Ana içeriğe geç
Sözlük

paralar ile cümle

paralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buralarda da ilk paralar elektrumdan (altın ve gümüş karışımı) yapılıyordu.As suas moedas estavam feitas de electro (liga com prata e ouro).
Yabancı paralar da ülke içerisinde serbestçe kullanılıyordu.O uso do dinheiro era proibido entre os internos.
Kralların birçoğu sadece adlarına bastırdıkları madeni paralardan tanınmaktadır.Muitos deles são conhecidos somente por suas moedas.
Bu süreç içerisinde kurucu ikili kendi paralarını şirketi finanse etmek için kullandılar.Os dois teriam indicado a ela executivos de empresas para contribuir em dinheiro.
Bu üçlünün, kamu işleri üzerinde kontrolü sağlayabilmek için hem paraları hem de politik nüfuzları vardı.Os três tinham dinheiro e influência política suficiente para controlar a vida pública da nação.
Altın sikke sistemi: Altın madeni paralar ödeme aracıdır.Moedas de ouro: é o dinheiro padrão do Colheita Feliz.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Patinhas faz uma proposta- a sua moeda pela metade do mapa.
Bu altınla yapılan paralarda kral veya kraliçe büstü altında bir fil ve kale yer alır.As moedas cunhadas com este metal exibem um elefante abaixo do busto do rei e/ou rainha.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Antiguidades como estátuas, moedas ultensilios e jóias são encontradas frequentemente.
Prešeren ayrıca Slovenya 1000 tolarlık kâğıt paralarında yer almaktadır.A imagem de Prešeren também apareceu na nota de 1000 tolars.
Flynn'in kazandığı tüm paralar borçlarının ödenmesine gitti.Douglas notou que todo o dinheiro emprestado foi pago.
Nümismatik, paraları inceleyen çalışma sahası, tarihleme için yararlı olduğu kanıtlanmıştır.A precisão e utilidade da escala foram questionados em uma pesquisa recente.
Bu damga sadece Bursa ve Edirne’de basılan paralar üzerinde görülmektedir.O estilo baseado em cúpulas evoluiu em Bursa e Edirne.
Örneğin 1 ve 2 Euro demir paralar.Zie de 1 en 2 euromunten.
Bu paralar onu "Basileus" ("Kral") olarak gösterir ve MÖ 306 yılında basıldığı düşündürmektedir.Deze munten beschrijven hem als "Basileus" ("Koning"), wat een latere datum dan 306 v.Chr. suggereert.
Bunu 20 paralar izledi.Deze bedroeg 20 stuivers.
Endülüs ülkesi halkı biz onları sığır sürüsü gibi sürmekte iken bana hediyeler ve paralar verdiler.De mensen van Al-Andalus geven mij geld en geschenken terwijl we hen behandelen als vee.
Adanın bazı bölümlerinde gümrüksüz satıştan önemli paralar kazanılır.Deze wordt zonder winstoogmerk verkocht in enkele onafhankelijke winkels.
Onu, Corinthians'tan almak için önemli paralar harcamıştık.Die partij besloot hem te verhuren aan Corinthians.
Bu paralarla hesabı öderler.Dit bedrag werd contant betaald.
Marianne'ın yüzü ayrıca Fransız euro madeni paralarında ve posta pullarında da yer almaktadır.Haar profiel staat op het officiële wapen van het land, staat op de Franse euromunten en postzegels.
Kimi zaman yiyecek almak için bile paraları olmuyordu.Soms kregen ze geen eten.
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Er waren nog maar weinig gouden munten in omloop.
Bunu daha sonra saf gümüş ile yapılan paralar izledi.Daarna ging ook hij over op verguld zilveren medailles.
Roma imparatorluğunun önde gelen metropolleri kendi paralarında hem Yunanca, hem Latince belirtiliyordu.Zoals elke ontwikkelde inwoner van het Romeinse rijk beheerste hij zowel het Grieks als het Latijn.
Pirinçten yapılan bu paralar bir kuruş değerindeydi.Hoeveel geld KIA heeft belegd, is geheim.
Geç Bizans altın paraları elle bükülebilen ince tabakalardı.De Weense Munt liet met spoed gouden versierselen smeden.
Madeni paralar metalden yapılmıştır.De munten zijn uit metaal gemaakt.
Bozuk paralar metalden yapılmıştır.De munten zijn uit metaal gemaakt.
İşçi Partisi olarak, çocuk paralarının indirilmesini reddediyoruz.Als Arbeiderspartij, verwerpen wij de verlaging van de kinderbijslag.
