Ana içeriğe geç
Sözlük

paralar ile cümle

paralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı akçe tahtaları üzerinde sayılan paraların, sayılmayan paralarla karışmaması için ayrı bir kısım bulunur.У середнього візка колісні пари не пов'язані між собою.
Buralarda da ilk paralar elektrumdan (altın ve gümüş karışımı) yapılıyordu.Це були круглі монети виготовлені із електона (природний сплав срібла та золота).
Paraları çeker.Збір коштів.
1749'da ilk altın ve gümüş paralar sürülür.З 1749 року в Чилі почали карбувати золоті та срібні монети.
Tommy sahte paralar ile Sonny'e olan borcunu ödemeyi planlanmaktadır.Томмі встигає надрукувати на друкарні фальшиві гроші, які він збирається віддати Сонні під виглядом справжніх.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Джокер, блазнюючи, приходить на зібрання мафії і пропонує вбити Бетмена за половину її грошей.
Büyük yatırımların yapıldığı kuruluşlar bunu genellikle kendi paralarıyla finanse edemez.Створити подібний журнал можна не вкладаючи в нього багато коштів.
Oscar da paraları saklar.Тауб зберігає свої гроші.
Orijinal bakır madeni paraların (as) bir pound bakır değeri vardı ama aslında ağırlığı daha azdı.Оригінальна мідна монета (асс) мала номінальну вартість одного римського фунту міді, але важила менше.
Altın sikke sistemi: Altın madeni paralar ödeme aracıdır.Золоти́й станда́рт — грошова система, яка ґрунтується на золоті.
Yeni kâğıt paraların teması aynı ama tasarımı farklıdır.Нові банкноти виконані з дотриманням тієї ж тематики, але з новим дизайном.
İnsanlar hala dolaşımda olan paralarını değiştirilmeye sevkedildiler.Proč by lidé měli být omezeni hotovostí, kterou mají zrovna u sebe?
Bunu 20 paralar izledi.Za to obdržel 20.
Bu paraları oyundaki mağazadan bir şeyler almak için kullanabilirsiniz.Za ty pak mohou nakoupit předměty ve obchodě.
Fakat, aynı zamanda eğer paraları yoksa mutsuz olacaklarını da ekler.A i když tomu nebudeš věřit, tak i ta nešťastná.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Jejich pán je pánem jejich majetku, jejich těla, jejich života.
1994 yılında yayımlanmasına rağmen, bazı kâğıt paralar (50 rubleden 5000 rubleye) 1993'te yayımlandı.V roce 1994 následovala bankovka 20 000 rublů, v 1995 pak 50 000 rublů.
Sonny paraları kaybettiği için Tommy'ye kızgındır ve paraları bulması için Tommy'ye bir süre müddet verir.Sonny je na Tommyho naštvaný a snaží se z něj peníze a drogy nějakým způsobem vymámit.
Elinde eski para olan kişiler paralarını darphaneye getirerek yenisiyle değiştiriyorlardı.Lidé, kteří si potřebovali půjčit peníze, zastavili své věci výměnou za peněžní půjčku.
Bu zenginliğin kaynağı kanun dışı yollarla topladıkları paralardı.Je to fáze, kdy se výnosy z trestné činnosti oddělují od jejich nezákonného zdroje.
Tüm bu paralar Jolie-Pitt'in adı açıklanmayan yardım kuruluşuna verildi.Zisk byl věnován společně založené nadaci Jolie-Pitt Foundation.
Aynı zamanda bozuk paraları mıknatıs gibi çekme özelliği vardır.Dobré je také, koupit jim nějaké kostičky na kousání.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Orașul Gdańsk avea privilegiul de a-și bate propria monedă.
Venedik paraları kısa süre sonra Bizans'ta dolaşıma girdi.Monede venețiene au pătruns în curând în circulația monetară în Bizanț.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.Ei duc banii furați la un cazinou indian din Oklahoma pentru a fi spălați.
Günümüzde Hİndistan'da dolaşımda bulunan tüm paralar üzerinde Mahatma Gandi'nin portresi bulunur.Astăzi, toate bancnotele în circulație din India conțin un portret al lui Mahatma Gandhi.
1876 ve 1901 yılları arasında akçaağaç yaprağı Kanada paralarının üzerine basıldı.Cu toate acestea, între 1876 și 1901, ea figura pe toate monedele canadiene.
Eğer artan paralar varsa bu yoksullara hibe edilecektir.Acești bani sau produse vor fi distribuite săracilor.
Kimi zaman yiyecek almak için bile paraları olmuyordu.Nici chiar când iei bani cu împrumut.
2002 - Euro banknot ve bozuk paraları Avrupa Birliği üyesi ülkeler'de kullanılmaya başlandı.2002 - Bancnotele și monedele euro au fost introduse în 12 țări ale Uniunii Europene.
Bu paralar anlaşmalı ülkeye ihracatta bulunmuş kişilere alacaklarının ödenmesinde kullanılır.Litigiul se stinge după primirea sumei cuvenite.
Ülkenin bağımsızlığının ardından basılan paralarda kendisinin imzası yer almıştır.Din fondurile care i-au fost încredințate, după propriile sale declarații, și-a însușit ilicit o parte.
Çünkü bu paraların sadece belli bir oranı kredi olarak verilebilmektedir.Értelemszerűen erre azért kíváncsi, mert meghatározott összegű hitelt készül nyújtani neki.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Arcképe sok római pénzérmén megtalálható.
Hayattayken, paralara resmi basılan ilk Yeni Zelandalıdır.Cserelapként az első természetes lap lesz felütve.
Burada kazandığı paralarla Londra'ya gitti.Az utolsó gyémántokat Londonban tette pénzzé.
Artık 20,000 pound'a yakın paraları vardır.Nyertesei 20.000£ kapnak.
Hindistan'da bile Roma paraları bulunmuştur.A Tabijén római pénzek is előkerültek.
Kalıplarda yapılan değişiklikler paraların biçiminin yanı sıra üretim ekniklerini de etkiledi.A változó költségek viszont együtt mozognak a termelés mennyiségével.
Bu devirde 500, 250, 50, 25 kuruşluk altın paralar basıldı.A forgalomban a 25, 50, 100, 250, 500 fontos érmék vannak.
Tom eski bozuk paraları topladı.Tom régi érmeket gyűjtött.
Yeni Sultan eşine sevgisini bastırdığı paralarda göstermiştir.Johnnie on lainannut rahaa myös viittaamalla vaimonsa testamenttiin.
1876 ve 1901 yılları arasında akçaağaç yaprağı Kanada paralarının üzerine basıldı.Vuosina 1876–1901 se esiintyi peräti kaikissa Kanadan kolikoissa.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Temppelin likimääräinen ulkonäkö tunnetaan roomalaisista rahoista.
Sonuçta paraları ve de pasaportları vardır.Saamisiin kuuluvat myös rahavarat ja rahoitusarvopaperit.
Euro madeni paraları, Euro bölgesinde kullanılan madeni paralardır.Erikoisrahat ovat käypää valuuttaa koko euroalueella.
Bu paralarla hesabı öderler.Sieltä ne varastoituvat maksaan.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Siksi he halusivat yhteisellä testamentilla lahjoittaa suuren osan omaisuuttaan rahastolle.
2008 yılı itibarıyla bu fonda biriken paraların geri ödenmesi kararlaştırılmıştır.Summa palautettiin rahastolle vuonna 1997 ilman korkoa.
Bana bu eskimiş madeni paraları verdi.Hän antoi minulle nämä vanhat kolikot.
Kimi zaman yiyecek almak için bile paraları olmuyordu.Σπάνια είχε αρκετά χρήματα στη διάθεσή του για να αγοράσει τρόφιμα.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Τα κτήματά του σύντομα σταμάτησαν να παράγουν κέρδος και άρχισε να αποκτά χρέη..
Onu, Corinthians'tan almak için önemli paralar harcamıştık.Διέθεσε μεγάλα ποσά για τον αγώνα του Έθνους.
Şeytandan aldığı paralar sahte çıkmıştır.Το έπαθλο του νικητή είναι χρηματικό.
Örneğin 1 ve 2 Euro demir paralar.1- og 2-euromønterne er to-tonede.
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Derfor var der efterhånden kun forholdsvis lidt skov tilbage.
Saf nikelden yapılmış olan bozuk paralar ise ilk defa 1881'de İsviçre'de üretildi.De første mønter af nikkel blev præget i Schweiz i 1881.
Onu, Corinthians'tan almak için önemli paralar harcamıştık.Han forsøgte at indkræve ubetalt kopskat i Brentwood.
Emmeline'in babasının ve kendisinin verdiği paralar Stieglitz'in çalışmadan yaşamasını olanaklı kıldı.Konens og hans forældres formuer gjorde det muligt for Stieglitz at leve uden at bekymre sig om underhold.
Kazanılan paralarla ise yeni silahlar ile patlayıcılar alınabilir ve bu ekipmanlar geliştirilebilir.Ved at skyde dem optjener man penge, som kan bruges på kraftigere våben og nye avancerede værktøjer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod