paramparça ile cümle
paramparça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.사실 토이저러스에서 털 많은 고양이 인형을 산 다음 분해하고 이것을 만들었습니다.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Poszedłem do TOYS 'R' US i kupiłem pluszowego kotka, rozerwałem go na strzępy i zrobiłem to.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Sono andato da Toys'R'Us, comprai un pelouche di gatto, e gli strappai il pelo e creai questo.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Всъщност отидох до Тойс Ар Ъз, купих малко косместо коте, разкъсах го и направих това.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.Я пришёл в магазин игрушек "Toys"R"Us", взял маленького пушистого котёнка, разорвал его в клочья и сделал это.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.אני למעשה הלכתי ל טויס ר אס, קניתי חתול פרוותי, קרעתי אותו ועשיתי את זה.
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.في الحقيقة ذهبت إلى (تويز آر أس) و اشتريت لعبة على شكل قطة و مزقتها إرباً إرباً لكي أعمل هذا
Aslında ben Toys 'R Us'a gidip ufak tuylu bir kedi aldım, kediyi paramparça edip bunu yaptım.バラバラに解体して作りました 以来 トイザらスから 人形やぬいぐるみを
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Är icke mitt ord såsom en eld, säger HERREN, och likt en hammare som krossar sönder klippor?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Či nie je moje slovo jako oheň? hovorí Hospodin, a jako kladivo, ktoré rozráža skalu?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Eikö minun sanani ole niinkuin tuli, sanoo Herra, ja niinkuin vasara, joka kallion murtaa?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Er ikke mit Ord som Ild, lyder det fra HERREN, og som en Hammer, der knuser Fjelde?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Er ikke mitt ord som en ild, sier Herren, og lik en hammer som knuser berg?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Ist mein Wort nicht wie Feuer, spricht der HERR, und wie ein Hammer, der Felsen zerschmeißt?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Izali słowo moje nie jest jako ogieó? mówi Pan, i jako młot kruszący skałę?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.나 여호와가 말하노라 내 말이 불같지 아니하냐 반석을 쳐서 부스러뜨리는 방망이 같지 아니하냐
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.La mia parola non è forse come il fuoco - oracolo del Signore - e come un martello che spacca la roccia
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Lời ta há chẳng như lửa , như búa đập vỡ đá sao ? Ðức_Giê - hô-va phán vậy .
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Lời ta há chẳng như lửa, như búa đập vỡ đá sao? Ðức Giê-hô-va phán vậy.
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Ma parole n`est-elle pas comme un feu, dit l`Éternel, Et comme un marteau qui brise le roc?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Não é a minha palavra como fogo, diz o Senhor, e como um martelo que esmiúça a pedra?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Nem olyan-é az én igém, mint a tûz? azt mondja az Úr, mint a sziklazúzó põröly?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Ni li beseda moja kakor ogenj, govori GOSPOD, in kakor kladivo, ki raztrupa skalo?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.¿No es mi palabra como el fuego y como el martillo que despedaza la roca?, dice Jehovah
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.,,Nu este Cuvîntul Meu ca un foc, zice Domnul, şi ca un ciocan care sfărîmă stînca?``
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Perkataan-Ku seperti api, dan seperti palu yang menghancurkan batu
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Zdaliž není slovo mé takové jako oheň, dí Hospodin, a jako kladivo rozrážející skálu?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Δεν ειναι ο λογος μου ως πυρ; λεγει ο Κυριος και ως σφυρα κατασυντριβουσα τον βραχον;
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Не е ли словото Ми като огън? казва Господ, И като чук, който строшава скалата?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.Слово Мое не подобно ли огню, говорит Господь, и не подобно ли молоту, разбивающему скалу?
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.הלוא כה דברי כאש נאם יהוה וכפטיש יפצץ סלע׃
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.أليست هكذا كلمتي كنار يقول الرب وكمطرقة تحطم الصخر.
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.耶 和 華 說 、 我 的 話 豈 不 像 火 、 又 像 能 打 碎 磐 石 的 大 錘 麼
‹‹Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?›› RAB böyle diyor.耶和華 說 、 我的話 豈 不 像 火 、 又 像 能 打碎 磐石 的 大錘麼
Bir başkası şöyle der, 'Bu adamla sohbet ettim, egom paramparça oldu'.Et puis, une personne dit : j'ai eu une conversation avec cet homme, et mon ego a été écrasé.
Bir başkası şöyle der, 'Bu adamla sohbet ettim, egom paramparça oldu'.Один человек говорит: "у меня был разговор с этим мужчиной и мое эго разбилось"
Bir başkası şöyle der, 'Bu adamla sohbet ettim, egom paramparça oldu'.だから君はエゴですらない 何かがエゴに気がついている
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.A palack esett a padlóra, és összetört.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Butelka spadła na podłogę i rozbita.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Een fles viel op de grond en verbrijzelde.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Eine Flasche fiel auf den Boden und zerbrach.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.En flaska föll på golvet och krossades.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.En flaske faldt ned på gulvet og knust.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Fľaša spadol na zem a rozbila.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.병은 바닥에 떨어져 산산조각.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Láhev spadl na zem a rozbila.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Một chai rơi xuống sàn nhà và tan vỡ.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.O sticla a cazut pe podea şi a spulberat.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Pullo putosi lattialle ja pirstaleina.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Sebuah botol jatuh ke lantai dan pecah berantakan.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Steklenico padel na tla in uničile.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Uma garrafa caiu no chão e quebrou.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Una botella cayó al suelo y se rompió.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Una bottiglia è caduto sul pavimento e in frantumi.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Une bouteille est tombée sur le sol et brisées.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Ένα μπουκάλι έπεσε στο πάτωμα και θρυμματιστεί.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Бутылка упала на пол и разбилось.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Една бутилка падна на пода и се разби.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.Пляшка впала на підлогу і розбилося.
Bir şişe zemine düştü ve paramparça.הבקבוק נפל על הרצפה והתנפץ.