritable marché financier pour attirer les capitaux.
Alıcı parayı vermek istemez.Le magasin ne veut pas leur rembourser.
Merkezsiz kripto parayı kim basar, ilk kim faydalanır?C'est le rhinocéros, d'abord indécis, qui gagna.
Sonunda bu parayı yönetmek için kurulan kurum İskoçya Kraliyet Bankası olmuştur.Cette dernière fut vite renommée Royal Bank of Scotland.
Homer'ın yılbaşı ikramiyesini düşünerek Marge tatil için biriktirilen tüm parayı dövmeyi çıkarmada kullanır.Homer fait tout rénover pour faire une surprise à Marge.
FFC sayesinde gereken parayı da buldu.Il évolue avec le FC Auch.
Bu parayı savaş için kullandı.Elle sert à financer la guerre.
Seçimlerde parayı bastıran ağa olur.À l'élection, Rinfret l'emporte sur Houde.
Elindeki parayı çabucak harcayan sanatçı yoksul düşmüştür.L'argent qu'il avait si rapidement gagné au blackjack est vite dilapidé.
Parayı çaldığımı itiraf ettim.Confesé haber robado el dinero.
Parayı almalıydım.Debí haber tomado el dinero.
O, sahip olduğu tüm parayı kaybetti.Perdió todo el dinero que tenía.
Sahip olduğum tüm parayı ona verdim.Le di todo el dinero que tenía.
Beni parayı almakla suçladılar.Me acusaron de coger el dinero.
Tom parayı çaldığını itiraf etti.Tom confesó haber robado el dinero.
Parayı nasıl kazandın?¿Cómo conseguiste ese dinero?
Sahip olduğu azıcık parayı çocuğa verdi.Él le dio al chico el poco dinero que tenía.
Parayı eksiksiz bir şekilde teslim edeceğine söz verdi.Él prometió devolver sin falta el dinero.
O parayı sever.Le gusta el dinero.
O, parayı sever.Le gusta el dinero.
Parayı kim aldı?¿Quién cogió el dinero?
Parayı herkes sever.A todo el mundo le gusta el dinero.
Parayı Tom'a geri vermeliyim.Le tengo que devolver el dinero a Tomás.
Henüz parayı Tom'a vermedim.Todavía no le he dado el dinero a Tom.
Parayı istemedik.No queríamos dinero.
Parayı nereye sakladın?¿Dónde has ocultado el dinero?
Parayı çaldığımı kim söyledi?¿Quién dijo que yo robé el dinero?
Tom parayı nasıl kaybettiğini açıkladı.Tom explicó como fue que perdió el dinero.
Bana ödünç verdiğin parayı sana geri ödeyemiyorum.No te puedo devolver el dinero que me prestaste.
Sana verdiğim bütün parayı nasıl harcadın?¿Cómo gastaste todo el dinero que te di?
Torbalarda buldukları parayı geri götürmelerini söyledi.Además, se solicita que devuelva el dinero que ganó en los torneos.
Parayı Lance ile paylaşıyordu.Ese dinero lo compartió con José.
Vittoria parayı harcayabilmek için zaman bulamayacaktı.Fanny no pierde el tiempo...
Gene de parayı almayı reddeder.Abstenerse de aceptar dinero.
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Así el usuario puede valorar el producto antes de adquirirlo.
Parayı verir.Lo pago yo.
İlgili Sayfalar