Bu paralar hep gümüşten yapılırdı.De var som oftest fremstillet af sølv.
Bazı akçe tahtaları üzerinde sayılan paraların, sayılmayan paralarla karışmaması için ayrı bir kısım bulunur.Eller en helt anden slags penge, som man måske ikke kender møntfoden på.
MS 142-143 döneminde basılan paralarda Britanya'da kazanılan zafere atıfta bulunulmaktadır.Minnemynter slått i Britannia i 142 eller 143 forteller om en seier i provinsen.
Buralarda da ilk paralar elektrumdan (altın ve gümüş karışımı) yapılıyordu.De første pengene ble produsert i elektrum, en legering av gull og sølv.
Günümüzde Lincoln'ün resmi, 5 Dolarlık banknotların ve 1 sentlik madeni paraların üzerinde yer almaktadır.Hans fotografier av Lincoln har blitt brukt på den amerikanske 5-dollarseddelen og på Lincoln-pennyen.
Eğer artan paralar varsa bu yoksullara hibe edilecektir.Om det er rikelig, vil begge ungleungene bli foret.
Torbalar aranınca kase ve paralar Bünyamin'in torbasında çıktı.I mangel av ryggsekk ble proviant og utstyr puttet i lommene.
Bu üçlünün, kamu işleri üzerinde kontrolü sağlayabilmek için hem paraları hem de politik nüfuzları vardı.Mellom de tre var det nok penger og politisk innflytelse til å kontrollere offentligheten.
Örneğin 1 ve 2 Euro demir paralar.Jernkorset 2. og 1.
Oscar da paraları saklar.Plata bidro også til å dekke saksomkostningene.
Bunu daha sonra saf gümüş ile yapılan paralar izledi.Senere mynter ble preget av rent gull eller sølv.
2008 yılı itibarıyla bu fonda biriken paraların geri ödenmesi kararlaştırılmıştır.En har forhåpninger om at en i løpet av 2008 kan få på plass finansieringen av oppgraderingen.
Bazıları yuhalarken, bazıları da hızlı bir şekilde paraları toplamaya çalışıyorlardı.Dermed prøvde snart noen å stjele dem.
Günümüzde kullanılan tüm demir paraların metal değeri genellikle nominal değerinin altındadır.Metallverdien til kobbernikkel-myntene som er i daglig bruk er betydelig lavere enn pålydende verdi.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Utang yang semakin menumpuk, dan peminjam uang mulai meminta pembayaran.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.Mereka membawa uang yang dicuri ke sebuah kasino Indian di Oklahoma untuk pencucian uang.
Artık 20,000 pound'a yakın paraları vardır.Koleksinya tersebut bernilai sekitar £20,000.
10. yüzyılda, imparatoru tasvir eden önceki paralar yerine, "anonim folles" olarak adlandırılanlar basıldı.Pada abad ke-10, apa yang disebut "folikel anonim" dipukul bukan koin sebelumnya yang menggambarkan kaisar.
Bu paralar hep gümüşten yapılırdı.Sedotan ini secara tradisional terbuat dari perak.
İnsanlar hala dolaşımda olan paralarını değiştirilmeye sevkedildiler.Banyak uang dari masyarakat telah dikeluarkan untuk mengganti tanda jalan yang hilang tersebut.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Penampakan Wajah Yesus di Google Earth.
Bavula Big Smoke'un kasasındaki bütün paraları doldurmasını söyledi.KPK juga menyita tiga tas besar berisi uang dari tempat penangkapan Fuad.
Saf nikelden yapılmış olan bozuk paralar ise ilk defa 1881'de İsviçre'de üretildi.Tiền xu đầu tiên bằng niken nguyên chất được làm vào năm 1881 ở Thụy Sĩ.
Tüm bu paralar Jolie-Pitt'in adı açıklanmayan yardım kuruluşuna verildi.Tất cả số tiền trên đều góp vào Quỹ Jolie-Pitt.
Elinde eski para olan kişiler paralarını darphaneye getirerek yenisiyle değiştiriyorlardı.Ai sở hữu tiền cũ thì phải đem đổi lấy tiền mới.
Bu paralar onu "Basileus" ("Kral") olarak gösterir ve MÖ 306 yılında basıldığı düşündürmektedir.Những đồng xu mô tả ông là "Basileus" ("Vua"), mà niên đại là muộn hơn năm 306 trước Công nguyên.
İtibari paralar buna örnektir.Người dân tuyên truyền gây quỹ.
Gringotts'da büyücülerin paraları; galleon, sickle, knut saklıdır.Có 3 đơn vị tiền tệ là: galleon, sickle và knut.
Bu paralar hep gümüşten yapılırdı.Những đồng tiền đầu tiên đó được đúc bằng bạc.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Các đồ cổ như tượng, đồng tiền, đồ dùng và đồ trang sức thường được tìm thấy.
Altın sikke sistemi: Altın madeni paralar ödeme aracıdır.Kim tiền: vật bằng vàng có hình đồng tiền.
Bunu 20 paralar izledi.Phân họ này có 20 chi.
Kalan üç devlet olan Danimarka, İsveç ve Birleşik Krallık kendi ulusal paralarını kullanmaktadırlar.Cả ba vương quốc Đan Mạch, Na Uy, Thụy Điển thống nhất dưới sự chấp chính của bà.
En az 30 gün boyunca harcanmamış olan paralar bir sonraki blok için yarışmaya başlar.少なくとも30日間使われていないコインは次のブロックへの競争を始める。
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.グダニスクには独自の貨幣を鋳造する特権が与えられていた。
Bazı gümüş paralar, %90 gümüş, %10 bakır alaşımından yapılmıştır.90パーセントの銀と10パーセントの銅の合金で製造されている。
Böylece diş geçirebildikleri hasta ve sakat kimseleri dövüp paralarını çalmaktadırlar.主に窃盗や賭博博打に対する刑罰として科していたようである。
Oscar da paraları saklar.ヤクザ お金を奪われる。
1990'ların başında bu resim, Fransa’da 100 franklık paraların üzerine işlenmiştir.彼の肖像はかつて、フランスの100フラン紙幣に描かれていた。
Ancak 17 Aralık 2013'te futbolculara paralarının ödenmemesi nedeniyle tepki gösterip görevinden istifa etti.2013年12月17日には一部の選手との不和を理由にオーナーから解雇させられた。
İsrail'de sırf bu tören için hazırlanmış tanesi 23,4 gram olan gümüş paralar basılmıştır.金で覆われ宝石で飾られた93.3kgもの祭壇が再び設置された。
Cedid Eşrefi, (Cedit Zolota), Osmanlı dönemindeki gümüş paralardan biridir.1)債務者の財産(相続財産の破産にあっては、相続財産に属する財産。
Bir süre beraber soygunlar yaparak kazandıkları paraları bölüşerek geçimlerini sağlarlar.毎ターン1両ずつお金を盗んでいく。
Bu dönemde basılan paralarda REX ifadesi dikkat çekicidir.レックス同様、ワードとして覚醒したのはごく最近。
2008 Sonbaharından beri, telefon kartlarına ek olarak pullar ve madeni paralarla desteklendi.また、2005年秋頃から、パンフレットや店内ポスター等の販促物で、ラオックスと電激倉庫のロゴを併記していた。
Bu arada hiç paraları kalmamıştır ve otelden atılmak üzeredirler.この時は一銭の報酬も受け取らず、ホテル宿泊代も自腹であった。
Fakat, aynı zamanda eğer paraları yoksa mutsuz olacaklarını da ekler.彼はさらに、金が無ければ幸せになれないと言う。
Onu, Corinthians'tan almak için önemli paralar harcamıştık.多額の資金は、タウンゼントの遺産から出資された。
Ancak dolar çıktığında önce madeni paralar vardı.アメリカに上陸したときは少しのお金しか持っていなかった。
Madeni ve kâğıt paralardan oluşmaktadır.硬貨と紙幣が存在する。
Yine kırdığı bazı bloklardan da paralar çıkabilir.また復刻されたものの一部などが購入可能である。
Kimi zaman yiyecek almak için bile paraları olmuyordu.彼は金がなく、ある時期には食うにも事欠いた。
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.なおわずかながら産駒を残している。
Bu paraların alım güçleri farklıydı.購買力とは異なる。
Biliyorsun, paralar ağaçta yetişmez.金のなる木はないんだよ。
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.欧洲中央银行会密切监控欧元纸币和硬币的库存及流通。
Kralların birçoğu sadece adlarına bastırdıkları madeni paralardan tanınmaktadır.許多印度國王僅僅是因為硬幣上刻著他們的名字才被後人知曉。
İnsanlar emekli paralarıyla yaşamaya çalışmaktadır.已經退休,靠養老金生活。
Örneğin 1 ve 2 Euro demir paralar.形制类似于1欧元和2欧元硬币。
Bazı mikro uluslar paralar, bayraklar, posta pulları, pasaportlar, madalya vb. şeylere sahiptirler.一些微国家已经发行了属于他们国家的硬币、旗帜、邮票、护照、奖章及其他物品。