Kimi zaman yiyecek almak için bile paraları olmuyordu.Czasem nie starczało pieniędzy nawet na wyżywienie.
Bunu daha sonra saf gümüş ile yapılan paralar izledi.Później monety zaczęto wytwarzać z czystego srebra.
Tüm bu paralar Jolie-Pitt'in adı açıklanmayan yardım kuruluşuna verildi.Pieniądze zarobione w ten sposób Jolie i Pitt przekazali nieujawnionej z nazwy organizacji charytatywnej.
Bu arada damada paralar takılır.Tymczasem Łaskiemu kończyły się pieniądze.
Prešeren ayrıca Slovenya 1000 tolarlık kâğıt paralarında yer almaktadır.Portret Prešerena znajdował się również na banknocie 1000 słoweńskich tolarów.
Şeytandan aldığı paralar sahte çıkmıştır.Wytworzone przez niego fałszywe pieniądze stały się cenionymi numizmatami.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Wolne Miasto Gdańsk wydawało własne paszporty.
Paraları yoktur ve doğru dürüst bir şey yiyememekte, ısınamamaktadırlar.Nie zdobyli oni żadnego medalu ani nie zajęli miejsca punktowanego.
Örneğin 1 ve 2 Euro demir paralar.1 i 2 euro przedstawia krzyż maltański.
Çünkü bu paraların sadece belli bir oranı kredi olarak verilebilmektedir.Doszli oni do wniosku, że przynajmniej część z tych pieniędzy może służyć im do udzielania kredytów.
Bunun üzerine hükümet, halkın elinde bulunan paraları toplattı.Dysponują funduszami przyznawanymi przez rząd.
Bu paralar hep gümüşten yapılırdı.Ordery były wykonane ze srebra.
Büyük yatırımların yapıldığı kuruluşlar bunu genellikle kendi paralarıyla finanse edemez.Pomagamy sobie określonymi regułami, których zwykle używamy bez płacenia za to.
Paralarda bazen ismin so­nuna bahadır unvanı da eklenirdi.Czasem, jednak coraz rzadziej, dodawany jest do tego pocałunek.
Düşen tüm paraları toplamak beceri ve çabukluk gerektirir.Wszystkie budowle z basztami, wymagają wielkiej i szybkiej naprawy.
Prešeren ayrıca Slovenya 1000 tolarlık kâğıt paralarında yer almaktadır.Hans porträtt var också avbildat på den slovenska 1000-tolarssedeln.
Yeniden yapılanma için gerekli paralar nedeniyle, imparatorluğun eyaletlerine vergiler salındı.För att få fram den nödvändiga finansieringen för återuppbyggnaden pålades imperiets provinser tributer.
Türkçede yabancı ülkelerin paralarına da döviz denmektedir.Det är också ovanligt att kurdiska hästar exporteras till andra länder.
Buralarda da ilk paralar elektrumdan (altın ve gümüş karışımı) yapılıyordu.Stadens tidigaste mynt var gjorda av elektrum, en naturlig legering av silver och guld.
Bunun üzerine hükümet, halkın elinde bulunan paraları toplattı.Till slut accepterade hon dock den summa pengar regeringen erbjöd.
Euro banknot ve bozuk paraları Avrupa Birliği üyesi ülkeler'de kullanılmaya başlandı.Eurosedlar och -mynt introduceras i de flesta EU-länderna.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Statyer, mynt, husgeråd och smycken hittas ofta.
Wario'nun topladığı paralar kasada birikir.Terrängen runt Koudiet Sidi Rahou är kuperad.
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Tvärtom hade de bara kvar blygsamma summor.
İlk olarak bronz ve gümüş madeni paralar basılmıştır.Det var framför allt guld och silver som bröts.
Türkiye Cumhuriyeti madeni paraları ^ "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu".Valutareserv ^ ”Här finns Riksbankens guld”.
Basılan bu gümüş paraların ayarı % 90 idi.Den som hade ont om pengar själv kunde låna upp till 90% av byggkostnaden.
Sonradan madalya ve diplomaları teslim edilmiş, fakat paraları verilmemiştir.Пізніше вони отримали медалі та дипломи, але не гроші.
Bulunan madeni paralara göre burada yerleşim Konstantin zamanına kadar gider.Перші дані про життя району відносяться до часу падіння Константинополя.
Bu paralar hep gümüşten yapılırdı.Такі ложки виробляли зі срібла.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod